İzmir'de çalışmalarını sürdüren ultra maraton ve buz yüzücüsü Eda Savcıgil, yeni bir mücadeleye hazırlanıyor. Bu yıl Finlandiya'da düzenlenen Buz Yüzme Dünya Şampiyonası'nda 100 metre kurbağalamada bronz madalya kazanan Savcıgil, 13 Haziran'da İtalya'daki Capri-Napoli yarışında da önemli bir başarıya imza attı.

28 kilometrelik Vesuvius parkurunu 9 saatte tamamlayan genç yüzücü, bunu başaran ilk Türk olurken genel klasmanda da şampiyonluğa ulaştı.

Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan Savcıgil'in sıradaki hedefi ise Okyanus Yedilisi. İlk durak, 32 kilometrelik Catalina Kanalı olacak.

 

Gece 03.00'te denize girerek hazırlandı

Catalina Kanalı'nın önemli bölümünün gece yüzülecek olması nedeniyle antrenman programını değiştiren Savcıgil, hazırlıklarını da bu şartlara göre gerçekleştirdi.

"Şimdi hedefim çok daha büyük" diyen Savcıgil, “1-2 Ekim tarihleri arasında o gece Catalina Kanalı'nı yüzüyor olacağım. Santa Catalina Adası'ndan Kaliforniya ana karasına kadar 32 kilometrelik bir yüzüş olacak. Hazırlıklar çok farklı; çünkü normalde yaptığım antrenmanların biraz dışına çıktım. Catalina kendi özelinde gece başlayan bir parkur ve çoğunluğunu gece yüzüyoruz. Denizde kano eşliğinde gece saat 03.00, 04.00'te başlayan 6 saatlik antrenmanlar yaptım. Gece yüzüyorum, bakıyorum deniz anası çarpıyor. Görmüyorum ama devam etmem gerekiyor. Çok uzun soluklu antrenmanlar yaptık. Uyku düzenim değişti, sosyal hayatım kısıtlandı ancak başarmak için fedakarlık yapmak gerekiyor. Havuzda başladığım yüzmede açık suyla tanıştıktan sonra bu branşı ne kadar sevdiğimi fark ettim. Kendimi ne kadar zorlayabileceğimi test etmek istedim. Şimdi buna hazırım" diye konuştu.

"En genç ve en hızlı olmayı isterim"

Savcıgil, Türk ultra maraton yüzücülerinin son dönemde elde ettiği derecelerin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Genç sporcu, “Türk gençleri ve kadınları olarak bayrağımızı gururla dalgalandırmak müthiş bir duygu. Çünkü 9-10 saat yüzüyoruz. Olağanüstü bir mücadele sergiliyoruz. Sonra Atamızın bize açtığı bu yolda, bu başarıları gösterebildiğimiz için mutlu oluyoruz. Gururla dalgalandırıyoruz bayrağımızı" dedi.

Açık su yarışlarında hava ve deniz şartlarının sonucu doğrudan etkileyebildiğini belirten Savcıgil, Catalina Kanalı'nı mümkün olan en kısa sürede tamamlamak istediğini dile getirdi.

“Okyanus da bana izin verirse en genç ve en hızlı olmayı isterim" diyen Savcıgil, İtalya'daki başarısıyla 18 yaşındaki bir sporcunun bunu yapabileceğini gösterdiğini ve kendisinden daha genç sporculara ilham verdiğini düşündüğünü söyledi.

 

Köpek balığı ve deniz analarına karşı hazırlandı

Daha önce Akdeniz, Ege ve Marmara'da yüzen Savcıgil, Catalina Kanalı ile ilk kez okyanusta kulaç atacak. Gelgitlerden deniz canlılarına kadar karşılaşabileceği farklı koşullar için özel çalışmalar yaptığını belirtti.

Savcıgil, “Okyanus gerek deniz canlıları olsun, gerek denizin durumu olsun daha farklı. Beni çok daha zor şeylerin beklediğinin farkındayım ama bu işler hep şans. Kendimize inanacağız, dua edeceğiz. Korku değil ama başıma gelebilecek olası şeyleri biliyorum. Gelgitler, bir anda 5 saat planladığımız parkurun 10 saate çıkması ya da köpek balıkları, deniz anaları gibi olaylar. Bunların hepsi için önden simülasyon gibi çalışma yaptık. Mentörümle de çalışıyorum. Günümüz iyi geçsin" ifadelerini kullandı.

Birkaç yıl önce deniz anaları nedeniyle suya girmekten çekindiğini anlatan genç sporcu, bugün geldiği noktayı ise şu sözlerle anlattı:

“Bence herkes hayallerinin peşinden gitmeli. Ben bundan 4 yıl önce deniz anaları var diye korkan, bazen denize girmek istemeyen, çekinen bir sporcuydum. Şimdi ise deniz analarına parmakla dokunuyorum, onları itiyorum, onlarla video çekiyorum. Her korku aşılabilir, her şey yapılabilir. Yeterince istemek gerekiyor."

 

Ailesi tekneden takip ediyor

Eda Savcıgil'in ailesi de uzun parkurlarda genç yüzücünün mücadelesine eşlik ediyor. Babası Ayhan Savcıgil, kızının yaklaşık 3 yıl önce havuzdan açık su yüzücülüğüne geçtiğini belirtti.

Ayhan Savcıgil, “Çok fazla cesareti var, bu da korkutuyor. Gideceği yerde, 'Köpek balıkları var' deniyor, 'Ne olacak' diyor. O teknenin üstünde 9 saat ecel teri döküyoruz. Ne olacağı belli değil. Deniz analarından korkuyordu, şimdi 60 santimlik deniz anasına dokunabiliyor ki deniz anası zehirli. Bu kadar cesaret de insanı bazen korkutuyor. Bitince dehşet bir gurur ama bitene kadar teknenin içinde 2-3 kilo veriyoruz" diye konuştu.

Annesi Dilek Savcıgil de kızının hedeflerine ulaşmak için gösterdiği çabanın en yakın tanıklarından biri olduğunu belirterek, “Eda sürdürülebilir bir spor yaptığı için çok mutluyum. Hayallerine ulaşması, bunun için verdiği emek ve mücadelenin en büyük şahidi benim. Mutluyum, gururluyum. Herkese de tavsiyem lüften çocuklarını spora yönlendirsin, sürdürülebilir bir spor yapsınlar" dedi.