Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı UNESCO'nun 1972 yılında kabul ettiği Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme kapsamında oluşturulan Dünya Mirası Listesi'nde, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'den 22 miras alanı bulunuyor. Türkiye'nin 80 mirası ise UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde aday olarak yer alıyor.
Türkiye açısından bir sonraki önemli buluşmanın adresi İstanbul olacak. UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin 49'uncu oturumu, 27 Haziran-7 Temmuz 2027 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek.
TÜRKİYE 80 ADAYLA DÜNYADA İLK SIRADA
Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Hititler, Frigler, Urartular, Likyalılar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok medeniyetin izlerini aynı coğrafyada taşıyan az sayıda ülke bulunduğunu belirterek, Anadolu'yu yaşayan bir açık hava müzesine benzetti.
Türkiye'nin bugüne kadar 22 değerini Dünya Mirası Listesi'ne dahil etmeyi başardığını hatırlatan Yavuz, "Türkiye'nin sorunu aday eksikliği değil. Tam tersine dünyanın en zengin geçici listelerinden birine sahibiz. Asıl mesele bu adayları Dünya Mirası seviyesine ulaştırabilmektir. Türkiye 80 adayla ülke olarak dünyada birinci, Antalya da 9 adayla şehir olarak ilk sırada" dedi.
Antalya'nın UNESCO adaylıkları arasında uzun yıllardır geçici listede bekleyen kültürel ve doğal değerler bulunuyor. Yavuz, kentin yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Antalya'nın asıl zenginliğinin tarihi olduğunu söyledi.
"Ancak sahillerinde ve dağlarında bu kadar antik şehir olan başka bir tatil destinasyonu yok dünyada. Zaten Antalya'nın gerçek zenginliği de tarihidir. Xanthos zamanında listeye girmeseydı UNESCO'suz yıllarımız olacaktı. Ama bu yeterli değil. Antalya ile ilgili başvurular 2000'li yıllarda hızlandı. Araştırmalarıma göre dünyada hiçbir şehir Antalya kadar UNESCO Dünya Miras Listesi için adaya sahip değil. Seneye İstanbul'daki toplantıya katılıp, bunu komisyona anlatmak isterdim. Bugün UNESCO Geçici Listesi'nde yer alan Antalya değerleri ve başvuru tarihi şöyle; Karain Mağarası 1994 yılı. Kekova, Termessos-Güllük Dağı, Alanya ve Noel Baba Kilisesi 2000 yılı. Perge ve Likya şehirleri 2009. Aspendos 2015. Yivli Minare 2016" diye konuştu.

TERMESSOS İÇİN UNESCO HEDEFİ
Antalya'nın UNESCO adayları arasında Termessos'u öne çıkaran Yavuz, antik kentin tarihi ve doğal yapısının birlikte korunmuş olmasına işaret etti.
Yavuz, "Antalya'nın bu konudaki adayları çok güçlü ve önemli. Özellikle Termessos'un fazlasıyla listeye girmeyi hak ettiğini düşünüyorum. Bu listenin en dikkat çekici ismi hiç kuşkusuz Termessos, yalnızca olağanüstü bir antik kent değildir. Doğa ile tarihin kusursuz biçimde bütünleştiği eşsiz bir peyzajdır. Büyük İskender'in fethedemediği şehir olarak dünya tarihinin simge kentlerinden biridir, milli park içerisinde korunmuş ender arkeolojik alanlardan biridir. Bugün dünyanın birçok UNESCO alanı, Termessos kadar güçlü bir tarihi ve doğal bütünlüğe sahip değildir. Bu nedenle inanıyorum ki; Termessos yalnızca UNESCO kriterlerini karşılayan bir aday değildir. Aslında çoktan Dünya Mirası olmayı hak eden bir değerdir. Eksik olan, Termessos'un değeri değil, onu dünya standartlarında anlatacak, koruyacak ve yönetecek güçlü adaylık sürecidir" dedi.
UMUTLAR 2027'DEKİ İSTANBUL OTURUMUNDA
27 Haziran-7 Temmuz 2027 tarihlerindeki toplantının Türkiye'nin kültürel mirasının uluslararası alanda tanıtılması açısından önemli bir imkan sunduğunu söyleyen Yavuz, yeni adaylar göstermekten çok mevcut adayların dosyalarının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Yavuz, "Türkiye'nin kültürel mirasını dünyaya yeniden anlatabilmesi açısından son derece önemli bir imkan sunuyor. Artık hedefimiz yalnızca yeni adaylar göstermek olmamalı. Asıl hedef, uluslararası ölçekte hazırlanmış dosyalarla, bilimsel temellere dayanan koruma anlayışıyla ve sürdürülebilir yönetim planlarıyla başarıya ulaşmak olmalıdır. Anadolu'nun kültürel mirası ise hala insanlığın ortak mirası olmayı sürdürüyor. Ben inanıyorum ki, İstanbul'da başlayacak yeni süreçte Türkiye yalnızca yeni Dünya Mirasları kazanmayacak, aynı zamanda kültürel mirasını koruma konusundaki vizyonunu da tüm dünyaya gösterecektir. Önümüzdeki yıl İstanbul'da mutlaka Termessos'un dosyası komisyona sunulmalı. 2-3 değerimizi listeye dahil etmeyi ve özellikle Antalya'ya bir UNESCO Mirası kazandırmayı hedeflemeliyiz. O gün geldiğinde kazanan yalnızca Termessos, Antalya olmayacaktır, kazanan Türkiye olacaktır" diye konuştu.
DÜNYA MİRASI LİSTESİ'NDE 1273 ALAN BULUNUYOR
2026 yılında Kore Cumhuriyeti'ndeki 48'inci oturumda kabul edilen miraslarla birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki alan sayısı 1273'e ulaştı. Bunların 991'ini kültürel, 240'ını doğal, 42'sini ise karma miraslar oluşturuyor.
2026 yılı itibarıyla sözleşmeyi kabul eden 196 taraf devlet bulunuyor. Türkiye'nin Dünya Mirası Listesi'ndeki 22 alanının 20'si kültürel, 2'si ise karma miras statüsünde.
Henüz adaylık süreçleri tamamlanmayan alanların bulunduğu geçici listede ise 196 taraf devletten 190'ının mirasları yer alıyor. Türkiye'nin ilk adayını 1994 yılında sunduğu geçici liste, 2026'da "ODTÜ Kampüsü/Yaşayan Modern Kültürel Peyzaj" miras alanının kaydıyla güncellendi. Türkiye böylece 73 kültürel, 4 karma ve 3 doğal olmak üzere toplam 80 mirasla geçici listedeki yerini koruyor.




























