Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, fon krizine ilişkin yürütülen soruşturma hakkında sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Sürecin siyasi tartışmalar ve doğrulanmamış söylemler üzerinden yürütülmesine tepki gösteren Saral, kamuoyundaki bilgi boşluğunun resmi kurumlar tarafından giderilmesini istedi.

Saral, soruşturmanın hukuk, denetim ve devlet mekanizmaları tarafından yürütülmesi gerektiğini belirtirken Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve bürokratların kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmesi çağrısında bulundu.

“Süreci sulandıracak açıklamalara son verilmeli”

Fon krizine ilişkin açıklamaların piyasalardaki belirsizliği artırabileceğini belirten Saral, şu ifadeleri kullandı:

“Yaşanılan fon krizi ile alakalı süreci sulandırmaya, zihinleri bulandırmaya ve piyasaları belirsizliğe sürükleyecek açıklamalara artık son verilmelidir. Böylesine ciddi bir süreçte herkes sorumluluğunun gereğini yerine getirmeli, kamuoyunun güvenini zedeleyecek söylemlerden uzak durmalıdır.”

Saral, soruşturma üzerinden Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve AK Parti teşkilatına yönelik değerlendirmelere de tepki gösterdi.

“Bir taraf meseleyi 'dış güçler' söylemine bağlayarak Millî İstihbarat Teşkilatımızı zan altında bırakmaya çalışıyor. Diğer taraf ise çeyrek asırlık AK Parti teşkilatını ve milyonlarca mensubunu, birkaç kişinin yaptığı iddia edilen yanlışlarla aynı kefeye koymaya çalışıyor. Bu yaklaşım ne hakkaniyetlidir ne de siyasi gerçeklikle bağdaşmaktadır.”

“Birkaç kişinin yanlışı AK Parti teşkilatına yüklenemez”

AK Parti içinde kişisel çıkar peşinde koşanlara müsamaha gösterilmeyeceğini savunan Saral, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerekli iradeyi göstereceğini söyledi.

Saral, “AK Parti, milyonlarca insanın emek verdiği büyük bir siyasi harekettir. Bu büyük yapı içerisinde art niyetli davranan, kişisel çıkar peşinde koşan kim varsa Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar olduğu gibi gereken iradeyi ortaya koyacaktır” dedi.

Soruşturmanın siyasi hesaplaşmaya dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Saral, hiç kimsenin adli sürecin yerine geçerek hüküm vermemesi gerektiğini vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanlığına çağrı

Saral’ın açıklamasındaki en somut çağrı ise Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili resmi kurumlara yönelik oldu. Kamuoyunun düzenli ve açık biçimde bilgilendirilmesini isteyen Saral, ekonomik güven açısından belirsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Saral, şu ifadeleri kullandı:

“Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hukuk, denetim ve devlet mekanizmaları kendi işini yapsın. Hiç kimse soruşturmanın yerine geçerek hüküm vermesin; hiç kimse de süreci kendi siyasi hesabına alet etmesin. Ancak bununla birlikte süreç mutlaka şeffaf yürütülmelidir. Başta Hazine ve Maliye Bakanlığımız olmak üzere ilgili resmî kurumlarımız ve bürokratlarımız bu süreçte daha aktif olmalı, kamuoyunu düzenli ve açık biçimde bilgilendirmelidir. Ekonomik güvenin en temel şartı, belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.”

“Devletimizin gereğini yapacağından kimsenin şüphesi olmasın”

Resmi açıklamaların gecikmesinin bilgi boşluğuna yol açtığını savunan Saral, bu durumun siyasi tartışmalara zemin hazırladığını belirtti.

Saral açıklamasını, “Resmî açıklamaların gecikmesi, bilgi boşluğu oluşturulması ve bu boşluğun 'Yönetimde ben olsam çözerim' diyerek kendisini kurtarıcı ilan eden siyasi fırsatçılara bırakılması kabul edilemez. Süreç nereye giderse gitsin, kime uzanırsa uzansın; devletimizin gereğini yapacağından kimsenin şüphesi olmasın.” sözleriyle tamamladı.