İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti olası depremlere karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla bilimsel çalışmalarını sürdürüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen Deprem Master Planı kapsamında kentin deprem riski farklı yönleriyle ele alınıyor.
Çalışmada yalnızca deprem sırasında oluşabilecek hasarların belirlenmesi değil, afet öncesi hazırlık, afet anında müdahale ve afet sonrasında kentin yeniden ayağa kaldırılması için uygulanabilecek politikaların ortaya konulması amaçlanıyor.
İZMİR’İN DEPREM RİSKİ 10 FARKLI ALANDA İNCELENİYOR
Deprem Master Planı kapsamında jeoloji ve jeofizikten yapı stokuna, altyapıdan afet yönetimine, hukuktan ekonomiye ve toplumsal bilinçlendirmeye kadar 10 farklı çalışma grubu görev yapıyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Master Planı Proje Koordinatörü Prof. Dr. Özgür Özçelik, çalışmanın kentin tüm varlıklarıyla birlikte değerlendirilmesini amaçladığını belirtiyor.
Plan kapsamında deprem riskinin azaltılmasının yanı sıra olası bir afet sonrasında kentin temel fonksiyonlarını mümkün olan en kısa sürede yeniden kazanmasına yönelik hedeflerin de ortaya konulması planlanıyor.
GÜVENLİ KONUTLAR İÇİN YOL HARİTASI HAZIRLANACAK
Deprem Master Planı'nın önemli başlıklarından birini yapı stokunun risk durumunun belirlenmesi oluşturuyor.
Araştırmalarla özellikle vatandaşların yaşadığı konutların deprem karşısındaki durumunun ortaya çıkarılması ve risklerin azaltılması için uygulanabilecek yöntemlerin belirlenmesi hedefleniyor.
İzmir'in hızlı büyüyen ve göç alan bir kent olduğuna dikkat çekilirken, geçmişten günümüze oluşan yapı stokunun ve kent planlamasının deprem riski açısından değerlendirilmesi amaçlanıyor.
İZMİR İÇİN DEPREM BİLGİ BANKASI OLUŞTURULUYOR
Master Plan'ın jeoloji ve jeofizik çalışmaları kapsamında İzmir ve çevresindeki faylar ile zemin özellikleri ayrıntılı şekilde araştırılıyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir'in yürüttüğü çalışmalarla geçmiş yıllara ait jeolojik ve jeofizik verilerin bir araya getirilerek İzmir Deprem Bilgi Bankası oluşturulması hedefleniyor.
Bu verilerin ilerleyen süreçte yapı stokunun değerlendirilmesi, binaların deprem dayanıklılığının incelenmesi ve kentsel planlama çalışmalarında kullanılması planlanıyor.
YAKLAŞIK 40 FAY ZONU İNCELENİYOR
İzmir ve çevresinde bulunan yaklaşık 40 fay zonu da araştırma kapsamında mercek altına alınıyor.
Çalışmalarda farklı fayların kırılması halinde İzmir'in hangi bölgelerinin etkilenebileceği ayrı ayrı değerlendiriliyor. Konak merkez alınarak yaklaşık 100 kilometrelik yarıçap içerisindeki kara ve deniz alanlarında bulunan faylar inceleniyor.
İzmir Fayı, Tuzla Fayı ve Gülbahçe Fayı da ayrıntılı olarak değerlendirilen faylar arasında bulunuyor.
Araştırmacılar, fayların deprem üretme potansiyelleri ve olası senaryolar üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
OLASI DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜNE İLİŞKİN SENARYOLAR HAZIRLANIYOR
Çalışmalarda İzmir'deki fayların tek tek ya da farklı senaryolar kapsamında hareket etmesi halinde ortaya çıkabilecek etkiler değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir'de tek bir fayın kırılması halinde oluşabilecek en büyük depremin 7,2 büyüklüğünde olabileceğine yönelik değerlendirmede bulunurken, birden fazla fayın aynı anda kırılma ihtimaline ilişkin araştırmaların da sürdüğünü belirtiyor.
TSUNAMİ RİSKİ DE HESAPLANIYOR
İzmir'in deprem riskine yönelik çalışmalarda yalnızca karadaki faylar ele alınmıyor. Deniz altındaki faylar ve olası tsunami riski de araştırılıyor.
Deniz tabanındaki fayların hareket etmesi durumunda oluşabilecek tsunami tehlikesinin kent üzerindeki muhtemel etkilerinin belirlenmesi amaçlanıyor.
Böylece Deprem Master Planı kapsamında depremle bağlantılı ikincil afet risklerinin de önceden değerlendirilmesi hedefleniyor.
118 BİN YAPININ ENVANTERİ ÇIKARILDI
İzmir'deki yapı stokunun mevcut durumunun belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar da Master Plan'ın önemli parçalarından biri.
Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka'da yaklaşık 118 bin yapıya ilişkin envanter çalışması gerçekleştirildi.
Bu çalışmalar sonucunda İzmir genelindeki yapı stokunun yaklaşık yüzde 12'si, merkez ilçeler bazında ise yaklaşık yüzde 32'si için envanter oluşturuldu.
BORNOVA VE KARŞIYAKA'DA MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI
Deprem riskinin belirlenmesinde yapıların dayanıklılığının yanı sıra zeminin özellikleri de önem taşıyor.
Bu kapsamda Bornova ve Karşıyaka'da yürütülen mikrobölgeleme saha çalışmaları tamamlandı.
Elde edilen zemin verilerinin yapı stoku bilgileriyle birlikte değerlendirilmesiyle ilçelerin deprem tehlikesinin daha ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılması planlanıyor.
AMAÇ: DEPREME DAHA DİRENÇLİ BİR İZMİR
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Deprem Master Planı ile kentin deprem karşısındaki risklerinin bilimsel veriler ışığında belirlenmesi ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor.
Çalışmalar tamamlandığında elde edilecek verilerin kentsel dönüşüm, yapı güvenliği, afet yönetimi ve gelecekteki şehir planlaması açısından önemli bir yol haritası oluşturması bekleniyor.
Belediye ve üniversitelerin yürüttüğü çalışmalarla İzmir'in yalnızca deprem anına değil, afet öncesi ve sonrasındaki tüm süreçlere daha hazırlıklı hale getirilmesi hedefleniyor.




























