MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 5. Yasama Yılı'nın ilk grup toplantısında konuştu. Yeni dönemde önemli iç ve dış gelişmeler yaşanacağını belirten Bahçeli, TBMM'nin Türkiye'nin farklı seslerini ortak iradede buluşturan temel kurum olduğunu vurguladı.
Bahçeli, Türk devlet geleneğinde istişare ve danışmanın merkezi bir yere sahip olduğunu belirterek Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânu Lugâti't-Türk'teki istişare vurgusuna atıfta bulundu. Ortak akılla alınan kararların toplumsal dayanışmayı ve millî birlik duygusunu güçlendirdiğini söyledi.
MHP lideri, Millî Mücadele döneminde Büyük Millet Meclisi'nin üstlendiği role değindi. İstanbul'un işgalinin ardından Ankara'ya gelen mebusların Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğinde bağımsızlık mücadelesini sürdürdüğünü hatırlatan Bahçeli, 15 Temmuz'da da TBMM'nin demokrasinin merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.
“Pergelimizin sabit ucu Ankara'dır”
Türkiye'nin demokrasi tarihinin askerî darbeler, siyasi kutuplaşmalar ve istikrarsız hükümetlerle sınandığını söyleyen Bahçeli, parlamenter sistem dönemindeki kısa ömürlü hükümetlere işaret etti.
21 Temmuz 1946 ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin uygulanmaya başladığı 9 Temmuz 2018 arasında 51 Cumhuriyet hükümetinin kurulduğunu belirten Bahçeli, hükümetlerin ortalama ömrünün 1 yıl 5 ay olduğunu söyledi. Bu süreçte koalisyon pazarlıkları ve siyasi belirsizliklerin Türkiye'nin küresel rekabette geride kalmasına neden olduğunu savundu.
Siyasi partilere yeni yasama yılı için uzlaşma mesajı veren Bahçeli, ideolojik farklılıklara rağmen siyasi merkezin Türkiye olması gerektiğini belirtti.
Bahçeli, “İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye'dir. Siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara'dır.” dedi.
Yeni yasama yılında siyasi partilerin hizmette rekabet ederken Türkiye'nin bağımsızlığı ve geleceği konusunda ortak hareket etmesi gerektiğini savundu.
MHP'de kongre sürecine ilişkin mesaj
Bahçeli, MHP'nin 7 Mayıs 2026'da “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla başlattığı 15. Olağan Kurultay sürecine de değindi.
İlçe ve il kongrelerinin 4 Ekim itibarıyla tamamlandığını söyleyen Bahçeli, sürecin Olağan Büyük Kongre ile sona ereceğini belirtti. Yeni seçilen teşkilat mensuplarına başarı dileyen MHP lideri, partisinin siyasi hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye” mesajı
Konuşmasının önemli bölümlerinden birini “Terörsüz Türkiye” hedefi oluşturdu. Bahçeli, Türkiye'nin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorunlarının kalıcı biçimde sona erdirilmesi için tarihî bir fırsat bulunduğunu savundu.
Silah yerine siyaset, demokrasi, adalet, millî birlik ve bütünleşmenin hâkim olduğu bir ortam oluşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, yeni yasama yılında sürecin hukuki ve siyasi altyapısının güçlendirilmesini istedi.
Bahçeli, demokratik standartların geliştirilmesi, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılması, toplumsal bütünleşmenin kalıcı hâle getirilmesi ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesinin de aynı dönemin başlıca çalışma alanları arasında olması gerektiğini söyledi.
7595 sayılı Kanun çerçevesinde oluşturulan komisyonların çalışmalarına değinen MHP lideri, kanunun yürürlüğe girmesi için gerekli şartların oluşturulması ve ihtiyaç duyulacak yeni yasal düzenlemelerin yapılmasının Meclisin önündeki başlıklardan biri olduğunu belirtti.
Yeni yasama yılı için “yapısal reform” vurgusu
Bahçeli, Meclisin önündeki dönemi yalnızca günlük siyasi tartışmalar üzerinden değerlendirmedi.
Türkiye'nin birikmiş yapısal sorunlarının çözülmesi ve köklü reform adımlarının atılması gerektiğini söyleyen Bahçeli, yeni yasama döneminin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli geleceğini şekillendirecek bir “yapısal reform dönemi” olması gerektiğini ifade etti.
Yolsuzluk iddiaları için şeffaf soruşturma çağrısı
Bahçeli'nin gündemindeki bir başka konu, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları oldu.
Türkiye'nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık tartışmaları nedeniyle toplumsal güven erozyonuna sürüklenmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, siyasi görüş veya makam ayrımı yapılmadan iddiaların araştırılmasını istedi.
Bahçeli, “Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı.” mesajını verdi.
Hukuk devleti ilkesinin korunması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirlikten ve kamu kurumlarına duyulan güvenden beslendiğini ifade etti.
Bahçeli'ye göre yeni dönemde demokratikleşme ve kalkınma hedefleri ile yolsuzluk ve yozlaşmayı önlemeye yönelik adımlar birlikte yürütülmeli.
Bahçeli'den Birleşmiş Milletler'e eleştiri
Dış politika başlıklarına da geniş yer ayıran Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in mevcut uluslararası krizler karşısında etkisiz kaldığını savundu.
BM'nin çatışmalara, insan hakları ihlallerine ve büyük güçler arasındaki mücadelelere karşı yeterli müdahale kapasitesine sahip olmadığını söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Dünya 5'ten büyüktür” sözünü hatırlattı.
