Adelaide Üniversitesi’nden jeokimyacı Dr. Eric Vandenburg liderliğindeki araştırma ekibi, Batı Avustralya’nın Pilbara bölgesinde bulunan ve Dünya’nın en eski dönemlerinden izler taşıyan volkanik kayaçları mercek altına aldı.
Yapılan analizlerde, günümüzde Pasifik Ateş Çemberi’nde görülenlere benzeyen volkanik süreçlerin erken Dünya’da da yaşanmış olabileceği belirlendi. Ancak bu hareketliliğin bugünkü levha tektoniğinden farklı bir mekanizmayla ortaya çıktığı değerlendiriliyor.
Su, magmanın oluşumunu tetikledi
Araştırmacılara göre erken Dünya, modern levha hareketlerinin gerçekleşmesine izin vermeyecek kadar sıcaktı. Buna rağmen yüzeydeki su, gezegenin derinliklerine ulaşmanın başka bir yolunu buldu.
Bilim insanlarının “damla yitimi” olarak tanımladığı süreçte, soğuyan dış kabuğun su bakımından zengin ve ağır bölümleri zaman içinde sıcak mantoya doğru çöktü. Bu parçaların taşıdığı su derinlerde serbest kaldığında ise çevredeki kayaçların erimesini kolaylaştırarak magma oluşumuna katkı sağladı.
Ortaya çıkan magmanın, dönemin büyük volkanik faaliyetlerini beslediği düşünülüyor.
Erken Dünya sanıldığı kadar sakin değildi
Araştırmanın başındaki Dr. Vandenburg, bulguların gezegenimizin ilk dönemlerine ilişkin önemli bir tablo ortaya çıkardığını belirtti. Elde edilen sonuçlara göre Dünya’nın yüzeyi, modern levha tektoniği henüz oluşmadan önce bile oldukça hareketliydi.
Bu süreç yalnızca volkanların nasıl meydana geldiğini açıklamakla sınırlı değil. Araştırmacılar, bulguların kıtaların ilk oluşum aşamalarının ve Dünya’nın günümüzdeki jeolojik yapısına nasıl ulaştığının anlaşılmasına da katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Çalışma, suyun Dünya’nın jeolojik evriminde düşünüldüğünden çok daha erken bir dönemde belirleyici rol oynamış olabileceğine işaret ediyor.




















