Kozmetik ürünlerin günlük hayattaki kullanımı artarken, ürünlerin içeriğinde bulunan bazı kimyasalların sağlık üzerindeki etkileri de araştırılıyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Burçin Çakan Demirel, her kozmetik ürünün kanser riski taşımadığını ancak bazı ürünlerin uzun süreli ve yoğun kullanımında risk oluşabileceğini ifade etti.
Özellikle kimyasal saç düzleştiriciler, benzen oluşma riski bulunan ürünler ve UV ışınlarıyla kurutulan kalıcı ojelere işaret eden Demirel, ürün seçiminde içeriğin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Demirel, “Özellikle kimyasal saç düzleştiriciler, benzen oluşma riski bulunan ürünler ve UV ışınlarıyla kurutulan kalıcı ojeler konusunda dikkatli olunması gerekiyor. Kozmetik seçiminde ürün içeriği ve güvenilirliği büyük önem taşıyor” diye konuştu.
34 BİN KİŞİNİN KATILDIĞI ÇALIŞMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Son yıllarda kozmetik ürünlerde bulunan bazı kimyasallar ile kanser riski arasındaki ilişki bilimsel araştırmalara konu oluyor. Demirel, özellikle kimyasal saç düzleştiricilerin kullanımına ilişkin elde edilen verilere dikkat çekti.
Yaklaşık 34 bin kişinin dahil edildiği geniş kapsamlı bir araştırmaya değinen Demirel, kimyasal saç düzleştiricilerin sık kullanımı ile rahim kanseri riski arasında ilişki saptandığını aktardı.
Demirel, “Yaklaşık 34 bin kişinin dahil edildiği geniş kapsamlı bir çalışmada, kimyasal saç düzleştiricilerin sık kullanımının rahim kanseri riskini artırabileceği gösterildi. Bu riskte formaldehit gibi bazı kimyasalların rol oynadığı düşünülüyor. Her ne kadar sorumlu madde tam olarak netleşmemiş olsa da elde edilen veriler bu ürünlerin bilinçli kullanılması gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.
SAKLAMA KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Kozmetik ürünlerin yalnızca içerikleri değil, hangi koşullarda saklandıkları da gündemde. Bazı ürünlerde doğrudan benzen bulunmasa bile uygun olmayan saklama koşullarının bazı içeriklerin benzene dönüşmesine yol açabileceğini belirten Demirel, özellikle benzoylperoksit içeren ürünlere
YÜKSEK SICALIK ETKİLİ OLUYOR
Demirel, “Özellikle benzoylperoksit içeren ürünlerde uzun süre yüksek sıcaklığa maruz kalınması halinde benzen oluşumu söz konusu olabiliyor. Ayrıca, suya dayanıklılığı artırmak amacıyla bazı makyaj ürünlerine eklenen kimyasal bileşenlerin uzun süreli kullanımda sağlık açısından olumsuz etkileri olabileceğine yönelik çalışmalar bulunuyor” diye konuştu.
GÜVENİLİR OLMAYAN ÜRÜNLER YERİNE GÜVENİLİR MARKALAR KULLANILMALI
Kalıcı oje uygulamalarına da değinen Demirel, risk değerlendirmesinde ojenin kendisinden çok kurutma işlemi sırasında kullanılan UV ışınlarının uzun süreli maruziyet açısından ele alınması gerektiğini belirtti. UV ışınlarına maruz kalmayı azaltmak için koruyucu önlemler alınabileceğini söyledi.
Geçmişte tartışmalara konu olan talk pudralarına da değinen Demirel, üretim aşamasındaki asbest kontaminasyonu riskinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Demirel, “Kalıcı oje uygulamalarında UV ışınlarına maruz kalmayı azaltmak için koruyucu önlemler alınabilir. Bunun yanında geçmişte gündeme gelen talk pudraları da üretim aşamasında asbest kontaminasyonu riski nedeniyle dikkatle değerlendirilmektedir. En önemli nokta ise sahte ve merdiven altı kozmetik ürünlerinden uzak durmaktır. Bu ürünlerde daha uzun raf ömrü sağlamak amacıyla sağlığa zararlı kimyasallar kullanılabiliyor. Kozmetik ürünleri mutlaka güvenilir markalardan ve güvenilir satış noktalarından temin edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Uzman, kozmetik kullanımında tüm ürünleri aynı risk kategorisinde değerlendirmenin doğru olmadığını vurgularken, içeriği belirsiz ürünlerden kaçınılmasını önerdi. Demirel, “Özellikle güvenilir olmayan ve içeriği belirsiz ürünler yerine güvenilir markaların ürünleri tercih edilmeli” dedi.

















