Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüyle ilgili yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Güran ailesinin, cinayetin “faili meçhul” kapsamında yeniden değerlendirilmesi için yaptığı başvuru reddedildi.
Başvuruyla ilgili değerlendirmede, dosyada failler konusunda yargısal hükümlerin bulunduğuna ve mevcut delil durumunu değiştirecek yeni ve somut bir olguya ulaşılamadığına dikkat çekildi.
Üç sanığın cezası Yargıtay tarafından onandı
Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak hâlinde kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Söz konusu cezalar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı.
Nevzat Bahtiyar hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan verilen ceza, Yargıtay tarafından eyleminin “çocuğa karşı kasten öldürme suçuna yardım etme” niteliğinde olduğu gerekçesiyle bozuldu.
Bozma kararının ardından Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanan Bahtiyar, bu kez “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
“Failleri tespit edilememiş bir dava değil”
Güran ailesinin cinayetin “faili meçhul” kapsamında yeniden değerlendirilmesi yönündeki talebi, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından reddedildi.
Kararda, yargılama süreci ile sanıklara verilen cezalara işaret edilerek şu ifadelere yer verildi:
“Narin Güran cinayeti, failleri tespit edilememiş bir “faili meçhul” olay niteliğinde değildir. Dosyada cevabı aranan hususlar; faillerin kim olduğundan ziyade, olayın içerisinde bulunan kişilerin suskunluğu nedeniyle cinayetin hangi saikle ve bütün ayrıntılarıyla nasıl gerçekleştirildiğine ilişkindir”
Bakanlık başvurunun ayrıntılı incelendiğini açıkladı
Adalet Bakanlığı, Güran ailesinin başvurusunun reddedilmesine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yaptı.
Bakanlık bünyesinde geçmiş yıllarda faili belirlenemeyen suçların yeniden araştırılması amacıyla Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından, Güran ailesi ve başvuruda bulunan kişiler tarafından Narin Güran dosyasının da bu kapsamda incelenmesine yönelik çeşitli iddia ve taleplerin gündeme getirildiği belirtildi.
Bakanlık, başvurunun dosyada mahkûmiyet kararları bulunması gerekçe gösterilerek doğrudan reddedilmediğini, ileri sürülen iddialar ile yeni olduğu belirtilen hususların tamamının değerlendirildiğini bildirdi.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bu kapsamda aile fertleri ve başvuruda bulunan kişiler dinlenmiş; ileri sürülen tezler, alternatif olay senaryoları ve diğer iddialar soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki deliller, teknik incelemeler, bilirkişi raporları ve yargı kararlarıyla karşılaştırılarak ayrıntılı biçimde incelenmiştir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Narin Güran cinayetinin “faili meçhul” olduğunu ortaya koyan veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamamıştır”
Yargılama kamuoyunun yakın takibinde sürdü
Bakanlığın değerlendirmesinde, Narin Güran cinayetine ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın başından itibaren yoğun kamuoyu ve basın takibi altında yürütüldüğü de belirtildi.
Açıklamada şöyle denildi:
“Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 21 Ekim 2024 tarihinde hazırlanan iddianameyle dört sanığın iştirak hâlinde kasten öldürme suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/396 esasına kaydedilmiştir. Duruşmalar çok sayıda ulusal ve yerel basın mensubu tarafından yerinden takip edilmiş; sanık savunmaları, tanık beyanları, tarafların iddia ve savunmaları, teknik deliller, savcılık mütalaaları ve mahkeme kararları kamuoyunun gözü önünde tartışılmıştır. Yargılama sürecinde kamuoyundan veya taraflardan gizlenen bir süreç söz konusu olmamıştır”
İlk derece mahkemesi hangi kararları verdi?
Davanın görüldüğü yerel mahkemenin kararlarına da Bakanlık açıklamasında yer verildi.
26, 27 ve 28 Aralık 2024 tarihlerindeki duruşmaların ardından Yüksel Güran, Enes Güran ve Salim Güran’ın “iştirak hâlinde kasten öldürme” suçundan takdiri indirim uygulanmadan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.
Nevzat Bahtiyar’a ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme ayrıca tüm sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına hükmetti.
İstinaf cezaları değiştirmedi
Yerel mahkemenin kararının istinafa taşındığı belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvuruları düzeltilerek esastan reddedilmiş ve sonuç cezalar değiştirilmemiştir”
Temyiz incelemesinde ise Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Yüksel Güran, Enes Güran ve Salim Güran hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerini ayrı ayrı onadı.
Nevzat Bahtiyar hakkındaki hüküm ise eyleminin “çocuğa karşı kasten öldürme” suçuna yardım etme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozuldu.
Nevzat Bahtiyar’a bozma sonrası 17 yıl hapis
Yargıtayın bozma kararının ardından Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde Nevzat Bahtiyar hakkında yeniden yargılama yapıldı.
Mahkeme, 16 Nisan 2026 tarihinde Bahtiyar’ın “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” kapsamında 17 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.
“Failin bilinmemesi ile ayrıntıların bilinmemesi farklı”
Ailenin başvurusuna ilişkin değerlendirmede, “failin bilinmemesi” ile cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesinin birbirinden farklı hukuki ve maddi durumlar olduğunun altı çizildi.
Bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“‘Failin bilinmemesi’ ile ‘cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesi’ birbirinden farklı hukuki ve maddi durumlardır.
Narin Güran dosyasında failler konusunda yargısal hükümler kurulmuş ve üç sanık hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları Yargıtay tarafından onanmıştır.
Adalet Bakanlığınca yapılan incelemelerde de mevcut delil durumunu ve yargısal tespitleri değiştirecek, dosyanın faili meçhul suçlar kapsamında yeniden değerlendirilmesini gerektirecek yeni ve somut bir bulguya ulaşılamamıştır.
Adalet Bakanlığı, yargı mercilerinin bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, yeni ve somut her türlü bilgi ve delilin yetkili adli makamlarca değerlendirilmesini teminen üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam etmektedir.”







































