Tasarruf finansman şirketleri ve yatırım fonlarına yönelik soruşturmalar sürerken, bu kuruluşların reklamlarında rol alan ünlü isimlerin sorumluluğu da gündeme geldi. Katılımevim operasyonuyla yeniden tartışılmaya başlanan konuya ilişkin hukukçular, reklam yüzü olmanın hangi koşullarda hukuki sonuç doğurabileceğine dikkat çekti.
Tüketiciler Birliği Başkanı ve hukukçu Hasan Oğuz Altınkaynak, şirketlerin yanıltıcı tanıtımlarında yer alan tanınmış kişilerin, gerçeğe aykırı vaatlerde bulunduklarının belirlenmesi hâlinde tazminat ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Ünlülere hangi durumda tazminat sorumluluğu doğabilir?
Türkiye Gazetesi’nden Gamze Erdoğan’a konuşan Altınkaynak, bir oyuncunun reklamda yer almasının ötesinde, yanıltıcı vaatleri bilerek kullanıp kullanmadığının önem taşıdığını belirtti.
Altınkaynak, cezai sorumluluğun hangi koşullarda gündeme gelebileceğini şu sözlerle anlattı:
" Oyuncunun gerçeğe aykırı vaatleri bilerek kullanması ve mağdurların sisteme katılmasına bilinçli biçimde katkı sağlaması hâlinde cezai sorumluluk doğabilir."
Şirketin mali durumunun ve verilen sözlerin yerine getirilip getirilemeyeceğinin bilinmesinin de değerlendirmede etkili olabileceğini ifade eden Altınkaynak, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Oyuncu, şirketin ödeme güçlüğünü veya vaatlerini yerine getiremeyeceğini bildiği hâlde reklamlara devam etmiş; 'Paranız güvende', 'Teslimat kesin' veya 'Ben de bu sisteme yatırım yaptım' gibi gerçeğe aykırı kişisel güvenceler vermişse cezai sorumluluk tartışılabilir."
Reklam anlaşmaları ve kazanç modeli de incelenebilir
Altınkaynak, reklam yüzü olan kişinin şirketle kurduğu ilişkinin yalnızca kamera karşısındaki rolüyle sınırlı değerlendirilemeyeceğine işaret etti.
Ünlü ismin elde ettiği kazancın müşteri sayısına veya toplanan paraya bağlı olmasının ve reklam stratejisinin hazırlanmasına katılmasının önemli olabileceğini belirten Altınkaynak, şu ifadeleri kullandı:
"Müşteri sayısına veya toplanan paraya bağlı kazanç elde edilmesi ve yanıltıcı reklam stratejisinin şirket yöneticileriyle birlikte belirlenmesi de önemli deliller oluşturur. Delillere göre ünlülere tazminat sorumluluğu doğabilir."
Şirket yöneticileriyle birlikte hareket edilirse ne olur?
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 37. maddesine de değinen Altınkaynak, hileli reklam ve müşteri kazanma sisteminin hazırlanmasında belirleyici rol üstlenen kişilerin hukuki durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Altınkaynak, "Şirket yöneticileriyle birlikte hileli reklam ve müşteri kazanma sistemini planlayan, uygulanmasına yön veren ve suçun icrasında belirleyici rol üstlenen kişi, TCK'nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak değerlendiriliyor." dedi.
Reklamda oynamak tek başına suç sayılır mı?
Altınkaynak, bir reklam filminde rol almanın tek başına suç oluşturmayacağını da vurguladı. Hukuki değerlendirmede oyuncunun kastının ve olası suça somut katkısının araştırılması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda reklam sözleşmeleri, yazışmalar, ödeme kayıtları, toplantı tutanakları, oyuncuya yapılan uyarılar ve reklamda kullanılan ifadelerin incelenebileceğini ifade etti.
Altınkaynak’ın açıklamalarına göre, reklam yüzü olan ünlülerin sorumluluğu, yalnızca tanıtımda yer almalarına değil; yanıltıcı vaatleri bilip bilmediklerine, bu vaatleri nasıl kullandıklarına ve şirketin faaliyetlerine ne ölçüde katkı sağladıklarına ilişkin delillere bağlı olarak değerlendirilebilecek.



























