Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. Gecede “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünün sahibi, “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filminde Gül karakterini canlandıran Hazar Ergüçlü oldu.

Ödülünü Şebnem Bozoklu ve Salih Bademci’nin elinden alan Ergüçlü, sahnedeki konuşmasında hem sinema sektöründeki çalışma koşullarına hem de Soma’da yaşanan maden faciasına değindi.

Ergüçlü, ödülü aldıktan sonra şunları söyledi:

“Bir şeylere sevinmek çok uzun zamandır bizler için zor. Herkesin tek tipleştirilmeye, aynı kalıba sokulmaya çalışıldığı ülkemizde ve sektörümüzde emeğimin görülmesi beni çok onurlandırdı. Bu türde yapılan bir filmin bu güzel seçkiye dahil edilmesi de bizim için ayrıca gurur verici. Siz saygıdeğer jüri üyelerine çok teşekkür ederim.”

“Çocukluğum kömür ocaklarında geçti”

Konuşmasının devamında duygusal anlar yaşayan oyuncu, Soma’da maden ocağındaki göçükte hayatını kaybeden 37 yaşındaki Kerim Ören’i ve cenaze töreninde babasının tabutunun başından ayrılmayan 13 yaşındaki oğlu Yaşar’ı andı.

Ergüçlü, Yaşar’ı gördüğünde yaşadığı duyguyu şu sözlerle anlattı:

“Uzun zamandır o kadar çok acıya maruz kaldık ki uyuştuk gibi hissediyorum. Ama dün 37 yaşında Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı görünce bittim.”

Madencilikle kendi ailesi arasında da bağ bulunduğunu anlatan Ergüçlü, çocukluğunun kömür ocaklarında geçtiğini söyledi:

“Benim nenem, dedem kömür işçisi. Çocukluğum kömür ocaklarında geçti. Dedem bakır madenlerinde çalıştı. Her madenci öldüğünde gözümün önüne kendi dedem, kendi nenem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için, çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor.”

“Aldığım nefesten utanıyorum”

Ergüçlü’nün konuşmasının en çarpıcı bölümü ise madencilerin çocuklarına ilişkin sözleri oldu. Yaşananların kendisini derinden etkilediğini belirten oyuncu, konuşmakta zorlandığı anlarda şunları söyledi:

“Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum. Adaletsizlikler bana fazla geliyor ve ne yaparsam yapayım bu üzüntüyü içimden atamıyorum. Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz? Hep beraber, beraberce, insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız?”

Ardından doğrudan 13 yaşındaki Yaşar’a seslenen Ergüçlü, “Yaşar’ın çektiği acı biraz da bizim sorumluluğumuz değil mi? O yüzden bunları söylerken Yaşar’dan özür diliyorum. Sadece burada onu anmaktan başka bir şey yapamadığım için. Yine de elimizde bir tek umudumuz kaldı. Onu da ‘vermeyeceğiz’ demek istiyorum” dedi.

Altın Koza’da ödüller sahiplerini buldu

Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Film” ödülünü Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmi kazandı. Yılmaz Güney Ödülü ise Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verildi.

Hazar Ergüçlü, “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri”ndeki performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” seçilirken “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü “Bir Arada Yalnız” filmindeki performansıyla Fatih Al aldı.

Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda “En İyi Senaryo” ödülünün sahibi Gonca Gülbey’in “Dünyanın Öbür Ucunda” projesi oldu.

“En İyi Belgesel” ödülü Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmine verilirken Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda “Trading Cards”, “En İyi Film” ödülünü kazandı.

Böylece 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, ödüllerin sahiplerini bulduğu kapanış töreniyle sona erdi.