Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam’da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Fidan, Türkiye-Suriye ilişkilerinin son iki yılda önemli bir ivme kazandığını söyledi.
Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’nin dünya ile ilişkilerinde yeni bir başlangıç yapmak zorunda kaldığını belirten Fidan, ülkenin uluslararası toplum, bölge ülkeleri ve Türkiye ile iş birliğini geliştirmek için yoğun çaba gösterdiğini ifade etti.
Erdoğan’ın Suriye ziyareti gündemde
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın gelecekte Suriye’yi ziyaret etmesinin planlandığını açıklayan Fidan, hazırlıklara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanımız, yakın gelecekte Suriye'ye ziyaret planlanmakta. Kendileri bu ziyareti çok uzun zamandır arzu etmekte. Şartları oluşturmaya çalışıyoruz. Ben de bu ziyaretimde, kendisinin ziyareti öncesinde Yüksek Planlama Grubu'nun yapabileceği çalışmaları gözden geçirdim. Bu açıdan da bu ziyaretimiz önem taşımakta”
Fidan, Erdoğan ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi marjında ortak planlama grubu kurulması ve iki ülke arasındaki konuların hızlı şekilde ilerletilmesi yönünde talimat verdiğini de aktardı.

SDG’nin entegrasyon sürecini değerlendirdi
SDG’nin kendini feshetmesi ve Suriye’nin devlet kurumlarına entegrasyonuna yönelik attığı adımı “önemli bir girişim” olarak nitelendiren Fidan, sürecin sahada uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Fidan, “Bu deklarasyon aşaması önemli ama bunun tabii hayata geçmesi gerekiyor. Ülkedeki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir” dedi.
Entegrasyon sürecinde Kürtlerin durumuna da değinen Fidan, “Entegrasyon sürecinde Kürt vatandaşlarımızın eskisinden daha fazla kendilerini emin, daha fazla özgür, daha fazla müreffeh hissetmeleri amaçlanmaktadır. Türkiye'nin de perspektifi budur. Cumhurbaşkanımız özellikle Suriye'deki, Irak'taki Kürt kardeşlerimizin refahı, istikrarı ve emniyeti için de büyük bir hassasiyet göstermektedir.” ifadelerini kullandı.

Ticarette hedef 10 milyar dolar
Suriye’de ekonomi alanında yaşanan gelişmelere değinen Fidan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki iş insanı heyetinin ağustosta Şam ve Halep’i ziyaret ettiğini hatırlattı.
Fidan, “Önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımları artırmayı ve orta vadede ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi.
Türkiye’deki sanayi yatırımcılarının Suriye’ye ilgisinin arttığını belirten Fidan, özellikle tekstil sektörünü işaret ederek, “Türkiye'deki özellikle tekstil başta olmak üzere sanayicilerimizin buraya yönelik büyük bir ilgisi var. İnşallah bunu daha da ileriye götüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Fidan ayrıca Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan’ın üzerinde çalıştığı demir yolu projesinin Körfez ile Avrupa arasındaki bağlantı açısından önem taşıdığını belirtti.

Fidan’dan İsrail’e sert eleştiri
Suriye’deki gelişmelerin önündeki olumsuz unsurlardan birinin İsrail’in politikaları olduğunu savunan Fidan, Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırıyı örnek gösterdi.
Fidan, “İsrail'in izlediği politikalar olumlu gidişatın önündeki en ciddi engeli teşkil etmekte. Ebu Zuhur askeri hava üssüne gerçekleştirilen saldırı bunun en son örneklerinden biridir.” dedi.
Suriye’nin güneyindeki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Fidan, İsrail ile kalıcı bir çözüm için 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması temelindeki güvenlik düzenlemesinin gerçekçi çerçeve olduğunu ifade etti.
Fidan, Türkiye’nin Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamış, bütün toplumsal kesimlerin kendisini eşit biçimde ait hissettiği bir ülke olmasını desteklemeyi sürdüreceğini belirtti.




















