MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Fon soruşturması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başta olmak üzere belediyelere yönelik yargı süreçleri ve Türkiye ekonomisine ilişkin konuşan Bahçeli, suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vereceğini söyledi. Bahçeli, konuşmasında Terörsüz Türkiye süreci, Türk milliyetçiliği ve Kıbrıs meselesine de değindi.
İstanbul'daki sel felaketine ilişkin başsağlığı mesajı
Konuşmasına İstanbul'da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan Bahçeli, yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, afetten etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Afetle mücadelede görev alan kurumlara teşekkür eden Bahçeli, yaşananların planlama, risk yönetimi ve önleyici tedbirlerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye'nin afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
Fon soruşturmasında en güçlü yaptırım mesajı
Geçtiğimiz haftadan bu yana fon soruşturması ile başta İBB olmak üzere çeşitli belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin yargı süreçlerinin devam ettiğini hatırlatan Bahçeli, manipülatörlerin ekonomiyi hedef aldığını savundu.
Fon soruşturmasına ilişkin hukuki sürecin kararlılıkla yürütüleceğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"Fon soruşturmasına ilişkin hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar elbette uygulanacaktır. Bunlar bir arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmelidir."
Suçluların ortaya çıkarılarak hukuk önünde hesap vereceğini söyleyen Bahçeli, adaletin yalnızca suçluları cezalandırmakla sınırlı olmadığını, masumların haklarının korunmasını da gerektirdiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fahiş kazançların bedelinin ödetileceğine yönelik açıklamasının adalete duyduğu güveni artırdığını dile getiren Bahçeli, mevcut sorunlara rağmen Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üzerinde bulunduğunu savundu.
Belediyelerdeki soruşturmalara ilişkin açıklama
İBB ve diğer belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarını da değerlendiren Bahçeli, kamu ilişkileri üzerinden ortaya çıkan usulsüzlükleri ahlaki açıdan eleştirdi.
Yargılamalar devam ederken siyasi tartışmalar üzerinden kişisel gündem oluşturulması yerine iddialara hukuki zeminde yanıt verilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, mahkemelerin siyasi gösteri alanı olmadığını vurguladı.
Mahkemelerde savunma hakkının esas alınması gerektiğini ifade eden MHP lideri, toplumun adaletin yerini bulmasını beklediğini söyledi.
Basın özgürlüğü konusunda uyarı
Konuşmasında medya kuruluşlarının sorumluluklarına da değinen Bahçeli, basın özgürlüğünün suç işleme hakkı anlamına gelmediğini belirtti.
Medya kuruluşlarının hukuk karşısında sorumluluk taşıdığını söyleyen Bahçeli, basın özgürlüğü savunulurken hukuka aykırı eylemlerin görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin mesaj
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, huzur ve güven ortamını bozmayı amaçlayan girişimlere izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algılara ve FETÖ bağlantılı hesaplardan yapılan kışkırtmalara karşı dikkatli olunmasını isteyen Bahçeli, vatandaşların resmi açıklamaları esas alması gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin güvensizlik üzerinden yönlendirilen toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılmasına yönelik girişimlerin önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Türk milliyetçiliği üzerinden sert eleştiriler
Konuşmasının bir bölümünü Türk milliyetçiliği ve MHP'ye yönelik eleştirilere ayıran Bahçeli, 12 Eylül darbesinin ardından Türk milliyetçiliği düşüncesini ve partisini hedef alan girişimlerin bugün farklı yöntemlerle sürdürüldüğünü savundu.
İdeolojik manipülasyonlar ve beşinci kol faaliyetleriyle milliyetçi hareketin hedef alındığını öne süren Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci yüzyılında milliyetçi ülkücü hareketi etkisizleştirmek isteyen çevreleri eleştirdi.
Türk milliyetçiliğinin etnik şovenizm ve ırkçılıkla ilişkilendirilmesine karşı çıkan Bahçeli, gençlerin millî duygularının siyasi amaçlarla istismar edildiğini savundu. Milliyetçilik iddiasıyla hareket eden bazı çevrelerin asıl hedefinin MHP karşıtlığı olduğunu ileri sürdü.
Bahçeli, bu çevrelere yönelik şu soruları yöneltti:
"Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar, siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz? Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler, siz hangi ağızların kelamısınız?"
Türk gençliğinin millî hassasiyetlerini siyasi pazarlıklara konu edenleri de eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin açığa çıkması halinde gençlerin tepkisiyle karşılaşacağını söyledi.
Ülkücülere birlik çağrısı
Kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlayanlara seslenen Bahçeli, farklı siyasi çevrelerde yanlış tercihler yapılmaması gerektiğini belirterek birlik çağrısında bulundu.
Milliyetçi ülkücü hareketin ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesini isteyen Bahçeli, lider ülke Türkiye idealinin birlikte hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin kurumsal temsilcisinin Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu vurguladı.
Gençlere Avrupa'daki gelişmeler üzerinden uyarı
MHP lideri, gençlere yönelik mesajında Fransa'da başlayarak Avrupa'nın geneline yayıldığını belirttiği gelişmelere dikkat çekti.
Bahçeli, Türk gençliğinin bu gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunduğu karanlık senaryolara kapılmaması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs konusunda egemenlik vurgusu
Konuşmasının son bölümünde Doğu Akdeniz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile ilgili gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, KKTC temsilcileri ile Rum tarafı arasındaki temasların yakından takip edildiğini belirtti.
Rum basınında yer alan ve yalanlanmadığını ifade ettiği, Kapalı Maraş'ın Birleşmiş Milletler yönetimine devredilmesi ve Gazi Mağusa Limanı'nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesi yönündeki kararları eleştirdi.
Bu gelişmelerin Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları açısından ciddi bir tablo ortaya koyduğunu savunan Bahçeli, birleşik bir Kıbrıs federasyonu fikrine karşı çıktı.
Rum yönetiminin İsrail'in Kıbrıs'taki karakolu olma rolünü üstlendiğini öne süren Bahçeli, KKTC'de yaşayan Türk toplumuna dikkatli olma çağrısında bulundu.
Kıbrıs'ın Türk kimliğini ve egemenliğini vurgulayan Bahçeli, adanın geleceğine ilişkin tutumunu koruyacaklarını ifade etti.









































