Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada kritik yeni detaylar ortaya çıktı. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, Rojin'in telefonunda kaybolduğu gün 19.04 ile 20.03 saatleri arasında hiçbir veri akışının bulunmadığını belirterek, olayın bu bir saatlik dilimde gerçekleştiğini düşündüklerini ve 20.03'ten sabah 09.00'a kadar olan veri akışının failler tarafından sağlandığı kanaatinde olduklarını açıkladı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te kaybolmuş, acı haber 18 gün sonra gelmişti. Kabaiş'in cansız bedeni Van Gölü sahilinde bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi'nin 10 Ekim 2025 tarihli raporunda, Kabaiş'in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki erkeğe ait DNA örneklerinin tespit edildiği belirtilmiş, soruşturma kapsamında 500'ün üzerinde kişiden alınan örnekler incelenmiş ancak henüz bir eşleşme sağlanamamıştı.

"JASAT'A DEVREDİLMESİNİ TALEP ETTİK"

Soruşturmadaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Avukat Karabulut, yaklaşık 600 kişiden DNA örneği alındığını, savcılığın bu incelemeyi 2 bin 500'ün üzerinde kişiyi kapsayacak şekilde genişletmeyi hedeflediğini söyledi. A Haber'e konuşan Karabulut, "Biliyorsunuz Rojin'in en mahrem bölgelerinden çıktı 2 erkeğe ait DNA'lar. 500'ün üzerinde 600'e yakın DNA örneği alındı. Hiçbirisi ile bir eşleşme yapılmadı. Olumsuz sonuçlar var şu ana kadar. Sayın savcının 2 bin 500 kişinin üzerinde bir DNA inceleme hedefi var. Dosyanın emniyetten alınıp Jasat'a verilmesini talep ettik. JASAT bu konularda biliyorsunuz daha uzman" ifadelerini kullandı.

"GÖLÜN ORTASINA ATILDIĞI DÜŞÜNCESİNDEYİZ"

Cinayetin işleniş şekli ve cesedin göle bırakılmasına ilişkin ulaştıkları senaryoyu da paylaşan Karabulut, olay günü bölgedeki deniz araçlarının da mercek altına alınmasını istediklerini belirtti: "Rojin'in canlı veyahut öldürülmesinin ardından kara aracıyla götürüldükten sonra Van Gölü'nün ortasına atıldığı düşüncesindeyiz. Böyle büyük bir olasılıktan yola çıkarak da deniz araçları üzerinde araştırılma yapılmasını talep ettik. Araştırmalar devam ediyor."

TELEFONDAKİ 1 SAATLİK KESİNTİ ŞÜPHE UYANDIRDI

Şu ana kadar İspanya ve Çin'e gönderilmesine rağmen henüz şifresi kırılamayan ve açılamayan cep telefonunun soruşturmanın en kritik noktası olduğu vurgulandı. Kabaiş'in kaybolduğu noktaya ulaşana kadar kesintisiz telefon görüşmesi yaptığını aktaran Karabulut, bu görüşmelerin WhatsApp veya Instagram üzerinden gerçekleştirilmiş olabileceğini kaydetti.

Ancak telefon incelemelerindeki asıl şüphe uyandıran detayın saat 19.04 ile 20.03 arasında yaşandığı belirtildi: "Ancak 19.04 ile 20.03 arası bir kesinti var. Veri akışı yok, hareketlilik yok cep telefonunda. Ne olduysa o esnada olduğu kanaatindeyiz. 20.03'ten sonra sabah 09.00'a kadar veri akışı Rojin'in internetinden tespit edilmiş."

"TELEFONU SABAHA KADAR FAİLLER KULLANDI"

20.03'ten ertesi sabah 09.00'a kadar tespit edilen internet kullanımının bizzat cinayeti işleyen şahıslar tarafından gerçekleştirildiğini savunan Karabulut, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Rojin'in cep telefonunun onu kaçıranlar ve o dakika itibariyle öldürenlerin ellerinde olduğu ve veri akışının onlar tarafından gerçekleştirildiği kanaati oluşmakta. Çünkü cep telefonu Rojin'in elinde olmuş olsaydı sabaha kadar arayanlar var kendisini. Rojin'in kaybolduğu gün yani 27 Eylül'e kadar ciddi sonuçların çıkacağına inanıyorum.”