Değerli metal piyasasında yeni hafta hareketli bir başlangıç yaptı. Küresel piyasalarda doların zayıflaması, ABD kaynaklı ekonomik verilerin faiz beklentilerini değiştirmesi ve jeopolitik risklerin gündemden düşmemesi, yatırımcıların altına olan ilgisini yeniden canlandırdı.
Geçtiğimiz hafta iki ayı aşkın sürenin zirvesini test eden altın, bu ivmeyi korudu. ABD'de işlem gören aralık vadeli kontratlarda yükseliş devam ederken, gram altın 6.800 TL sınırına dayandı.
HAFTA BAŞI YÜKSELİŞTE DOLAR ETKİSİ
Yükselişin arkasındaki en belirgin etken dolardaki zayıflama oldu. Dolar endeksinin yüzde 0,1 gerilemesi, dolar üzerinden fiyatlanan altını farklı para birimi kullanan yatırımcılar için daha çekici hale getirdi.
4.400 DOLAR SINIRI GÖZLERDE
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, son dönemde açıklanan düşük enflasyon verilerinin dolar üzerinde baskı yarattığını ve bu durumun altın fiyatlarını desteklediğini belirtti.
Waterer'a göre mevcut görünüm, ons altının 4.400 dolar seviyesine doğru ilerlemesini kolaylaştırıyor. Ancak yükselişin kalıcı hale gelmesi için yeni bir tetikleyiciye ihtiyaç duyulabileceğini de sözlerine ekledi. Analiste göre doların daha da değer kaybetmesi ya da enerji fiyatlarında belirgin bir gerileme yaşanması halinde altının 4.500 dolar sınırının üzerine yerleşme ihtimali güçlenebilir.
FED TABLOSU TERSİNE DÖNDÜ
Altın fiyatlarının yönünü belirleyen ana etkenlerden biri de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına dair beklentiler olmaya devam ediyor. Temmuz ayında açıklanan tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması ve tüketici enflasyonunun sınırlı seyretmesi, Fed'in önümüzdeki dönemde daha sıkı bir politika izleyebileceği yönündeki beklentileri zayıflattı.
Piyasa fiyatlamalarındaki değişim de bu tabloyu doğruluyor. CME FedWatch verilerine göre eylül ayında faiz artırımı ihtimali şu anda yüzde 30 seviyesinde. Bir ay önce bu oran yüzde 47'ydi. Gerileme, yatırımcılarda Fed'in agresif faiz artırımlarından uzaklaşabileceği beklentisini güçlendiriyor.
DÜŞÜK FAİZ ALTINI NEDEN ŞİŞİRİYOR?
Altın, faiz getirisi sağlamayan bir yatırım aracı olduğu için yüksek faiz dönemlerinde tahvil ve mevduat gibi alternatiflerle rekabette zorlanabiliyor. Faizlerin düşmesi ya da artırım ihtimalinin azalması ise tam tersi bir etki yaratıyor: Altın tutmanın fırsat maliyeti düşüyor, bu da değerli metali daha cazip kılıyor.
Bu dinamik nedeniyle Fed'den gelecek her açıklama, piyasada sert fiyat hareketlerine yol açabilecek gelişmeler arasında sayılıyor.
ÇARŞAMBA GÜNÜ KRİTİK EŞİK
Yatırımcıların şimdiki odağı, Fed'in temmuz ayı toplantısına ait tutanaklara çevrilmiş durumda. Çarşamba günü yayımlanması beklenen tutanaklarda, Fed üyelerinin enflasyon, istihdam ve faiz politikasına ilişkin değerlendirmeleri yakından izlenecek.
Politika yapıcıların faizlerin geleceğine dair kullanacağı ifadeler hem doların yönünü hem de altın fiyatlarındaki hareketliliği etkileyebilir. Fed üyelerinin ekonomik büyüme ve istihdam piyasasındaki zayıflamaya daha fazla vurgu yapması durumunda, piyasadaki faiz beklentilerinin yeniden şekillenebileceği değerlendiriliyor.
KAHİRE MASASINDAN YANSIYANLAR
Altındaki yükselişte küresel jeopolitik gelişmelerin payı da göz ardı edilmiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcileri; Mısır, Katar ve Türkiye'den arabulucularla Kahire'de bir araya geldi. Görüşmelerde Gazze'deki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik sürecin ilerletilmesi hedeflendi.
Ancak İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarını sürdürmesi, bölgedeki gerginliğin tam olarak dinmediğini gösteriyor. Jeopolitik belirsizliğin yüksek seyrettiği dönemlerde yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altına yönelmesi, fiyatları destekleyen unsurlardan biri olmaya devam ediyor.
HAFTANIN KADERİNİ ÜÇ BAŞLIK BELİRLEYECEK
Piyasadaki mevcut tabloya bakıldığında, altının kısa vadeli seyrini üç temel başlığın belirlemesi bekleniyor: Doların gidişatı, Fed'in faiz politikası ve jeopolitik riskler.
Doların zayıflamaya devam etmesi ve Fed'in daha güvercin bir tavır sergilemesi halinde altındaki yükseliş ivmesinin korunabileceği değerlendiriliyor. 4.400 dolar seviyesi piyasalarda kritik bir eşik olarak izlenirken, bu bandın üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda yatırımcıların gözünün 4.500 dolar sınırına çevrilebileceği öngörülüyor.
Yeni haftaya dair piyasadan gelen mesaj net: Küresel ekonomiden açıklanacak her yeni veri, değerli metalde yeni bir fiyat hareketinin fitilini ateşleyebilir.





























