Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TÜGİAD Ankara Buluşması Programı'nda ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyon, fon piyasası ve Türk lirası hakkında mesajlar veren Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını vurguladı.
Karahan, jeopolitik gelişmelerin ve arz kaynaklı şokların enflasyon üzerindeki etkisinin sürdüğünü, buna karşılık iç talepteki yavaşlamanın fiyat artış hızının düşürülmesine katkı sağladığını belirtti.
Enflasyonla mücadelede sıkı politika sürecek
Enflasyondaki düşüşün son dönemde hız kaybettiğine dikkat çeken Karahan, enerji fiyatlarının fiyat istikrarı üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini ifade etti.
Doğal gaz fiyatlarının savaş öncesi seviyelerin üç katına yükseldiğini belirten Karahan, eşel mobil uygulamasının fiyat artışlarının etkisini sınırladığını söyledi.
Mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminde yükseliş görüldüğünü, haziran ayında ise gerileme başladığını aktaran Karahan, ekim verilerinin dezenflasyon sürecinin devamına işaret ettiğini kaydetti.
Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığın sürdürüleceğini bildirdi.
Kira enflasyonu yüzde 40'ın altına indi
TCMB Başkanı Karahan, kira fiyatlarındaki artış hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığını açıkladı.
Bir yıl önce yüzde 66 seviyesinde bulunan yıllık kira enflasyonunun yüzde 40'ın altına gerilediğini belirten Karahan, bu gelişmenin hizmet enflasyonundaki düşüşü desteklediğini söyledi.
Yeni kiralama fiyatlarının TÜİK verilerine yansımaya başladığını ifade eden Karahan, kira enflasyonundaki gerilemenin önümüzdeki dönemde de devam etmesinin beklendiğini dile getirdi.
Fon piyasasına yönelik tedbirler devrede
Karahan'ın açıklamalarında fon piyasasında yaşanan hareketlilik de önemli yer tuttu.
Finansal piyasalardaki gelişmeler doğrultusunda likidite imkânlarının yeniden değerlendirildiğini belirten Karahan, bu kapsamda teminat iskonto oranlarının düşürüldüğünü, haftalık repo miktarının artırıldığını ve bankaların limitlerinin yükseltildiğini açıkladı.
Fonlardan yaşanan çıkışların özel sektör tahvillerine yönelik talebi azalttığını belirten Karahan, finansal istikrar ve likidite koşullarının yakından izleneceğini, ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirlerin alınacağını bildirdi.
Türk lirasının payı yüzde 61'i aştı
Türk lirasına olan güvenin güçlü şekilde devam ettiğini ifade eden Karahan, TL mevduatlarda artış yaşandığını söyledi.
Para piyasası fonlarından gerçekleşen çıkışların büyük bölümünün Türk lirası mevduat hesaplarına yöneldiğini belirten Karahan, TL'nin finansal sistemdeki payının yüzde 61'in üzerinde kalmayı sürdürdüğünü açıkladı.
Karahan, bu gelişmenin Türk lirasının finansal sistemdeki ağırlığının korunduğunu gösterdiğini ifade etti.
İç talepte zayıflama, ithalatta yavaşlama
Ekonomik faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karahan, iç talebin zayıf seyrini sürdürdüğünü söyledi.
Ekim ayı verilerine göre ihracatın bir miktar ivme kaybetmesine rağmen güçlü görünümünü koruduğunu belirten Karahan, iç talepteki yavaşlamanın ithalatı sınırladığını aktardı.
Tüketim ve yatırım malları ithalatının yatay seyrettiğini, ara malı ithalatında ise artış yaşandığını ifade eden Karahan, cari açığın millî gelire oranının yataya yakın ilerlediğini kaydetti.
Rezervlerde 30 milyar dolarlık altın etkisi
Merkez Bankası rezervlerinde yaşanan gerilemeye de değinen Karahan, düşüşün 30 milyar dolarlık bölümünün altın fiyatlarındaki değişimden kaynaklandığını açıkladı.
Jeopolitik risklerin devam ettiğini vurgulayan Karahan, enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların korunması için ihtiyatlı para politikası yaklaşımının sürdürüleceğini belirtti.






































