Türkiye’nin depremselliğinde Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu’daki aktif fay sistemleri önemli rol oynuyor. Geçmişte yaşanan yıkıcı depremler; yapı güvenliği, zemin koşulları ve afet hazırlığının can ve mal kayıplarının azaltılmasındaki önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Türkiye, bulunduğu tektonik konum nedeniyle deprem tehlikesinin yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Ülkenin kuzeyinden geçen Kuzey Anadolu Fay Sistemi ile doğu ve güneydoğusundaki Doğu Anadolu Fay Sistemi, Türkiye’nin başlıca aktif fay sistemleri arasında bulunuyor. Batı Anadolu’da ise çok sayıda aktif fay bulunması bölgenin depremselliğini artırıyor.

AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası, deprem tehlikesini en büyük yer ivmesi değerleri üzerinden ortaya koyuyor. Ancak deprem tehlikesi ile deprem riski aynı anlamı taşımıyor. Bir bölgede meydana gelebilecek kayıpların boyutunda yapı stokunun dayanıklılığı, zemin özellikleri, nüfus yoğunluğu ve afetlere hazırlık düzeyi de belirleyici oluyor.

Türkiye’nin yakın tarihi de depremlerin yaratabileceği yıkımı gözler önüne seriyor. 1939 Erzincan, 1999 Marmara, 2011 Van, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, farklı bölgelerde ağır can ve mal kayıplarına yol açtı.

Depremlerin önüne geçmek mümkün olmasa da olası kayıpları azaltmak mümkün. Depreme dayanıklı yapılaşmanın yaygınlaştırılması, mevcut yapı stokunun güvenli hâle getirilmesi ve toplumun afetlere hazırlık düzeyinin artırılması, deprem riskinin azaltılmasında kritik önem taşıyor.