ABD ile İran arasındaki görüşmelerden Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik sonuç çıkmaması petrol piyasalarını hareketlendirdi. Brent petrol yüzde 3'ün üzerinde yükselirken gelişmeler enerjide dışa bağımlı Türkiye açısından da önem kazandı. Fiyatların yüksek seyretmesi halinde enerji ithalatının maliyetinin artması, akaryakıt ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Küresel enerji piyasaları yeni haftaya yükselişle başladı.
Reuters'ın 28 Eylül tarihli haberine göre Brent petrol, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran tarafından sunulan teklifi reddetmesinin ardından yüzde 3'ten fazla değer kazandı. Teklifte çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması yer alıyordu. Trump'ın yeni görüşmeler beklediğini açıklaması diplomatik temasların sürebileceğine işaret ederken piyasaların odağında Hürmüz Boğazı bulunuyor. Reuters'ın aktardığı verilere göre ABD-İran savaşı öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si bu güzergâhtan geçiyordu. Boğazdaki ticari trafiğin aksaması ihtimali, petrol arzına ilişkin endişelerin canlı kalmasına neden oluyor. ABD ile İran arasında anlaşma sağlanabileceği beklentisi önceki günlerde petrol fiyatlarını aşağı çekmişti. Görüşmelerden sonuç alınamamasıyla bu eğilim tersine döndü.
Türkiye'de enerji maliyetleri yakından izleniyor
Petrol fiyatlarındaki hareket Türkiye için de önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının verilerine göre Türkiye'de 2025 yılında 6,68 milyon ton ham petrol üretildi. Aynı dönemde ham petrol ithalatı 31,94 milyon tona ulaştı. Türkiye'nin ham petrolde ithalata bağımlılık oranı yüzde 83 seviyesinde bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, mart ayında yaptığı açıklamada Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'na doğrudan bağımlı olmadığını ve petrol ile doğal gaz arz güvenliğinde o dönem için sorun bulunmadığını belirtmişti. Bu tablo nedeniyle Hürmüz'deki gelişmelerin Türkiye üzerindeki olası etkisinde küresel petrol fiyatları öne çıkıyor.
Brent petroldeki yükselişin sürmesi halinde akaryakıt fiyatları da takip edilecek. Petrol fiyatındaki artışın benzin ve motorine aynı oranda yansıması ise beklenmiyor. Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde uluslararası ürün fiyatlarının yanı sıra döviz kuru, rafineri ve dağıtım marjları ile vergiler etkili oluyor. Mart 2026'da devreye alınan eşel mobil mekanizması da petrol fiyatlarındaki artışların pompa fiyatlarına etkisini vergi ayarlamalarıyla sınırlayabiliyor.
Petrol fiyatları enflasyonu da etkiliyor
Petroldeki yükselişin etkisi akaryakıtla sınırlı kalmıyor. Taşımacılık ve üretim maliyetlerindeki değişimler lojistik, tarım, sanayi ve gıda gibi farklı alanlara yansıyabiliyor. TCMB'nin analizine göre akaryakıt ürünlerinin 2026 yılı tüketici enflasyonu sepetindeki payı yüzde 3,21 seviyesinde. Akaryakıt fiyatlarındaki artış enflasyonu doğrudan etkileyebildiği gibi ulaştırma ve gıda gibi kalemlerde maliyetler üzerinden dolaylı etki de yaratabiliyor. Petrol piyasasının bundan sonraki yönünde ABD ile İran arasındaki görüşmeler belirleyici olacak. Tarafların Hürmüz Boğazı konusunda anlaşmaya varması arz endişelerini azaltabilir. Diplomatik temaslardan sonuç çıkmaması halinde ise bölgedeki gelişmeler enerji piyasalarının gündeminde kalmayı sürdürecek.





























