Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2026 yılına ilişkin enflasyon patikasını yeniden çizdi. Başkan Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen sunumda yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükselttiğini açıkladı.
Mayıs ayında yayımlanan ikinci raporda Merkez Bankası, 2026 sonu için yüzde 26, 2027 sonu için ise yüzde 15 enflasyon öngörmüştü. Piyasaların yakından izlediği üçüncü raporda bu tablo değişti.
JEOPOLİTİK RİSKLER MASADA
Karahan, konuşmasının önemli bir bölümünü küresel risklere ayırdı. Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından jeopolitik gerilimin bir miktar gerilediğini belirten Karahan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik riskler geriledi. Ancak savaşın seyrine bağlı olarak küresel görünüme ilişkin riskler her iki yönde de geçerliliğini koruyor."
Savaşla birlikte yukarı yönlü güncellenen küresel enflasyon tahminlerinin yüksek seyrini koruduğunu söyleyen Karahan, bu bozulmanın devam edeceğinin değerlendirildiğini aktardı. Mayıs raporundan bu yana dalgalı bir seyir izleyen jeopolitik gelişmelerin etkilerini proaktif şekilde takip ettiklerinin altını çizdi.
ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME
Temmuz ayına dair verilere de değinen Karahan, dağılım bazlı göstergelerin öncülüğünde enflasyonun ana eğiliminde bir gerileme gözlemlendiğini aktardı. Ne var ki tablo her kalemde aynı yönde ilerlemiyor.
Yönetilen ve yönlendirilen ürünlerdeki fiyat artışları bir süredir TÜFE'nin üzerinde seyrediyor. Bu nedenle söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi, manşet enflasyonun altında kalmaya devam ediyor. Gıda üretimindeki genel iyileşmeye rağmen gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma da belirginleşti.
Sıkı para politikasının tüketim talebinde yarattığı duraksama ise temel mal enflasyonundaki yükselişi sınırlayan önemli bir etken oldu. Arz şoklarına karşın hizmet enflasyonundaki yavaşlama sürüyor; Karahan bunda talep zayıflamasının payına dikkat çekti. Kira ve eğitim hizmetleri, bu yavaşlamada özellikle öne çıkan kalemler oldu.
Ulaştırma hizmetlerinde ise tablo tersine döndü. Benzin fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle yılın ilk yedi ayında bu kalemde güçlü fiyat yükselişleri yaşandı. Karahan, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlemlediklerini söyledi.
KREDİ BÜYÜMESİ VE REZERVLER
Para politikası tarafında Merkez Bankası, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimine odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı duruşunu desteklemek amacıyla uygulamaya devam ediyor. 2025'in son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi, 2026'nın ikinci çeyreğinden itibaren belirgin biçimde yavaşladı.
Rezerv tarafında ise yükseliş dikkat çekiyor. 27 Mart'ta 155 milyar dolar olan brüt rezervler, 30 milyar dolarlık artışla 12 Ağustos itibarıyla 185 milyar dolara ulaştı.
Petrol fiyatlarına ilişkin de bir güncelleme yapıldı. Ateşkesin ardından gerileyen ancak sonraki gerilimlerle yeniden yükselen petrol fiyatlarında, gerçekleşmelerin etkisiyle aşağı yönlü bir revizyon yapıldığı belirtildi.
2027 VE 2028 İÇİN TAHMİNLER
Asıl mesele şu ki, revizyon yalnızca 2026'yla sınırlı kalmadı. Karahan, enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15'e, 2028 yıl sonunda ise yüzde 9'a gerileyeceğini öngördüklerini açıkladı. Bankanın orta vadeli hedefi olan %5 seviyesindeki istikrarın ise bu sürecin ardından geleceği belirtildi.
Karahan'ın açıklamaları, Merkez Bankası'nın dezenflasyon sürecinde jeopolitik risklere karşı temkinli bir duruş sergilediğini gösteriyor. Piyasalar, bir sonraki Enflasyon Raporu'nda bu tahminlerin ne yönde güncelleneceğini izlemeye devam edecek.














