İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Türkiye ile gerilimi tırmandırmak gibi bir niyetleri olmadığını, diplomatik çözümü tercih ettiklerini söyledi. Bu açıklama, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Türk ordusunun gücüne dikkat çeken sözlerinin ardından geldi.
BARRACK'IN SÖZLERİ SONRASI TEL AVİV'DEN GERİ ADIM
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, YouTube üzerinden yapılan bir canlı yayında Türkiye-İsrail gerilimine dair değerlendirmelerde bulundu. Barrack'ın Türk ordusunun güçlü, cesur, iyi donanımlı olduğunu ve ne yaptığını bildiğini vurgulayan sözlerinin ardından İsrail tarafından diyalog vurgusu yapıldı.
Konuya ilişkin açıklama yapan Saar şöyle konuştu:
"Türkiye ile gerilimi tırmandırmak gibi bir niyetimiz yok. Türkiye ile diplomatik bir çözümü tercih ediyoruz. Gerginliğin tırmanmasını istemiyoruz."
"NETANYAHU SEÇMEN KİTLESİNİN NE İSTEDİĞİNİ BİLİYOR"
Türkiye ve İsrail ilişkilerinin 2000'lerin başında olumlu bir seyir izlediğini hatırlatan Barrack, "Günümüze gelirsek, inancım ve umudum bunun tekrar yaşanacağı yönünde" dedi. Son dönemde tırmanan İsrail-Türkiye geriliminin siyasi boyutuna da değinen Barrack, "Bu ülkelerin üst düzey liderlerinin söylemlerinde duyduğunuz şeyler, herkesin siyasi kampanya sürecinde yapmak zorunda oldukları şeyler değil mi? Başbakan Binyamin Netanyahu, ekim ayında yapılacak seçimlere doğru ilerliyor. Seçmen kitlesinin ne istediğini biliyor" değerlendirmesinde bulundu.
DEAŞ'A KARŞI ÜÇLÜ KOORDİNASYON
Gerilime rağmen Türkiye, İsrail ve Suriye'nin ortak çıkarlara sahip olduğunu vurgulayan Barrack şunları söyledi:
"Rubik küpü içinde bir Rubik küpü durumu var. Sadece Suriye bile Kürtlerle, SDG ile ve DEAŞ ile uğraşıyor. Biliyorsunuz, bu arada biz her akşam Türkiye, İsrail ve Suriye ile DEAŞ teröristlerini avlamak için koordinasyon halindeyiz. Çünkü güç boşluğu devam ettikçe DEAŞ kendini yeniden inşa etmek için büyük bir çaba sarf ediyor."
T4 VE PALMİRA'DA GERİLİM NASIL BAŞLADI
İsrail sınırına 85 kilometre mesafedeki T4 ve Palmira bölgelerinin İsrail açısından güvenlik endişesi yarattığını belirten Barrack, konuya dair şu detayları paylaştı:
"İsrail, Türkiye'ye, 'Lütfen bu iki üsse de yeniden yerleşmeyin. Çok yakın. Suriye hükümetinden emin değiliz. Sizin Suriye hükümetiyle olan uyumunuzdan da emin değiliz. Bu yüzden lütfen buralara yeniden yerleşmeyin, aksi takdirde oraları vururuz' diyordu. Bu konu bir süre gidip geldi ama Türkler akıllıca davranarak İsrail'le savaşmak istemediklerini söylediler ve Türklerin sürekli mesajı da bu yönde oldu."
"TÜRK ORDUSU NE YAPTIĞINI BİLİYOR"
Bölgesel çatışma ihtimaline dair endişeleri değerlendiren Barrack şöyle konuştu:
"Türk ordusu güçlü, cesur, çok iyi donanımlı ve ne yaptığını biliyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı gibi bir şeye dönüşebilir mi? Bizim görüşümüz, tıpkı İkinci Dünya Savaşı'nda göreceğiniz gibi kasıtsız bir eylemin her an yeni bir dünya savaşına yol açabileceği yönünde ve sanırım hepimizin engellemeye çalıştığı şey de bu."
Barrack ayrıca "Büyük İsrail" gibi hedeflerin gerçek olmadığını düşündüğünü ifade etti.
KIŞKIRTMA İDDİASI VE TÜRKİYE'NİN İTİDALLİ TUTUMU
İsrail'in neden Türkiye sınırına yakın bir bölgeyi hedef aldığı sorusuna net bir yanıt vermekten kaçınan Barrack, bu konuda farklı teoriler bulunduğunu yineledi. İsrail'in Türkiye'yi kışkırtmaya çalışıyor olabileceğine işaret eden Barrack şunları kaydetti:
"Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Hatırlarsanız, Türkler benzer şartlar altında bir Rus savaş uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyundur. Ciddi ve endişe verici olan kısım buydu. Çünkü Türklerin istihbarat teşkilatlarının, üst düzey yönetimlerinin, dışişleri bakanlarının, cumhurbaşkanlarının, istihbarat başkanının, hepsinin itidale odaklandığını biliyorum. Gerçekten öyle. Bu bir gerçek. Saldırgan değiller. İsrail'e saldırmakla, hatta herhangi bir kinetik veya düşmanca ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar. Bu bölge için iyi değil. Kendileri için de iyi değil."
Barrack sözlerini şöyle tamamladı: "Yani bir teori, Türkleri sadece kışkırttıkları yönünde. Bunun agresif, ancak belki de seçim öncesinde iyi bir konsept olduğu düşünülüyor."





























