Fon piyasasındaki gözetim ve denetim mekanizmalarına dikkat çeken Bahçeli, yatırımcı güveninin kalıcı hâle gelmesi için hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınması gerektiğini belirtti.
Bahçeli, soruşturma kapsamında ortaya çıkan gelişmelerin sınırlı bir grubun piyasayı manipüle ettiği iddiaları üzerinde yoğunlaştığını belirterek şunları söyledi:
"Diğer yandan son günlerde yaşanan fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı manipüle ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır."
"Finans sistemi güven üzerine kuruludur"
Fon soruşturmasının yalnızca bireysel yatırımcıların yaşayabileceği kayıplar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, finans piyasalarında yaşanabilecek güven kaybının ekonominin geneline yansıyabileceğine dikkat çekti.
Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir.
Bu nedenle finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir.
Vatandaşlarımızın yüksek enflasyon ortamında, çalışarak elde ettikleri tasarruflarının satın alma gücünü korumak arzusundadır. Bunu güvence altına alabilecek etkin bir mekanizmanın bulunup bulunmadığını sorgulaması, meseleyi ekonomik olmaktan çıkarak bir sistem ve yönetim sorununa, aynı zamanda toplumsal güven meselesine taşıyacaktır."
Bahçeli'den manipülasyon ve dolandırıcılık vurgusu
Yatırımcıların tasarruflarını finansal piyasalarda değerlendirmesinin doğal olduğunu belirten Bahçeli, alınan yatırım riskleri ile hukuka aykırı piyasa işlemlerinin birbirinden ayrılması gerektiğine işaret etti.
Bahçeli şöyle devam etti:
"Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir.
Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır.
Kuşkusuz fon piyasası tasarruf sahiplerinin getiri aradığı bir alan olması yanında bütünüyle ekonomi piyasalarının güven ve istikrarını da yakından etkilemektedir."
Gözetim ve denetim mekanizmalarına dikkat çekti
Bahçeli, fon piyasasında ortaya çıkan sorunların mevcut kurallardan ziyade bunların uygulanması ve denetlenmesi noktasında yoğunlaştığını savundu. Yatırımcıların sisteme güvenini koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli şunları kaydetti:
"Esasen Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklanmakta olduğu anlaşılmakta, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizlikler meselenin temelinde yer almaktadır.
Bu nedenle yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemi tesis edecek ve sürekli kılacak hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınmalıdır."
"Fon piyasasındaki olaylar isteğe bağlı bir tasarruftur"
Bahçeli, açıklamasının fon piyasasına ilişkin bölümünde yatırımcıların kendi tercihleriyle gerçekleştirdiği işlemler ile manipülasyon iddialarının birbirinden ayrılması gerektiğine de dikkat çekti.
Bahçeli, "Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan manipülasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur" ifadelerini kullandı.


























