Savaş alanlarında küçük insansız hava araçlarının yaygınlaşması, yakın hava savunmasında yeni çözümlere duyulan ihtiyacı artırdı. Türkiye'de geliştirilen Drone Kalkanı da özellikle mini İHA'lar, FPV sistemleri ve kamikaze dronlara karşı kullanılmak üzere hazırlandı.

Turaç'ın öncülük ettiği projede farklı şirketlerin teknoloji ve ürünleri tek sistemde buluşturuluyor. Derya Arms, Lasersan ve Urban Savunma'nın yanı sıra İstanbul Teknik Üniversitesi Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi de çalışmaya katkı sağlıyor. Böylece mühimmattan sensörlere, robotik sistemlerden hedef takibine kadar farklı yeteneklerin ortak bir yapı altında çalışması amaçlanıyor.

Yapay zekâ hedefi belirliyor

Drone Kalkanı'nın temel görevi yalnızca yaklaşan hava aracına müdahale etmek değil. Sistem önce tehdidi belirlemeye ve hareketini izlemeye odaklanıyor.

Elektro-optik ve akustik sensörlerden alınan veriler, yapay zekâ destekli algoritmalar tarafından işleniyor. Hedefin tespit edilmesi ve sınıflandırılmasının ardından hareketi takip ediliyor. İTÜ ARC'nin katkı sunduğu algoritmalar, hedefe yönelik atış çözümünün oluşturulmasında da görev alıyor.

Sensörlerin pasif çalışma özelliği ise sistemin enerji ihtiyacının ve kule üzerindeki yükün azaltılmasına yardımcı oluyor.

Asıl kritik bölüm hedef yaklaştığında başlıyor.

600 ila 800 metreden takibe alıyor

Drone Kalkanı, farklı algılayıcılardan topladığı verilerle küçük hava hedeflerini yaklaşık 600 ila 800 metre mesafeden izleyebiliyor. Dronun yaklaşık 150 metreye kadar yaklaşması hâlinde sistem üzerindeki iki silah eş zamanlı olarak devreye giriyor.

Müdahalede özel anti-dron mühimmatı kullanılıyor. Hedefin uçuş hattında oluşturulan saçma dağılımıyla dronun fiziksel olarak etkisiz hâle getirilmesi amaçlanıyor.

Bu yöntemin geliştirilmesinde yeni nesil FPV dronların haberleşme teknolojileri de etkili oldu. Fiber optik bağlantıyla kontrol edilen bazı FPV sistemleri, radyo frekansına dayalı elektronik karıştırma yöntemlerinden etkilenmeyebiliyor. Drone Kalkanı ise tehdide elektronik olarak müdahale etmek yerine fiziksel imha seçeneği sunuyor.

Müdahale için 6 saniye kalabiliyor

Küçük dronların ulaştığı hız, savunma sistemleri açısından zaman faktörünü öne çıkarıyor.

Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş'ın verdiği bilgilere göre bazı FPV dronlar saatte yaklaşık 180 kilometre hıza ulaşabiliyor. Yük taşıyan bir dronun saatte yaklaşık 120 kilometre hızla ilerlediği senaryoda ise tehdidin tespit edilmesinden müdahaleye kadar kalan süre yaklaşık 6 saniyeye düşebiliyor.

Bu kısa süre, sistemin hedef ortaya çıktıktan sonra hazırlanmaya başlaması yerine müdahaleye hazır durumda tutulmasını gerekli kılıyor. Drone Kalkanı'nın çalışma yapısı da hızlı tepki verebilme ihtiyacına göre şekillendiriliyor.

Sistemin kullanım alanı sabit tesislerle sınırlı değil.

Kompakt yapısı sayesinde Drone Kalkanı'nın askerî kara araçlarına, insansız kara platformlarına ve deniz araçlarına entegre edilmesi planlanıyor. Böylece hem hareket hâlindeki unsurların hem de kritik noktaların küçük İHA saldırılarına karşı korunması hedefleniyor.

İlk gösterim MÜSİAD EXPO'da

Drone Kalkanı'nın kamuoyu önündeki ilk gösterimi İstanbul'da yapılacak. Sistem, 23-26 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek MÜSİAD EXPO 2026'da sergilenecek.

Proje henüz geliştirme ve test sürecinde bulunuyor. Mevcut takvime göre çalışmaların tamamlanmasının ardından Drone Kalkanı'nın 2026 yılı sonuna kadar operasyonel kullanıma ve seri üretime hazır hâle getirilmesi hedefleniyor.

Mini İHA ve FPV sistemlerinin sahadaki kullanımının yaygınlaşması, bunlara karşı geliştirilen teknolojileri de savunma sanayisinin yeni çalışma alanlarından biri hâline getirdi. Drone Kalkanı projesinde ise Türkiye'deki mühimmat, sensör, robotik ve yapay zekâ kabiliyetlerinin tek bir yakın savunma çözümünde buluşturulması hedefleniyor.