MHP lideri bu bölümde, “Birleşmiş Milletlerin siyasi merkezi New York ise, adalet merkezi Ankara'dır.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin BM bünyesinde hukuk ve adaleti merkeze alan reform arayışlarına öncülük edebileceğini savundu.
İsrail ve “İslam Barış Gücü” önerisi
Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasını da sert sözlerle eleştirdi.
İslam ülkelerinin İsrail karşısında ortak tavır ortaya koyması gerektiğini savunan Bahçeli, yalnızca kınama açıklamalarıyla yetinilmemesi gerektiğini söyledi.
MHP lideri, daha önce gündeme getirdiği “Kudüs İttifakı” veya Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması'nın çerçevesinin genişletilmesi üzerinden caydırıcı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi.
MHP'den “Yağmur Stratejisi”
Bahçeli konuşmasında MHP'nin “Yağmur Stratejisi” adını verdiği siyasi yaklaşımını da anlattı.
Stratejinin yasama, yürütme ve yargının kuvvetler ayrılığı temelinde uyum içerisinde çalışmasını ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı istikrarın sürdürülmesini esas aldığını belirtti.
Bahçeli, güvenlik, ekonomi ve demokraside etkili denge ve denetim mekanizmalarının işletilmesini isterken yasamada daha güçlü bir MHP hedeflediklerini söyledi.
“Yağmur Stratejisi”nin temel ilkesini istikrarın korunması olarak tanımlayan Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kazanımlarının korunması, Cumhur İttifakı'nın devam etmesi ve Türkiye'nin yeni atılımlar için önündeki fırsatları değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
“Erdoğan bir kez daha aday olmalıdır”
Konuşmanın en öne çıkan siyasi mesajı Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin geldi.
Bahçeli, Türkiye'nin yakaladığı ivmenin devam etmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olması ve üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi gerektiğini savundu.
MHP lideri, dünyadaki belirsizlikler, bölgesel gelişmeler ve “Terörsüz Türkiye” sürecinin yönetilmesinde tecrübeye ihtiyaç bulunduğunu belirterek bu tecrübenin Erdoğan'da olduğunu söyledi.
Bahçeli, Erdoğan'ın bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin Türkiye ve bölge açısından yararlı olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uygun görmesi ve TBMM'nin anayasal iradesini bu yönde ortaya koyması hâlinde Cumhur İttifakı'nın adayının yeniden Erdoğan olmasını istediklerini açıkladı.
TBMM'ye seçimlerin yenilenmesi çağrısı
Bahçeli, Erdoğan'ın yeniden adaylığının nasıl mümkün olacağına ilişkin de Anayasa'nın 116'ncı maddesine işaret etti.
Söz konusu maddede Cumhurbaşkanının ikinci döneminde TBMM'nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi hâlinde Cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabileceğine ilişkin hükmün bulunduğunu belirten Bahçeli, Meclise çağrı yaptı.
“Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir daha aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde uygun zamanda ve azami mutabakatla ‘seçimlerin yenilenmesi’ kararı alınmalıdır.” diyen Bahçeli, seçimlerin yine 2028 yılı içinde gerçekleştirilmesini istedi.
MHP liderine göre bu formül seçim takvimine ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldıracak, istikrar ve öngörülebilirliğin korunmasını sağlayacak.
Bahçeli, meselenin kişilerin siyasi kariyerinden ziyade devletin devamlılığı ve siyasi istikrar olduğunu savunurken 2028'i yalnızca seçim yılı olarak değil, Türkiye'de büyük reformların hayata geçirileceği yeni bir dönemin başlangıcı olarak gördüklerini söyledi.
MHP'nin hedefi “Türkiye'nin birinci partisi olmak”
Bahçeli, MHP'nin 2028 seçimleri için hedeflerini de açıkladı.
İlk hedefin temsil gücünü artırmak olduğunu söyleyen MHP lideri, partisinin oy oranını ve milletvekili sayısını yükselterek Türkiye'nin birinci partisi olmayı amaçladığını belirtti.
İkinci hedefi “kurumsal güç” olarak tanımlayan Bahçeli, TBMM'nin yönetim organlarında daha fazla görev üstlenmek istediklerini söyledi. Üçüncü hedef ise yasama faaliyetlerinde ve politika belirleme süreçlerinde daha etkin bir siyasi güç hâline gelmek olarak açıklandı.
Bahçeli, önümüzdeki döneme ilişkin siyasi formülünü ise şu sözlerle ifade etti:
“Yürütmede Erdoğan, Yasamada MHP; Türkiye'de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı.”
MHP lideri, güçlü yürütmenin yanında güçlü ve denetleyici bir yasama yapısının bulunması gerektiğini savundu.
2053 hedefini işaret etti
Bahçeli konuşmasının son bölümünde MHP'nin uzun vadeli siyasi hedeflerine değindi.
Türkiye'nin 2053 yılında “lider ülke ve süper güç” hâline gelmesini hedeflediklerini belirten Bahçeli, ülkenin yapısal sorunlarını aşarak yeni bir sıçrama dönemine girmesi gerektiğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye” ve istikrarlı bölge hedeflerini yineleyen Bahçeli, partisinin millî birlik, kardeşlik, huzur ve barış çizgisini sürdüreceğini belirtti.
MHP'ye yönelik eleştirilere de yanıt veren Bahçeli, partisinin Türk siyasi ve tarihî birikiminin devamı olduğunu savunarak konuşmasını “Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'dir, cümle Türk dünyasıdır.” sözleriyle tamamladı.


























