Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarında yeni bir petrol krizi endişesini beraberinde getirdi. Reuters’ın haberine göre, Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki petrol sahalarını Kızıldeniz kıyısına bağlayan kritik Doğu-Batı Boru Hattı’nı saldırının ardından geçici olarak kapattı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksama nedeniyle önemi daha da artan hattan günlük yaklaşık 4 ila 5 milyon varil petrol taşınıyordu.

Kritik petrol hattına saldırı

Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın en önemli enerji güzergâhlarından biri olan yaklaşık 1.200 kilometrelik Doğu-Batı Boru Hattı saldırının hedefi oldu.

Suudi Arabistan ve Irak yönetimlerinden yapılan açıklamalarda, saldırıda kullanılan insansız hava araçlarının Irak’tan havalandığı belirtildi. Saldırının sorumluluğunu ise henüz herhangi bir grup üstlenmedi.

Olayın ardından petrol sevkiyatında kritik rol oynayan hat tedbir amacıyla geçici olarak kapatıldı. Yetkililer, saldırıda yaralananların bulunduğunu ve meydana gelen hasarın boyutunun araştırıldığını bildirdi.

Petrol krizinin yeni adresi olabilir

Saldırının zamanlaması küresel enerji piyasaları açısından dikkat çekiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin aksaması, Suudi Arabistan’ın alternatif petrol güzergâhlarının önemini artırmıştı.

Doğu-Batı Boru Hattı da bu süreçte ülkenin doğusundaki petrolü Kızıldeniz’e ulaştıran kritik rotalardan biri haline geldi.

Reuters’ın haberine göre, son dönemde bu hat üzerinden günlük yaklaşık 4 ila 5 milyon varil petrol taşınıyordu. Bu miktar, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 4 ila 5’ine karşılık geliyor.

Hattın uzun süre devre dışı kalması durumunda küresel petrol arzının daha fazla baskı altında kalabileceği değerlendiriliyor.

Petrol fiyatlarında yükseliş

Orta Doğu’da enerji altyapısına yönelik saldırılar piyasalarda da etkisini göstermeye başladı. Petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, akaryakıt ve taşımacılık maliyetleri üzerinden küresel ekonomiye yönelik endişeleri artırdı.

Suudi Arabistan’ın petrol arzındaki gerileme de tabloyu ağırlaştırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre ülkenin ham petrol arzı ağustosta günlük 6 milyon varile kadar geriledi. Bu seviye, 30 yılı aşkın sürenin en düşük rakamlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Kritik hattaki kesintinin uzaması halinde petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam edebileceği belirtiliyor.

Hürmüz’den sonra Babülmendep tehlikesi

Enerji piyasalarının takip ettiği tek nokta Suudi Arabistan değil. Yemen’deki gelişmeler de Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen petrol ve yük taşımacılığı açısından yeni bir risk oluşturuyor.

İran destekli Husilerin Yemen kıyısındaki ilerleyişinin ardından Babülmendep Boğazı çevresindeki gerilim de yükseldi.

Babülmendep, Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ni birbirine bağlaması nedeniyle dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktaları arasında bulunuyor. Bölgede deniz trafiğinin ciddi biçimde aksaması, enerji sevkiyatının yanı sıra Asya ile Avrupa arasındaki ticareti de etkileyebilir.

İki kritik güzergâh baskı altında

Hürmüz Boğazı’ndaki sorunların üzerine Kızıldeniz güzergâhında yeni bir kesinti yaşanması, küresel enerji piyasaları açısından riskleri artırıyor.

Petrol tankerlerinin alternatif ve daha uzun rotalara yönelmesi nakliye maliyetlerini yükseltebilir. Bunun petrol fiyatlarına yansıması halinde akaryakıttan üretime, ulaşımdan gıda fiyatlarına kadar birçok alanda yeni maliyet baskısı ortaya çıkabilir.

Gözler Orta Doğu’ya çevrildi

Suudi Arabistan’daki kritik petrol hattına yönelik saldırının ardından enerji piyasalarının gözü bölgeden gelecek açıklamalara çevrildi.

Hattın ne zaman yeniden tam kapasiteyle faaliyete geçeceği ve bölgedeki saldırıların devam edip etmeyeceği, petrol fiyatlarının seyri açısından belirleyici olacak.

Hürmüz ve Kızıldeniz güzergâhlarının aynı dönemde baskı altında kalması ise küresel petrol arzına ilişkin endişeleri büyütüyor. Krizin derinleşmesi halinde etkilerin yalnızca enerji piyasasıyla sınırlı kalmayarak küresel ekonomiye yayılmasından endişe ediliyor.