İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık", "Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'na Muhalefet", "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma", "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma" ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçlarından 4 farklı soruşturma başlatıldı.
Soruşturmalar kapsamında MASAK raporları ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mali Analiz Raporları incelendi. Şüphelilerin ve şirketlerin tespitine yönelik araştırmaların yanı sıra Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından da inceleme yapıldı.
Elde edilen bulgulara göre İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetilen organizasyonda önce farklı ülkelerde operasyondan sorumlu kişiler belirlendi. Ardından bu kişiler tarafından şirket kurulumu, abonelikler, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe gibi organizasyonel süreçler planlandı.
Çalışanlara kod ad verildi, "maske" hayat hikâyesi hazırlandı
Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezi adı altında firmalar kurulduğu, ardından farklı dilleri bilen kişilere yönelik "conversion agent" ve "retention agent" unvanlarıyla iş ilanları yayımlandığı belirlendi.
İlanlara başvuran kişiler eğitime alındı. Soruşturmada, eğitim kapsamında her bir kişiye kod ad verildiği ve kendilerinden "maske" olarak adlandırılan hayat hikâyeleri hazırlamalarının istendiği tespit edildi.
Şüphelilerin Türkiye'de kurdukları sözde çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri aracılığıyla sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet sitelerinde farklı yatırım platformları adı altında reklamlar yayımladığı belirlendi. Reklamlarda kısa sürede yüksek kazanç garantisi verildiği ve ağırlıklı olarak forex yatırımlarının öne çıkarıldığı tespit edildi.
Reklamları görerek şüphelilerin yönettiği uygulama veya internet sitelerine kişisel bilgilerini kaydeden mağdurların verileri, uyruklarına ve konuştukları dillere göre ayrıldı. Bilgiler daha sonra ilgili dili bilen ve mağdurlarla ilk teması kurmak üzere istihdam edilen çağrı merkezi çalışanlarına iletildi.
Müşteri temsilcisi olarak adlandırılan şüphelilerin, internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları aracılığıyla mağdurlarla irtibata geçtiği belirlendi. Görüşmeler sırasında kurulan firmaların unvanları yerine, sıkı denetimlerin uygulanmadığı ülkelerden para karşılığında alındığı tespit edilen sözde lisanslı platformların isimlerinin kullanıldığı kaydedildi.
Mağdurlardan kayıt ücreti alındı
Soruşturmadaki tespitlere göre şüpheliler, yatırım fırsatı bulunduğuna ikna ettikleri mağdurlardan önce kayıt ücreti adı altında para aldı. Mağdurlar daha sonra şirket içerisinde daha tecrübeli olduğu değerlendirilen diğer şüphelilere yönlendirildi.
Bu kişilerin mağdurlarla daha ayrıntılı görüşmeler yaparak yatırım yapmaları yönündeki ikna sürecini yürüttükleri belirlendi. Mağdurların daha sonra şüphelilere ait yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına para yatırmaları sağlandı.
İsrail vatandaşlarının hedef alınmaması için talimat verildi
Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca yapılan çalışmalarda, İsrail vatandaşlarının yönettiği örgütlenmenin faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğu belirlendi.
2017 yılında İsrail'de söz konusu dolandırıcılık faaliyetinin tamamen yasaklanmasına ilişkin yasanın İsrail Meclisinde kabul edildiği, ancak düzenlemenin faaliyetlerin yalnızca İsrail sınırları içerisinde gerçekleştirilmesini yasakladığı tespit edildi.
Soruşturma kapsamında İsrailli şüpheliler tarafından İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde talimat verildiği belirlendi. Bu doğrultuda İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki ülkelerin vatandaşlarına yönelik yatırım dolandırıcılığı gerçekleştirildiği tespit edildi.
Faaliyetlerin ağırlıklı olarak Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya Federasyonu, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşlarına yönelik olduğu belirlendi.
3 milyar dolardan fazla haksız kazanç tespit edildi
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla bu şirketler ve platformlar üzerinden dolandırılan yüzlerce mağdura ait başvurular soruşturma dosyasına eklendi.
Şüphelilerin 2 yıl içerisinde, yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemelerinden oluştuğu değerlendirilen 13 milyar TL tutarında işlem hacmine ulaştıkları tespit edildi. Mağdurlardan elde ettikleri haksız kazancın ise 3 milyar Amerikan dolarından fazla olduğu belirlendi.
328 adrese eş zamanlı operasyon
Soruşturma kapsamında 18 Eylül Cuma günü İstanbul ve Muğla'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonun kapsamına şüphelilerin faaliyetlerini yürüttüğü 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile bu şirketlerin çalışanı veya yöneticisi olduğu tespit edilen 239 şüpheliye ait 286 ikamet adresi alındı.
Toplam 328 adrese düzenlenen operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına, şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşları ile kripto para borsalarındaki varlıklara el konuldu.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sabah saatlerinde Bayrampaşa Devlet Hastanesine götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.


























