Oregon Üniversitesi ile Kaliforniya Üniversitesi San Diego’dan bilim insanlarının hazırladığı çalışma, hakemli Aging dergisinde yayımlandı. Ekip, yaşlanma araştırmalarında sık kullanılan Caenorhabditis elegans adlı mikroskobik solucanları inceledi.
Çalışmanın merkezinde DAF-2 adı verilen gen vardı. Bu gen, insülin/IGF-1 sinyal sisteminde görev yapan bir reseptörü kodluyor. Bilim insanları özel bir yöntem kullanarak DAF-2 reseptörünün etkisini azalttı ve bunun yaşam süresine nasıl yansıdığını takip etti.
Erkeklerde fark çok daha büyük çıktı
DAF-2’nin tüm vücuttaki etkisi azaltıldığında erkek solucanların ortalama ömrü yüzde 446 uzadı. Hermafroditlerdeki artış ise yüzde 109’da kaldı.
Bir başka veri de iki grup arasındaki farkı ortaya koydu. Kontrol grubunda erkeklerin yalnızca yüzde 10’unun hayatta kaldığı yaş 15 gündü. Müdahale uygulananlarda bu süre 106 güne çıktı.
Bilim insanları, bu sonucu C. elegans üzerinde tek bir müdahaleyle elde edilen en büyük yaşam süresi artışlarından biri olarak tanımladı.
Bağırsakta uzattı, üreme hücrelerinde kısalttı
Deneyin ikinci bölümünde DAF-2 yalnızca belirli dokularda hedef alındı. Burada sonuç değişti.
Reseptörün bağırsaktaki etkisinin azaltılması erkeklerin ortalama yaşam süresini yüzde 69,2 artırdı. Üreme hücrelerinde yapılan işlem ise tam tersine ömrü yüzde 18,8 kısalttı. Nöronlarda ve dış dokularda belirgin bir fark ortaya çıkmadı.
Bu tablo, aynı genetik müdahalenin vücudun farklı bölgelerinde aynı sonucu vermediğini gösterdi.
İleri yaşlarda üreme yeteneklerini de korudular
Ekip yalnızca solucanların kaç gün yaşadığına bakmadı. Yaşlandıklarında vücut işlevlerini ne kadar koruyabildikleri de araştırıldı.
Bunun için erkeklerin çiftleşme başarısı takip edildi. Normal şartlarda yaş ilerledikçe bu yetenek hızla azalıyor. DAF-2’nin bütün vücutta hedef alındığı erkekler ise daha ileri yaşlara kadar üreme kapasitesini korudu.
Yaşlı erkeklerde görülen bir kuyruk hareket bozukluğuna da daha az rastlandı. Bu sorun çiftleşme sırasında gerekli hareketleri zorlaştırıyor.
İnsanlarda aynı sonucu vereceği anlamına gelmiyor
Ortaya çıkan yüzde 446’lık artış oldukça yüksek olsa da deney insanlarda yapılmadı. C. elegans, yaşlanmanın temel işleyişini anlamak için laboratuvarlarda kullanılan bir model canlı.
Bu nedenle sonuçlar, insanlarda insülin veya IGF-1 sinyalinin azaltılmasının ömrü benzer şekilde uzatacağı anlamına gelmiyor.
Çalışmanın asıl önemi başka bir noktada. Bulgular, yaşlanmayı etkileyen aynı biyolojik yolun cinsiyete ve müdahale edilen dokuya bağlı olarak çok farklı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.




















