Uzaya gönderilen her araç geri dönmüyor. Ömrünü tamamlayan bazı uydular ile roket gövdeleri Dünya'nın çevresinde kalıyor. Daha önce yaşanan parçalanmalar da bu kalabalığa yeni parçalar ekledi. Yıllar geçtikçe sayı arttı.

Scientific Reports'ta 3 Eylül 2026'da yayımlanan araştırma, bu tabloyu daha ayrıntılı görmek için hazırlandı. Araştırmacılar 1959'dan 2025'e uzanan kayıtları ele aldı.

25 binden fazla parça incelendi

Araştırmada 25 binden fazla kayıt vardı. Bunların arasında uzay araçlarından kalan parçalar, yükler ve roket gövdeleri yer aldı. Ekip, cisimlerin büyük bölümünün 40 ile 100 derece arasındaki yörünge eğimlerinde bulunduğunu gördü.

Yükseklik açısından ise 500 kilometre civarı öne çıktı. Buradaki yoğunluk diğer bölgelere göre daha fazlaydı. Güneş eşzamanlı yörüngeler ile Uluslararası Uzay İstasyonu'nun izlediğine benzer rotalar da araştırmacıların çarpışma ihtimalinin yüksek olduğunu belirlediği alanlar arasında yer aldı.

Rakamlar sorunun boyutunu da gösteriyor. Araştırmada kullanılan verilere göre 2022'de alçak Dünya yörüngesindeki nesnelerin yüzde 70'inden fazlasını uzay çöpleri oluşturuyordu.

Bir çarpışma diğerini tetikleyebilir

Uzaydaki kalabalığın farklı bir riski daha var. İki cismin çarpışması yeni parçalar ortaya çıkarabiliyor. Bunlardan biri başka bir uyduya ya da enkaza çarparsa sayı yeniden artıyor.

Bilim insanları buna “Kessler sendromu” diyor. Basitçe anlatmak gerekirse bir çarpışmanın başka çarpışmalara zemin hazırladığı zincirleme bir süreçten söz ediliyor. Böyle bir durumun büyümesi bazı bölgelerde uydu kullanımını zorlaştırabilir.

Her parçayı yerden takip etmek de kolay değil. Atmosfer ve gözlem alanının sınırlı olması, izleme çalışmalarını etkileyebiliyor. Araştırmada bu nedenle uzaydan yapılacak optik gözlemler de ele alındı. Bir başka seçenek ise artık kullanılmayan cisimlerin yörüngeden çıkarılması.

Uzaydaki trafik önümüzdeki dönemde de gündemde olacak. Yeni uydular gönderildikçe mevcut kalabalığın nasıl yönetileceği sorusu büyüyor. Scientific Reports'taki araştırmanın üzerinde durduğu konu da tam olarak bu: Dünya'nın çevresindeki alanı mümkün olduğunca güvenli tutmak.