Giresunlu akademisyenler Emre Çolak ve Rabia Yayla, Türkiye’nin geleceğin enerji teknolojileri arasında gösterilen yeşil hidrojen alanındaki yol haritasına ışık tutan bilimsel çalışmaya imza attı. Uluslararası dergi International Journal of Hydrogen Energy’de yayımlanan çalışmada; Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil hidrojenin 6,6 milyar dolarlık potansiyele ulaşabileceği öngörüldü. Çolak, “2053 yılı için öngörülen 70 Gigawatt elektroliz kapasitesini esas alan hesaplamalarımızda yaklaşık 6 milyon ton hidrojen üretim potansiyeline ulaştık” dedi.

Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı
Çalışmada yeşil hidrojen entegrasyonunda gübre ve amonyak, petrol ve rafineri ile demir-çelik sektörleri temel odak alanları olarak belirlendi. Çolak, çalışmalarında Güney Marmara, Trakya, İzmir Aliağa, Hatay İskenderun ve Konya Karapınar bölgelerini değerlendirdiklerini söyledi. Güney Marmara’nın hidrojen vadilerine yönelik çalışmaları, Trakya’nın Avrupa pazarına yakınlığı ve lojistik avantajları, İzmir Aliağa'nın rafineri ve liman altyapısı, Hatay İskenderun’un demir-çelik sanayisi ve Konya Karapınar’ın güneş enerjisi potansiyeli nedeniyle öne çıktığını belirten Çolak, yatırım kararlarında bölgesel özelliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı
Türkiye'nin ulusal hidrojen politikasındaki 2030, 2035 ve 2053 hedeflerini değerlendiren Emre Çolak, 2053 yılı için öngörülen 70 Gigawatt (GW) elektroliz kapasitesi üzerinden yapılan hesaplamaları aktardı. Çalışmalarının yayımlanmasıyla kamuoyundan da çok olumlu dönüşler aldıklarını dile getiren Çolak, "Çalışmamızda Türkiye’nin yeşil hidrojen üretim potansiyelinden ziyade, hidrojenin hangi sektörlerde kullanılması ve hangi bölgelere yatırım yapılmasının daha uygun olacağını ele aldık. Ayrıca bu tercihleri ekonomik sürdürülebilirlik açısından değerlendirebilmek amacıyla stratejik bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk. 70 GW elektroliz kapasitesini esas alan hesaplamalarımızda yaklaşık 6 milyon ton hidrojen üretim potansiyeline ulaştık. Verim kayıpları dikkate alındığında dahi yaklaşık 100 teravatsaatlik (TWh) elektrik enerjisi elde edilebileceğini hesapladık. Bu miktar Türkiye'nin mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 28'ini karşılayabilecek düzeyde ve piyasa değeri yaklaşık 6,6 milyar doları buluyor" dedi.
Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı
TED Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan ve sürdürülebilirlik alanında 3 yıldır Emre Çolak ile ortak çalışmalar yürüten Rabia Yayla da ilk kez enerji alanında makale yayımlamanın gururunu yaşadığını söyledi. Yayla, "Türkiye coğrafi konumu açısından, sanayi açısından ve teknolojik durumları açısından tabii ki de ileride söz sahibi olabilir, fakat bununla sınırları değildir. Eğer Türkiye biraz daha teknolojiyi geliştirip altyapısını güçlendirirse ve farklı hidrojen alanlarında bazı yapılandırmaları düzeltebilir ve biraz hani ekonomik açıdan da kendisini güçlendirebilirse, evet ileriye dönük Türkiye dünyada söz sahibi olabilir. Ancak şu an için bir kesinlik vermiyoruz. Çünkü önce altyapı alanlarında bazı düzeltmeler olması gerekiyor. Bizler daha temiz ve az karbonlu bir çevre oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye coğrafi konumu, sanayisi ve teknolojik potansiyeliyle gelecekte dünyada söz sahibi olabilir. Bunun için altyapı ve ekonomik koşulların güçlendirilmesi gerekiyor. Geleceğe yönelik projelerimizi yapay zeka üzerine tasarlamayı planlıyoruz, şu an bunun altyapı çalışmalarını sürdürüyoruz" diye konuştu.
Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı
Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı
Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı
Giresunlu akademisyenlerden Türkiye’nin yeşil hidrojen stratejisine uluslararası katkı