ABD'deki California Üniversitesi Berkeley kampüsünde yürütülen araştırma, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan hafıza kaybının nedenlerine ilişkin yeni bilgiler ortaya koydu. Bilim insanları, derin uyku sırasında beynin farklı bölgeleri arasında yayılan elektriksel dalgaların hafızanın korunmasında önemli bir görev üstlendiğini belirledi.

Nature Neuroscience dergisinde 11 Eylül 2026'da yayımlanan ve 5 Kasım'da ScienceDaily tarafından yeniden gündeme taşınan araştırmada, Alzheimer hastalığıyla ilişkili tau proteininin beyinde birikmesiyle uyku dalgalarının düzeninin bozulması arasında bağlantı bulundu.

Araştırmacılar, normal koşullarda beynin geniş bölgelerine yayılan dalgaların bazı bireylerde daha kısa mesafelerde kaldığını ve birbirinden bağımsız hareket ettiğini gözlemledi. Bilim insanları bu durumu "yalnız dalgalar" olarak tanımladı.

Beyin uyku sırasında anıları nasıl koruyor?

İnsan beyni, uyku sırasında gün boyunca öğrenilen bilgileri işleyerek uzun süreli hafızanın oluşmasına katkı sağlıyor. Özellikle derin uykunun gerçekleştiği non-REM evresinde, sinir hücreleri belirli bir düzen içerisinde etkinleşip kısa süreliğine faaliyetlerini azaltıyor.

Bu süreçte ortaya çıkan yavaş elektriksel dalgalar, beynin ön bölgesinden başlayarak diğer alanlara yayılıyor. Birbirleriyle uyumlu hareket eden dalgalar, öğrenilen bilgilerin hafızada kalıcı hâle gelmesinde önemli rol oynuyor.

Araştırmanın yürütücülerinden sinir bilimci Omer Sharon ve ekibi, bu dalgaların koordinasyonunun bozulmasının hafızanın güçlendirilmesi sürecini olumsuz etkileyebileceğini ortaya koydu.

Genç ve yaşlı bireylerin beyin dalgaları karşılaştırıldı

Araştırma kapsamında 20'li yaşlarının başındaki genç yetişkinlerle 60'lı yaşlarının ortalarından 70'li yaşlarının ortalarına kadar uzanan yaş grubundaki katılımcıların uyku sırasındaki beyin faaliyetleri incelendi.

Bilim insanları, elektroensefalografi (EEG) yöntemiyle katılımcıların beyin dalgalarını kaydetti.

Genç yetişkinlerde yavaş beyin dalgalarının daha geniş alanlara yayıldığı ve birbirleriyle uyumlu hareket ettiği görüldü. İleri yaştaki katılımcılarda ise dalgaların daha kısa mesafelerde ilerlediği ve koordinasyonlarının azaldığı belirlendi.

Araştırmacılar, bu farklılığın yalnızca yaşlanmayla açıklanamayabileceğini değerlendirdi.

Alzheimer ile bağlantılı tau proteini dikkat çekti

Çalışmanın bir diğer aşamasında, Alzheimer hastalığıyla ilişkili tau proteininin beyindeki dağılımı incelendi.

Pozitron emisyon tomografisi (PET) yöntemiyle yapılan görüntülemelerde, beynin ön bölgesinde daha fazla tau proteini biriken bireylerde derin uyku dalgalarının daha düzensiz olduğu görüldü.

Dikkat çekici bulgulardan biri ise bu değişikliklerin Alzheimer tanısı almamış kişilerde de gözlemlenmesiydi.

Araştırmacılar, söz konusu katılımcıların hafıza performanslarının yaşlarına göre normal sınırlar içerisinde bulunduğunu belirtti. Buna rağmen beyin dalgalarının düzenindeki değişikliklerle tau proteini birikimi arasında ilişki tespit edildi.

Bu bulgu, Alzheimer hastalığıyla bağlantılı biyolojik değişikliklerin belirgin belirtiler ortaya çıkmadan önce de görülebileceğine işaret etti.

Hafıza testlerinde dikkat çekici sonuç

Bilim insanları, uyku sırasında gözlemlenen değişikliklerin hafıza üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla katılımcılara çeşitli testler uyguladı.

Katılımcılardan akşam saatlerinde birbirleriyle ilişkili kelime çiftlerini öğrenmeleri istendi. Ertesi gün yapılan testlerde ise öğrendikleri bilgileri ne ölçüde hatırladıkları değerlendirildi.

Sonuçlar, uyku sırasında daha kısa mesafelere yayılan ve birbirinden bağımsız hareket eden beyin dalgalarına sahip katılımcıların daha az bilgiyi hatırladığını gösterdi.

Araştırmacılar, bu düzensiz elektriksel faaliyetleri "yalnız dalgalar" olarak adlandırdı.

Birkaç yıl boyunca yeniden değerlendirilen katılımcıların bir bölümünde de benzer sonuçlara ulaşıldı. Beyindeki tau proteini birikimi artan kişilerde uyku dalgalarının koordinasyonunun azaldığı ve gece boyunca öğrenilen bilgilerin korunmasında düşüş yaşandığı belirlendi.

Farklı testler benzer sonuçlar verdi

Araştırma ekibi, elde edilen bulguları doğrulamak amacıyla Washington Üniversitesi St. Louis kampüsündeki bilim insanlarıyla da iş birliği yaptı.

Bu aşamada farklı bir yaşlı katılımcı grubunun beyin-omurilik sıvısındaki Alzheimer hastalığıyla ilişkili proteinler incelendi.

Sonuçlar, uyku sırasında daha fazla bağımsız yavaş dalga gözlemlenen bireylerde tau proteininin amiloid proteinine oranının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Farklı katılımcı gruplarında ve farklı ölçüm yöntemleriyle benzer ilişkilerin görülmesi, araştırmanın bulgularını destekledi.

Bununla birlikte bilim insanları, elde edilen sonuçların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığını vurguladı.

Hafıza kaybının erken belirtileri anlaşılabilir mi?

Araştırma, derin uyku sırasında oluşan beyin dalgalarının gelecekte hafıza sorunlarının değerlendirilmesinde önemli bir gösterge olabileceğine işaret ediyor.

Bilim insanlarına göre beynin elektriksel faaliyetlerindeki değişikliklerin daha ayrıntılı incelenmesi, yaşlanmayla ilişkili hafıza kaybının ve Alzheimer hastalığına eşlik eden biyolojik süreçlerin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir.

Ancak araştırma, uyku dalgalarındaki düzensizliğin tek başına Alzheimer hastalığını teşhis etmek için kullanılabileceğini göstermiyor. Ayrıca tau proteini birikiminin dalgalardaki bozulmaya doğrudan neden olup olmadığı da henüz kesinleşmiş değil.

Araştırmacılar, gelecekte yapılacak çalışmalarla bu ilişkinin yönünün belirlenmesini ve hafızanın korunmasına yönelik yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesini hedefliyor.

Elde edilen bulgular, derin uykunun yalnızca dinlenme süreci olmadığını, beynin öğrenilen bilgileri korumasında ve hafızanın düzenlenmesinde önemli bir işlev üstlendiğini bir kez daha ortaya koyuyor.