Okulların açılmasıyla birlikte kırtasiye sektöründe yılın en hareketli dönemlerinden biri yaşanıyor. Yeni eğitim öğretim döneminde milyonlarca öğrencinin ders başı yapması, okul ihtiyaçlarına yönelik alışverişleri de yeniden gündemin öne çıkan başlıklarından biri haline getirdi.

Her yıl anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde 20 milyon öğrencinin eğitim öğretime başladığını belirten Küçükarzuman, dijitalleşmenin alışveriş alışkanlıklarını da değiştirdiğini söyledi. Küçükarzuman, “Veliler alışveriş alışkanlıklarında gün geçtikçe çağa ve dijital ortama uygun olarak biraz daha internete yöneldiler. İnternet satışları şu an normal perakende satışlardan daha yüksek seyrediyor.” dedi.

Temel okul alışverişi 2 bin liraya kadar çıkıyor

Bir öğrencinin çanta, defter, kalem ve diğer temel kırtasiye malzemelerinden oluşan alışverişinin bin 500 ile 2 bin lira arasında değiştiğini söyleyen Küçükarzuman, maliyetin ailelerin alım gücü ve ürün tercihlerine göre yükselebileceğini ifade etti.

Küçükarzuman, “Bir öğrencinin temel ihtiyaçlarıyla ilgili çantası, defteri, kalemi ve kullanabileceği malzemelerin toplamı bin 500 lirayla 2 bin lira arasında değişmektedir” diye konuştu.

Velilerin geçen yıla göre bu yıl yüzde 15 ile yüzde 20 arasında ek bütçe hazırlamak zorunda kaldığını belirten Küçükarzuman, özellikle ithal ürünlerde kur nedeniyle yaşanan artışların fiyatlara yansıdığını söyledi. Kırtasiye malzemelerinde yerli üretimin yeterli olmadığını ifade eden Küçükarzuman, dışa bağımlılığın sektörü kur değişimlerine karşı daha hassas hale getirdiğini kaydetti.

Ürün güvenliğinde nelere dikkat edilmeli?

Velilerin özellikle çocukların doğrudan temas ettiği ürünlerde sağlık ve güvenlik kriterlerini gözettiğini belirten Küçükarzuman, oyun hamuru gibi ürünlerin merdiven altı üretim olmamasına, alerjen madde içermemesine ve uygun fiyatlı olmasına dikkat edildiğini söyledi.

Yüksek fiyatın her zaman yüksek kalite anlamına gelmediğine işaret eden Küçükarzuman, “Fiyatı yüksek olan ürün de kalitedir anlamına gelmez. Ortasını bulmak zorundalar” ifadelerini kullandı. Küçükarzuman ayrıca ürünlerde CE işareti ile EN 71 olarak ifade ettiği kodun kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

“En büyük problemimiz zincir marketler”

Zincir marketlerin kırtasiye esnafının en önemli sorunlarından biri olduğunu söyleyen Küçükarzuman, 1500 metrekareden küçük zincir marketlerde kitap, ekmek ve sigara satılmaması yönündeki önerilerini Bakanlığa ilettiklerini ancak önerinin henüz gündeme alınmadığını söyledi.

Küçükarzuman, “Biz 12 ay bu işi yapıyoruz. Yani 12 ay beklediğimiz günde, 10-15 gün iş yapacağız ama maalesef son dönemlerde bu sebeplerden yapamaz hale geldik” diyerek sektörün yaşadığı sıkıntıya dikkat çekti.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde bekleyen perakende satış düzenlemesine de değinen Küçükarzuman, düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde herkesin her ürünü satamayacağını belirterek sektörde bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Velilere mahalle kırtasiyesi çağrısı

Velilere alışverişlerini bulundukları il, ilçe ve mahalledeki kırtasiyecilerden yapmaları çağrısında bulunan Küçükarzuman, küçük esnafın çocuklarla kurduğu dayanışmaya dikkat çekti.

Bir öğrencinin otobüs parası olmadığında, karnı acıktığında veya bir bardak suya ihtiyaç duyduğunda mahalle kırtasiyecisinin ona destek olabileceğini belirten Küçükarzuman, “Ancak küçük esnaf desteklenmez ve kepenk kapatmak zorunda kalırsa, bu dayanışma kültürünün de zamanla ortadan kalkmasından endişe ediyoruz” dedi.

Öğrencilere 125 milyon liralık kırtasiye desteği

Ankara Kitap ve Kırtasiyeciler Odası ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında son beş yıldır yürütülen proje kapsamında sosyal yardım alan öğrencilere her yıl kırtasiye harçlığı verildiğini belirten Küçükarzuman, bu yıl öğrenci başına bin 500 lira yatırıldığını söyledi. Bu kapsamda velilere toplam 125 milyon 818 bin 500 TL destek sağlandı. Destek, yalnızca kitap ve kırtasiyecilerde kullanılabiliyor. 

Bu yıl Keçiören Belediyesi ile de benzer bir çalışma gerçekleştirildiğini dile getiren Küçükarzuman, bu desteklerin yerel esnaf açısından önemli bir can suyu olduğunu belirterek projeye katkı sunan ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Özel Haber: Koray Tümay