ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), evrenin geçmişini incelemek için geliştireceği yeni uzay teleskobunu belirledi. Ajans, PRIMA (PRobe far-Infrared Mission for Astrophysics) adlı görevi geliştirme aşamasına taşıdı.

NASA'nın açıklamasına göre PRIMA, ajansın yeni Astrophysics Probe Explorers görev sınıfı kapsamında seçilen ilk uzay teleskobu oldu. Görevin odağında ise elektromanyetik tayfın uzak kızılötesi bölgesi bulunuyor.

Bu dalga boyları, evrenin bazı bölgelerinde görünür ışıkla gözlemlenmesi güç süreçlerin araştırılmasına imkân sağlayacak.

Yıldızların ve galaksilerin oluşumunu araştıracak

PRIMA'nın temel bilimsel hedeflerinden biri yıldızların ve galaksilerin zaman içinde nasıl oluşup geliştiğini araştırmak olacak. Teleskop, yıldız oluşum bölgelerindeki gaz ve tozu uzak kızılötesi dalga boylarında inceleyecek.

Görev yalnızca uzak galaksilere odaklanmayacak. NASA, PRIMA ile gezegen sistemlerinin oluşumunda rol oynayan maddelerin de araştırılmasını planlıyor.

Uzak kızılötesi gözlemler özellikle kozmik tozun arkasında kalan bölgelerin incelenmesinde önem taşıyor. Görünür ışığı engelleyebilen toz, kızılötesi dalga boylarında farklı özellikler gösterdiği için bilim insanları yıldız ve gezegen oluşumunun gerçekleştiği ortamlar hakkında daha fazla bilgi edinebiliyor.

PRIMA'nın bu alandaki gözlemlerinin, evrendeki maddelerin yıldızlar ve gezegenler arasında nasıl hareket ettiğinin anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

PRIMA iki bilimsel araç taşıyacak

NASA'nın planına göre yeni uzay teleskobunda iki temel bilimsel araç bulunacak. Bunlardan biri uzak kızılötesi görüntüleme ve polarimetri çalışmaları gerçekleştirirken diğeri spektroskopik gözlemler yapacak.

Teleskobun hassas ölçümleri sayesinde gök bilimciler, farklı gök cisimlerinden yayılan uzak kızılötesi ışığı ayrıntılı biçimde inceleyebilecek.

PRIMA'nın bilimsel hedefleri arasında yıldızlararası ortamın yapısını araştırmak da bulunuyor. Böylece yıldızların doğduğu gaz ve toz bulutlarından gezegen sistemlerinin oluşumuna uzanan sürecin farklı aşamalarının aynı görev kapsamında incelenmesi amaçlanıyor.

NASA'nın yeni görev sınıfının ilk teleskobu

PRIMA'yı farklı kılan unsurlardan biri de NASA'nın yeni görev sınıfının ilk projesi olması.

NASA, Astrophysics Probe Explorers programını maliyet ve kapsam bakımından büyük amiral gemisi görevleri ile daha küçük ölçekli uzay görevleri arasındaki boşluğu doldurmak amacıyla oluşturdu.

PRIMA'nın toplam yaşam döngüsü maliyetinin, fırlatma hizmetleri hariç 1 milyar dolar seviyesini aşmaması planlanıyor.

Görevin bilimsel çalışmalarının uluslararası araştırmacıların kullanımına da açık olması öngörülüyor. NASA böylece teleskoptan elde edilecek verilerin geniş bir bilim topluluğu tarafından kullanılmasını hedefliyor.

Fırlatma için 2030'lu yıllar hedefleniyor

PRIMA henüz uzaya gönderilmeye hazır bir teleskop değil. NASA'nın seçimi, projenin geliştirilerek gelecekte gerçekleştirilecek bir uzay görevine dönüştürülmesinin önünü açıyor.

Ajansın açıkladığı takvime göre PRIMA'nın 2030'lu yılların başında fırlatılması hedefleniyor.

Teleskop faaliyete geçtiğinde uzak kızılötesi astronomide yeni bir gözlem döneminin başlaması bekleniyor. PRIMA'nın elde edeceği verilerle yıldızların doğumundan galaksilerin gelişimine, gezegen sistemlerinin oluşumundan evrendeki gaz ve toz döngüsüne kadar geniş bir araştırma alanına odaklanılacak.

NASA'nın yeni teleskobu böylece yalnızca evrenin bugün nasıl göründüğünü değil, bugünkü yapısına hangi süreçlerden geçerek ulaştığını anlamaya yönelik çalışmalar yürütecek.