Göztepe’de uzun vadeli planın merkezinde Avrupa kupaları ve sürdürülebilir bir kulüp modeli bulunuyor. Başkan Rasmus Ankersen, sarı-kırmızılıların yalnızca birkaç sezonluk başarı peşinde olmadığını, önümüzdeki 5 ila 10 yılı kapsayan güçlü bir yapı kurmak istediklerini belirtti.

Dört yıl önce Göztepe’ye yatırım yaptıklarında Türkiye’de alışılagelmiş kalıpların dışına çıkan bir proje hedeflediklerini anlatan Danimarkalı futbol adamı, “Biz sadece bir veya iki sezon başarılı olan değil, önümüzdeki 5 ila 10 yıl boyunca büyümeye devam edebilecek sağlam ve güçlü bir kulüp inşa etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sahadaki futbol anlayışının da bu modelin parçalarından biri olduğunu vurgulayan Ankersen, Türkiye’deki diğer kulüplerden farklı, yüksek tempolu ve doğrudan hücuma dayanan dikey bir oyun benimsediklerini söyledi. Transferlerde ise kariyerinin son bölümündeki isimlerden çok gelişim potansiyeli taşıyan genç oyunculara yöneldiklerini ifade etti.

Yıllık açık 5-6 milyon Euro

Finansal sürdürülebilirlik, yönetimin ilk günden itibaren üzerinde durduğu başlıklardan biri oldu. İlk yatırım döneminin ardından kulübün giderlerini kendi gelirleriyle karşılayabileceği bir düzen kurmaya çalıştıklarını söyleyen Ankersen, gelinen noktada Türkiye’de rekabetçi ve örnek gösterilen bir kulüp yapısı oluşturduklarını savundu.

Oyuncu satışlarının arkasındaki nedenlere de açıklık getirdi.

Göztepe’nin yıllık yaklaşık 5 ila 6 milyon Euro işletme zararı bulunduğunu belirten Ankersen, bu açığın kapatılabilmesi için zaman zaman futbolcu satışının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Satış politikasındaki ikinci unsur ise oyunculara Avrupa'nın büyük liglerinden gelen teklifler. Ankersen'e göre futbolcuların kariyer hedeflerinin önüne geçilmesi, takım içindeki motivasyonu olumsuz etkileyebilir.

Üçüncü başlık genç yeteneklerin Göztepe’yi tercih etmesi. Sarı-kırmızılıların, kendisini geliştirip daha üst seviyeye çıkmak isteyen futbolcular için bir cazibe merkezi olmasını amaçladıklarını belirten Ankersen, oyuncuların Göztepe’de gösterecekleri performansla daha büyük liglere transfer olabileceklerini bilmelerinin yeni yetenekleri kulübe çekmek açısından önemli olduğunu anlattı.

“Gidip hazır bir Romulo satın alamayız”

Göztepe’nin transfer modeli, satılan bir oyuncunun yerine aynı bonservis bedeliyle hazır bir isim alınmasına dayanmıyor. Ankersen, geçen yıl Leipzig’e sattıkları Romulo üzerinden bu yaklaşımı anlattı.

“10 milyona sattığımız bir oyuncunun yerine 10 milyon harcayamayız. Gidip hazır bir Romulo satın alamayız. Romulo'yu henüz kimse fark etmemişken almalı, o potansiyeli görmeli ve ardından o potansiyeli gerçek bir oyuncuya dönüştürmeliyiz. Göztepe'deki modelimiz bu. Elbette bu riskleri de beraberinde getiriyor. Hatalar yapıyorsunuz. Her zaman doğruyu tutturamıyorsunuz. Ama bence son iki yılda kulübe katılan ve özgeçmişlerine bakıldığında belki o kadar da etkileyici olmayan ama bizim için çok iyi iş çıkaran pek çok oyuncu oldu.”

Ankersen, bu nedenle yüksek bonservis bedelleriyle hazır futbolcular almak yerine potansiyelli isimleri keşfedip geliştirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Avrupa hedefinden mali disiplinle vazgeçilmeyecek

Asıl sportif hedef ise net.

Göztepe’nin Avrupa kupalarında mücadele etmesini istediklerini söyleyen Ankersen, bu noktaya ulaşırken kulübün mali geleceğini riske atmayacaklarını vurguladı. Rakiplerin tek bir futbolcu için Göztepe’nin tüm kadro bütçesinden daha fazla kaynak ayırabildiğini hatırlatan Danimarkalı yönetici, buna aşırı harcamayla karşılık vermeyeceklerini ifade etti.

Ankersen, bu yaklaşımını Adana Demirspor örneğiyle anlattı:

“Birkaç sezon boyunca aşırı harcama yapıp ardından iki kez küme düşen bir Adana Demirspor örneği gibi olmak kesinlikle istemiyoruz.”

Sarı-kırmızılı yönetimin planında rekabetçi bir kadro oluşturmak, Avrupa kupalarına katılmak ve sportif başarıyı kalıcı hale getirmek bulunuyor. Ancak Ankersen’e göre bu hedeflerin hiçbiri kulübün mali yapısını tehlikeye atarak gerçekleştirilmeyecek.

Stoilov transferlerde tam yetkili

Sezonun başlangıcında sakatlıklar nedeniyle bazı bölgelerde uyum sorunları yaşadıklarını belirten Ankersen, buna karşın kadro derinliğinin geçen sezondan daha güçlü olduğunu söyledi.

Kulübün uzun vadeli planındaki bir diğer başlık altyapı. Arazi tahsis süreçlerinin sürdüğünü aktaran Ankersen, dünya standartlarında bir akademi kurmak istediklerini ifade etti. Genç futbolculara daha fazla fırsat verilmesinin performansta zaman zaman dalgalanmalara yol açabileceğini de kabul etti.

Teknik direktör Stanimir Stoilov’un konumu konusunda ise Ankersen net konuştu. Bulgar teknik adamın transfer süreçlerinde tam yetki ve onay sahibi olduğunu belirten Göztepe Başkanı, Stoilov’a duyduğu güvenin devam ettiğini vurguladı.

Ankersen, sezon başında adı Fenerbahçe ile anılan Stoilov’un Göztepe’de kalabilmek için Türkiye’nin büyük kulüplerinden birinden gelen önemli bir teklifi geri çevirdiğini söyledi.

“Kendisine büyük bir saygı borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Son iki sezonda elde ettiğimiz başarılarda en önemli itici güçlerden biri kendisi oldu. Bu yaz, Göztepe projesine olan bağlılığı nedeniyle Türkiye'nin büyük kulüplerinden birinden gelen önemli bir teklifi reddetti. Kendisine büyük bir saygı borçluyuz. Benim tam desteğime sahip ve bundan sonra da bu desteğe sahip olmaya devam edecek.”

Ankersen, taraftarlardan da zorlu dönemlerde takıma ve futbolculara destek vermelerini istedi. Göztepe yönetimi, genç oyuncuların gelişimine dayanan transfer politikasını sürdürürken Avrupa hedefini de uzun vadeli kulüp modelinin temel parçalarından biri olarak görüyor.