Türkiye'de ortalama yaşam süresi son bir yılda 78,1'den 78,5'e yükseldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bu artışı 2002'deki 72 yıllık ortalamayla karşılaştırarak sağlık sistemindeki değişime dikkat çekti.
Memişoğlu, İstanbul'da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Bakanlık bünyesindeki çalışmaları anlatan Memişoğlu, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Toplantıya İstanbul Valisi Davut Gül, İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol da katıldı.
YAŞ ORTALAMASI 6 YILDA 6 PUAN ARTTI
TÜİK'in geçtiğimiz ay yayımladığı bültene göre açıklamalarda bulunan Memişoğlu, ülkedeki yaşam süresindeki artışı sağlık sisteminin başarısıyla ilişkilendirdi. Bakan, konuyla ilgili şunları söyledi: "TÜİK'in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye'de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72'ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünya da sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir." dedi.
Bebek ölümlerindeki düşüşe de değinen Bakan, 2002'de binde 31,5 olan bebek ölüm oranının bugün 7,8'e gerilediğini aktardı. 2024'te binde 9 olan oran, 2025'te binde 7,8'e indi. Memişoğlu bu farkı şöyle özetledi: "Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu."
SİGARA, ÖLÜMLERİN BAŞLICA NEDENLERİ ARASINDA
Sözlerini Türkiye'deki sağlık risklerine getiren Bakan, ölüm istatistiklerinin dağılımını paylaştı. Ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıklarından, yüzde 16'sı ise iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklanıyor. İki grup birlikte toplam ölümlerin yarısından fazlasını oluşturuyor.
Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42'sini iskemik kalp hastalığı oluştururken, tümörlerin yüzde 30'unu solunum hastalıkları, akciğer ve gırtlak kanseri kapsıyor. Bu hastalıkların ortak nedeninin sigara kullanım olduğuna işaret etti.
Bakan bu noktada şöyle konuştu: "Sigara, Türkiye'de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor. Dünya da ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye'de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım."
TOPLUMUN YÜZDE 30'U MORBİD OBEZ
Sigaranın yanına Bakan, hareketsizlik ve fazla kiloyu da ekledi. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 30'u morbid obeziteye yakın bir tabloya dönüşmüş durumda; Memişoğlu bunun nedenini yaşam tarzı, stres ve yeme alışkanlıklarına bağlıyor.
Kırsal nüfusla ilgili de kritik açıklamalarda bulundu. 2000'li yıllarda Türkiye nüfusunun yüzde 30'u kırsalda yaşarken, bugün bu oran yüzde 6,6'ya kadar geriledi. Ama beslenme alışkanlıkları aynı hızla değişmedi. Bakan, "Beslenme alışkanlığı hâlâ sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle, hızlı yemekler de ilave ettik onlara; kötüleşmiş durumda" dedi. Şehirleşmeyle birlikte artan araç kullanımının yürüyüş ve egzersizi de azalttığını sözlerine ekledi.
Memişoğlu, medyaya da bir çağrıda bulundu: "Bir daha söylüyorum: Ben toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum."
30 BİN KİŞİDEN FAZLA KİŞİ ORGAN BAĞIŞI BEKLİYOR
Toplantının bir diğer başlığı organ bağışı oldu. Memişoğlu, kadavra organ bağışı bulmakta yaşanan zorluğa değinerek, artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden bağış yapılabildiğini hatırlattı. Bugüne kadar yapılan bağış sayısı 250 bine ulaştı.
Yeni düzenlemeyle organ bağışı, kişinin kendi vasiyetine dönüştü. Sistem üzerinden bağış yapan kişiye yakınlarının bilgilendirilip bilgilendirilmeyeceği de soruluyor. Bakan bu mahremiyeti şöyle anlattı: "Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi'ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor."
Türkiye'de şu anda 30 binin üzerinde kişi organ bekliyor. Memişoğlu, ülkenin hekimlik ve altyapı açısından bu alanda dünyaya örnek gösterilen ülkelerden biri olduğunu belirtti; buna karşın bağış sayısının artırılması gerektiğinin altını çizdi.


















