Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, Ankara ile Riyad arasındaki savunma iş birliğini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye'nin olası bir destek talebine nasıl karşılık vereceği merak edilirken, önceliğin askerî birlik gönderilmesinden ziyade Suudi Arabistan'ın hava savunma kapasitesinin güçlendirilmesine verilmesi öngörülüyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, saldırılar nedeniyle Suudi Arabistan'ın ortaya çıkabilecek askerî ihtiyaçlarının karşılanmasında Türkiye'nin özellikle teknik alanlarda destek sağlayabileceğine yönelik açıklaması, iki ülke arasındaki muhtemel iş birliğinin kapsamına ilişkin değerlendirmeleri artırdı.

Ankara'nın yaklaşımında, Yemen'deki çatışmaya doğrudan askerî olarak dahil olmadan Riyad'ın hava sahasını koruyacak sistemlerin geliştirilmesi ve mevcut savunma unsurlarının etkinliğinin artırılması öne çıkıyor.

Riyad'dan henüz resmî talep gelmedi

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre Suudi Arabistan, Husilerin saldırılarına karşı Türkiye'den henüz resmî savunma yardımı talebinde bulunmadı.

Bununla birlikte Riyad'ın ihtiyaçlarını belirleyerek Ankara'ya başvurması halinde Türkiye'nin teknik kapasite ve savunma sistemlerinin entegrasyonu konusunda destek verebileceği belirtiliyor.

Olası iş birliğinde erken uyarı sistemleri, radar ve sensör teknolojileri, elektronik harp unsurları ve hava savunma sistemleri öncelikli alanlar arasında yer alıyor.

Farklı savunma sistemlerinin birlikte çalışmasını sağlayacak komuta-kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi de Ankara'nın sunabileceği teknik katkılar arasında değerlendiriliyor.

Mekke Savunma İttifakı için süreç tamamlanmadı

Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayabileceği destek, kamuoyunda Mekke Savunma İttifakı kapsamında ele alınsa da anlaşmanın uygulanmasına ilişkin hukuki süreç henüz tamamlanmış değil.

Güvenlik kaynakları, ittifakın yürürlüğe girebilmesi için gerekli iç hukuk işlemlerinin sürdüğüne dikkati çekiyor.

Bu nedenle Suudi Arabistan'dan bir savunma yardımı talebi gelmesi durumunda Türkiye'nin ilk aşamada ikili ilişkiler üzerinden hareket etmesi bekleniyor.

Ankara ile Riyad arasında yürütülebilecek teknik ve askerî iş birliğinin, ittifakın yürürlüğe girmesinden bağımsız olarak mevcut ikili ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmesi öngörülüyor.

Ankara doğrudan askerî angajmandan uzak durmayı hedefliyor

Türkiye açısından olası savunma desteğinin sınırları da önem taşıyor. Ankara'nın önceliği, Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesine katkı sunarken Yemen'deki çatışmanın doğrudan tarafı haline gelmemek.

Diplomatik kaynaklar, Riyad'a sağlanabilecek desteğin İran ile doğrudan karşı karşıya gelinmesine yol açabilecek yeni bir askerî sorumluluğa dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor.

Bu çerçevede asker gönderilmesi yerine teknik sistemlerin geliştirilmesi, mevcut savunma altyapısının güçlendirilmesi ve iki ülke arasındaki koordinasyonun artırılması üzerinde duruluyor.

İstihbarat paylaşımı da masadaki seçeneklerden

Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayabileceği katkının yalnızca radar ve hava savunma sistemleriyle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor.

Füze ve İHA tehditlerine yönelik istihbarat paylaşımı, muhtemel iş birliğinin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.

Özellikle saldırıların önceden tespit edilmesine yardımcı olacak erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesi, tehdit bilgilerinin ilgili kurumlar arasında paylaşılması ve savunma unsurlarının koordineli çalışması üzerinde duruluyor.

Bu alanlarda sağlanabilecek teknik desteğin, Suudi Arabistan'ın hava sahasına yönelik tehditleri daha erken belirlemesine ve savunma sistemlerini daha etkin kullanmasına katkıda bulunabileceği ifade ediliyor.

Trump'ın Husilere yönelik saldırı kararından vazgeçtiği öne sürüldü

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın Yemen'deki Husilere yönelik planlanan askerî müdahaleden son anda vazgeçtiği iddia edildi.

New York Times'ın haberine göre Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından Pentagon'a Husilere yönelik hava saldırısı hazırlığı yapılması talimatını verdi.

Ancak Trump'ın bir süre sonra kararını değiştirerek planlanan saldırıdan vazgeçtiği öne sürüldü.