ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran'la yaşanan çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri durum ve Rusya-Ukrayna Savaşı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Washington yönetiminin bölgede yedi aydır askeri faaliyet yürüttüğünü belirten Trump, İran'a yönelik yeni operasyonların gündeme gelebileceği mesajını verdi.

Trump'ın açıklamalarında Vietnam Savaşı'na yaptığı gönderme öne çıktı. ABD'nin geçmişte yaşadığı askeri kayıplarla mevcut durumu karşılaştıran Amerikan Başkanı, Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrol sağladıklarını savundu.

Trump'tan Vietnam Savaşı üzerinden İran'a mesaj

İran'la ilgili soruları yanıtlayan Trump, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının yedi aydır sürdüğünü söyledi.

Trump, "7 aydır oradayız, 18 can kaybettik ve bölge üzerinde tam kontrole sahibiz." ifadelerini kullandı.

Vietnam Savaşı sırasında binlerce Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Trump, kendi yönetimi dönemindeki çatışmalarda ise 18 asker kaybettiklerini belirtti. ABD Başkanı, bu karşılaştırmayı yaparken Hürmüz Boğazı'nda kontrolün Washington yönetiminde olduğunu ileri sürdü.

Bölgedeki çatışmaların düşük yoğunlukta devam ettiğini savunan Trump, İran'ın zaman zaman roket ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini söyledi.

Trump, "Arada sırada bir roket fırlatabiliyorlar. Bir insansız hava aracı (İHA) üzerimize geliyor, metal bir cisme çarpıp sekiyor ya da çoğu zaman biz onu düşürüyoruz. Evet, düşürüyoruz; ancak uzun zamandır kimse hayatını kaybetmedi." dedi.

ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol iddiasına ilişkin açıklamaları, Washington yönetiminin bölgedeki askeri faaliyetlerine yönelik değerlendirmeleri arasında yer aldı.

"Belki de İran'ın geri kalanını yok etmek zorunda kalabilirim"

Trump, İran'la yaşanan gerilimin geçmişine ilişkin değerlendirmesinde 1979 yılına işaret etti.

İran yönetimini yıllardır çok sayıda Amerikalının ölümünden sorumlu tutan Trump, iki ülke arasındaki çatışmanın başlangıcını da bu tarihle ilişkilendirdi.

ABD Başkanı, "Savaşı başlatan taraf onlardı. Muhtemelen 1979'da başlattılar. Evet, her şey o zaman başladı." ifadelerini kullandı.

Basın toplantısında İran'a karşı daha kapsamlı askeri adımlar atılıp atılmayacağı da gündeme geldi.

Trump, "Mümkünse ülkenin geri kalanını yok etmek istemem. Ancak belki de bunu yapmak zorunda kalabilirim. Yakında öğrenirsiniz." diye konuştu.

İran'ın yeniden inşasının 25 yıl süreceğini öne süren Trump, ABD'nin olası yeni askeri adımlara hazır olduğunu savundu.

"İran meselesinin geri kalanını halletmemiz gerekirse, tamamen hazır ve tetikteyiz." sözleriyle Washington yönetiminin tutumunu yineledi.

Putin'in arabuluculuk teklifine İran'dan ret

Trump'ın askeri tehditlerinin gündeme geldiği süreçte, ABD ile İran arasında doğrudan müzakerelerin başlatılmasına yönelik diplomatik girişimlere ilişkin yeni bilgiler de paylaşıldı.

İran Yüksek Siber Uzay Konseyi Üyesi İzzetullah Zergami, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Washington ile Tahran arasında doğrudan görüşmeler yapılması için arabuluculuk teklifinde bulunduğunu açıkladı.

İran devlet televizyonuna konuşan Zergami, Putin ile İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai arasında 2 Kasım'da gerçekleştirilen telefon görüşmesinin ayrıntılarını aktardı.

Zergami'nin verdiği bilgilere göre ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Putin ile yaptığı görüşmede Washington yönetiminin İran'la doğrudan müzakerelere başlamak istediğini iletti.

Witkoff'un bu süreçte Rusya'dan arabuluculuk yapmasını talep ettiği belirtildi.

Tahran doğrudan müzakere önerisini kabul etmedi

İranlı yetkili Zergami, ABD yönetiminin artık arabuluculara ihtiyaç duymadan İran'la yüz yüze görüşmek istediğini Putin'e bildirdiğini söyledi.

Bu talebin ardından Rusya Devlet Başkanı'nın Tahran'a iki temsilci gönderdiğini aktaran Zergami, söz konusu temsilcilerin İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile görüştüğünü belirtti.

Görüşmede Putin'in, İran yönetiminden ABD ile doğrudan müzakereler konusunda olumlu yanıt vermesini istediği kaydedildi.

Zergami, Washington'un teklifinin 2 Kasım'da Putin ile Rızai arasında yapılan telefon görüşmesinde ele alındığını ancak Tahran yönetiminin öneriyi kabul etmediğini ifade etti.

Böylece ABD'nin Rusya aracılığıyla ilettiği doğrudan müzakere talebi, İran tarafından reddedilmiş oldu.

Trump'ın İran'a yönelik askeri açıklamaları ile Tahran'ın müzakere teklifini reddetmesi, iki ülke arasındaki gerilimin sürdüğü dönemde yaşanan son gelişmeler arasında yer aldı.