Scientific Data dergisinde yayımlanan araştırma, Grönland ve Antarktika'daki buz kaybının uzun vadeli seyrini ortaya koydu. Çalışmaya göre 1979'dan bu yana yaklaşık 11,3 trilyon metrik ton buz eridi. Araştırmacılar, kaybın özellikle 2010'lu yıllarda hız kazandığını belirtti.

Buz tabakalarındaki kaybın beşte dördü daha sıcak havanın doğrudan yüzeyde yarattığı erimeden değil, okyanus sularının buzları alttan ve yanlardan aşındırması sonucu gerçekleşti.

Kaliforniya Üniversitesi Irvine'den buz bilimci ve çalışmanın ortak yazarlarından Eric Rignot, “Buz tabakaları hızla eriyor” dedi. Rignot, kutuplardaki erimenin küresel deniz seviyesini yükselttiğini ve kıyı bölgelerinin kırılganlığını artıracağını söyledi.

Deniz seviyesi 3,1 santimetre yükseldi

Araştırmadaki hesaplamalara göre eriyen buzlar yaklaşık 3 katrilyon galon, yani 11,3 katrilyon litre suya karşılık geliyor. Bu kayıp, deniz seviyesini etkileyen diğer iklim faktörleriyle birlikte 1979'dan bu yana küresel deniz seviyesinin yaklaşık 3,1 santimetre yükselmesine katkıda bulundu.

Bu rakam küçük görünebilir. Ancak çalışmanın baş yazarı ve Northumbria Üniversitesi buz bilimcisi Ines Otosaka'ya göre deniz seviyesindeki her bir santimetrelik artış, yılda en az bir kez sel baskınına maruz kalan insan sayısına 2 ila 3 milyon kişi daha ekliyor.

Grönland'daki Jakobshavn buzulu da değişimin hızını gösteren örneklerden biri oldu. Otosaka, buzulun bazı dönemlerde günde 50 metreye kadar geri çekildiğini belirtti.

Araştırma, uydu verilerinin kapsamını da genişletti. Avrupa Uzay Ajansı öncülüğündeki uluslararası kutup bilimcileri daha önce ağırlıklı olarak 1990'lardan itibaren elde edilen Avrupa uydu verilerini kullanıyordu. NASA verilerinin de çalışmaya dahil edilmesiyle Antarktika'daki buz tabakasının geçmişi 1979'a kadar uzanan ölçümlerle incelendi.

Erime 2010'lu yıllarda hızlandı

Veriler, buz tabakalarının 1970'ler, 1980'ler ve 1990'lara kadar görece istikrarlı seyrettiğini, sonraki dönemde ise kaybın hızlandığını gösterdi. En belirgin artış 2010'lu yıllarda görüldü.

Otosaka, “Buz tabakalarının kütle kaybettiğine dair açık bir eğilim var ve bu, özellikle okyanusa boşalan buz miktarına bakıldığında, on yıldan on yıla artıyor” dedi. Araştırmacı, bu eğilimin iklim değişikliğiyle bağlantısının açık olduğunu söyledi.

Çalışmanın ortak yazarlarından Northumbria Üniversitesi'nden Andrew Shepherd ise değişimin küresel sıcaklıklardaki artışı gecikmeli olarak takip ettiğini belirtti.

Shepherd, "Bu endişe verici bir durum çünkü değişikliklerin küresel ısınmanın onlarca yıl gerisinde olduğunu gösteriyor; bu da gezegeni ısıtmayı durdurmayı başarsak bile, bu değişikliklerin önümüzdeki on yıllar boyunca devam etmesini bekleyebileceğimiz anlamına geliyor" dedi.

2020 ile 2023 arasındaki verilerde erime hızında geçici bir yavaşlama görüldü. Araştırmacılar bunu uzun vadeli eğilimin değişmesi yerine kısa süreli hava koşullarıyla ilişkilendirdi. Doğu Antarktika'daki yüksek kar yağışının da aynı dönemde Batı Antarktika'daki kayıpların bir bölümünü dengelediği belirtildi. Ayrı bir 2026 araştırması da 2021-2023 dönemindeki Doğu Antarktika kütle artışının büyük ölçüde olağan dışı yağışlarla bağlantılı olduğunu ve muhtemelen geçici kaldığını ortaya koydu.

Bilim insanları buz tabakalarının istikrarını izliyor

Araştırmacıların üzerinde durduğu başlıklardan biri, buz kaybının önemli bölümünün buzulların okyanusa doğru hareketi gibi dinamik süreçlerden kaynaklanması. Otosaka, bu tür değişimlerin buz tabakalarının istikrarı açısından yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

New York Üniversitesi'nden buz bilimci David Holland da araştırmadaki farklı ölçüm yöntemlerinin birbirine yakın sonuçlar vermesine işaret etti.

Holland, "Nispeten bağımsız yöntemlerin kullanılması, sonuca olan güvenimi artırıyor" dedi ve ekledi: "Yükseliş eğilimi gerçek."

Uluslararası ekip, çalışma kapsamında 45 bağımsız araştırmadan ve 27 farklı uydudan elde edilen verileri bir araya getirdi. Böylece Grönland ve Antarktika'daki buz kaybının onlarca yıllık değişimi farklı ölçüm teknikleri üzerinden karşılaştırıldı.