İnsanlığın uzaydaki gezegen arayışında dikkat çekici bir keşfe imza atıldı. Astronomlar, henüz 1 milyon yaşına bile ulaşmamış bir gezegeni doğrulayarak bugüne kadar bilinen en genç gezegeni kayıtlara geçirdi.
NASA tarafından 16 Eylül'de duyurulan keşfe göre Elias 2-24 b adı verilen gezegen, Dünya'dan yaklaşık 450 ışık yılı uzaklıktaki Elias 2-24 yıldızının çevresinde dönüyor. Gezegenin kütlesinin yaklaşık Jüpiter seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Ancak Elias 2-24 b'yi sıra dışı yapan yalnızca yaşı değil. Gezegen, doğduğu yıldız sistemindeki gaz ve toz diskinin içerisinde bulunuyor ve hâlâ çevresindeki maddeleri üzerine çekerek büyümeye devam ediyor. Başka bir ifadeyle astronomlar, tamamlanmış bir gezegeni değil, oluşum sürecindeki bir dünyayı gözlemliyor.
Gezegenin doğumu gözler önünde
Yıldızlar, uzaydaki büyük gaz ve toz bulutlarının zaman içerisinde yoğunlaşmasıyla meydana geliyor. Genç yıldızların çevresinde ise geriye kalan maddelerden oluşan diskler bulunuyor. Bu disklerdeki gaz, toz, buz ve kaya parçalarının milyonlarca yıl boyunca birleşmesi sonucunda gezegenlerin ortaya çıktığı düşünülüyor.
Elias 2-24 b de tam olarak böyle bir ortamda yakalandı.
Astronomlar daha önce Elias 2-24 yıldızının çevresindeki diskte belirgin boşluklar tespit etmişti. Gezegenlerin oluşurken çevrelerindeki maddeleri toplaması ve yörüngelerini temizlemesi nedeniyle bu tür boşluklar, araştırmacılar açısından önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Yeni çalışmada bilim insanları bu boşluklardan birinin içerisinde gerçekten bir gezegen bulunduğunu doğruladı.

1 milyon yaşına bile ulaşmadı
Keşfin bilim dünyasında dikkat çekmesinin temel nedenlerinden biri Elias 2-24 b'nin olağanüstü genç olması.
NASA'nın aktardığı verilere göre gezegen 1 milyon yıldan daha genç. Önceki en genç gezegen rekorunu paylaşan PDS 70 ve WISPIT 2 sistemlerindeki dört gezegenin ise yaşları 5 milyon yıldan fazla olarak hesaplanıyor.
Dünya'nın yaklaşık 4,5 milyar yıllık geçmişi düşünüldüğünde Elias 2-24 b'nin yaşı kozmik ölçekte neredeyse bir göz kırpması kadar kısa.
Bu nedenle bilim insanları keşfi, gezegenlerin yaşamlarının en erken dönemlerini inceleyebilmek açısından önemli görüyor.
Mevcut teorileri zorluyor
Elias 2-24 b'nin keşfi, gezegenlerin ne kadar sürede meydana geldiğine ilişkin mevcut modeller açısından da yeni sorular doğurdu.
Bilimsel modeller, Jüpiter büyüklüğündeki bir gezegenin Jüpiter'in Güneş'e uzaklığına benzer bir mesafede oluşmasının yaklaşık 5 milyon yıl sürebileceğini öngörüyor. Daha uzak yörüngelerde ise sürecin daha da uzun olması bekleniyor.
Elias 2-24 b ise yıldızından Dünya'nın Güneş'e uzaklığının yaklaşık 55 katı mesafede bulunmasına rağmen 1 milyon yıldan daha kısa sürede büyük bir gezegen hâline gelmiş durumda.
Araştırmanın ortak yazarlarından Lucas Cieza, önceki genç gezegenlerin bile mevcut oluşum modelleri açısından açıklanmasının güç olduğunu belirterek Elias 2-24 b'nin modellerde henüz hesaba katılmayan önemli süreçlerin bulunabileceğine işaret ettiğini söyledi.
Yıllar önce ilk ipucu bulundu
Gezegenin hikâyesi aslında yeni başlamadı.
ALMA teleskoplarıyla yapılan önceki gözlemlerde Elias 2-24 yıldızını çevreleyen diskte birden fazla boşluk belirlenmişti. Daha sonraki gözlemlerde Avrupa Güney Gözlemevinin Çok Büyük Teleskobu, bu boşluklardan birinde soluk bir ışık kaynağı tespit etti.
Ancak bunun gerçekten bir gezegen olup olmadığı kesin değildi.
Andrea Bernardi liderliğindeki araştırma ekibi, Hawaii'deki W. M. Keck Gözlemevinin NASA destekli arşivine yöneldi. Araştırmacılar 2018 ve 2020 yıllarında elde edilen gözlemleri inceleyerek aynı gök cismini yeniden tespit etti.
Farklı tarihlerdeki görüntüler bir araya getirildiğinde cismin hareketinin bir görüntü hatası veya arka plandaki uzak bir yıldızdan ziyade Elias 2-24 çevresinde dönen bir gezegenle uyumlu olduğu ortaya çıktı. Böylece Elias 2-24 b'nin varlığı doğrulandı.

Güneş Sistemi'nin bebekliğine ışık tutabilir
Keşfin bir başka önemi ise kendi kozmik geçmişimize ilişkin ipuçları taşıması.
Güneş de yaklaşık 4,6 milyar yıl önce gaz ve tozdan oluşan benzer bir ortam içerisinde doğdu. Dünya, Jüpiter, Satürn ve diğer gezegenler de genç Güneş'in çevresindeki maddelerin zaman içerisinde birleşmesiyle ortaya çıktı.
Bugün bu dönemi doğrudan gözlemleme imkânımız bulunmuyor.
Elias 2-24 sistemi ise bilim insanlarına çok genç bir yıldız sisteminin nasıl göründüğünü inceleme fırsatı sunuyor. Yaklaşık 450 ışık yılı uzaklıktaki sistem bu nedenle, Güneş Sistemi'nin milyarlarca yıl önce geçirdiği süreçlerin anlaşılmasına yardımcı olabilecek doğal bir laboratuvar niteliğinde.

Yeni gezegenlerin kapısı açılabilir
Bilim insanları Elias 2-24 b'nin yalnızca tek bir gezegen keşfinden ibaret olmayabileceğini düşünüyor.
Yeni nesil uzay teleskopları sayesinde genç yıldızların çevresindeki gaz ve toz disklerinin daha ayrıntılı incelenmesi ve oluşum aşamasındaki başka gezegenlerin bulunması mümkün olabilir.
Araştırma ekibi özellikle gelişmiş koronagraf teknolojilerinin yıldızların yoğun ışığını engelleyerek çevrelerindeki çok daha sönük gezegenleri ortaya çıkarabileceğine dikkat çekiyor.
Elias 2-24 b böylece astronomlara yalnızca yeni bir gezegen kazandırmadı. Henüz doğumunu tamamlamamış bir dünyanın gözlemlenmesi, gezegenlerin nasıl ve ne kadar hızlı oluştuğuna ilişkin temel kabullerin yeniden sınanmasının da önünü açtı.
450 ışık yılı uzakta başlayan bu oluşum süreci, milyarlarca yıl önce Dünya'nın da içinde bulunduğu Güneş Sistemi'nin nasıl şekillendiğini anlamak için yeni ipuçları sunabilir.






















