Bu ülkelerin spor mirası ise farklı bayraklar altında varlığını sürdürüyor.
Olimpiyat tarihinde artık var olmayan devletlerin kazandığı yüzlerce madalya bulunuyor. Savaşlar, siyasi ayrılıklar ve birleşmeler sonucunda ülkelerin sınırları yeniden çizilirken spor dünyasında da önemli değişimler yaşandı.
Bir dönem aynı milli takımda yarışan sporcular farklı ülkeleri temsil etmeye başladı. Yıllarca oluşturulan spor altyapısı ve antrenörlük birikimi ise yeni devletlerin uluslararası başarılarında etkili oldu.
SOVYETLER BİRLİĞİ'NİN OLİMPİYAT MİRASI
1952 Helsinki Olimpiyatları'yla organizasyona katılan Sovyetler Birliği, ilerleyen yıllarda ABD ile madalya sıralamasında büyük bir rekabete girdi. Jimnastik, güreş, halter ve atletizmde yetiştirdiği şampiyonlarla olimpiyat tarihinin en başarılı ülkeleri arasına yerleşti.
1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılması, spor dünyasında da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Kazakistan ve Özbekistan başta olmak üzere eski Sovyet cumhuriyetleri bağımsız milli takımlarını oluşturdu.
1992 Barselona Olimpiyatları'nda eski Sovyet cumhuriyetlerinin büyük bölümü Birleşik Takım adıyla yarıştı. Organizasyonu 45 altın, 38 gümüş ve 29 bronz olmak üzere 112 madalyayla tamamlayan takım, madalya sıralamasında ilk sırayı aldı.

YUGOSLAVYA'NIN BASKETBOL GELENEĞİ
Yugoslavya, basketbolun yanı sıra hentbol ve sutopunda da uluslararası başarılarıyla tanınıyordu. Erkek basketbol milli takımı, 1980 Moskova Olimpiyatları'nda altın madalyaya ulaşarak ülkenin spor tarihine geçti.
1990'lı yıllardaki parçalanmanın ardından Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya gibi ülkeler kendi milli takımlarıyla uluslararası organizasyonlara katılmaya başladı.
Hırvatistan'ın 1992 Barselona Olimpiyatları'nda kazandığı basketbol gümüşü, Slovenya'nın 2017 Avrupa şampiyonluğu ve Sırbistan'ın uluslararası turnuvalardaki dereceleri, bölgedeki köklü basketbol geleneğinin yeni ülkelerde de sürdüğünü gösterdi.

ÇEKOSLOVAKYA'DAN İKİ AYRI SPOR ÜLKESİNE
1993 yılında Çekya ve Slovakya olarak ikiye ayrılan Çekoslovakya, olimpiyat tarihinde önemli başarılara imza atmıştı.
Ülkenin en tanınmış sporcularından Emil Zátopek, 1952 Helsinki Olimpiyatları'nda 5 bin metre, 10 bin metre ve maratonda altın madalya kazanarak tarihe geçti.
Ayrılıktan sonra Çekya, atletizm ve çeşitli bireysel branşlarda olimpiyat şampiyonları yetiştirdi. Slovakya ise özellikle kano slalomunda elde ettiği derecelerle öne çıktı. Çekoslovakya döneminde kazanılan madalyalar tarihsel kayıtlarda eski ülkenin adıyla kaldı.

DOĞU ALMANYA'NIN BAŞARILARINA DOPİNG GÖLGESİ
Yaklaşık 16 milyon nüfusa sahip Doğu Almanya, özellikle 1970'li ve 1980'li yıllarda olimpiyatların en güçlü ülkelerinden biriydi. Yüzme, atletizm ve kürekte elde ettiği madalyalarla nüfusuna oranla dikkat çekici bir başarı yakaladı.
1990'da Almanya'nın birleşmesinin ardından açığa çıkan belgeler, Doğu Almanya'nın devlet destekli sistematik doping programını ortaya koydu. Çok sayıda sporcunun, sağlıkları üzerindeki etkileri konusunda yeterince bilgilendirilmeden performans artırıcı maddeler kullandırıldığı belirlendi.
MADALYALAR YENİ DEVLETLERE DEVREDİLMİYOR
Uluslararası Olimpiyat Komitesinin tarihsel sonuçlarında madalyalar, kazanıldıkları dönemde temsil edilen ülke veya takım adına kaydediliyor. Sovyetler Birliği'nin başarıları doğrudan Rusya'ya, Yugoslavya'nın madalyaları Sırbistan'a, Çekoslovakya'nın dereceleri de Çekya veya Slovakya'ya aktarılmıyor.
Siyasi değişimlerle ülkelerin isimleri ve sınırları değişse de spor altyapıları, yetiştirilen antrenörler ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi birikimi varlığını koruyor. Dünya haritasından silinen devletlerin olimpiyat başarıları, hem tarihsel kayıtlarda hem de ardıl ülkelerin spor geleneklerinde iz bırakmayı sürdürüyor.





































