Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından 17 fonun tasfiye edildiğini açıkladı. Şimşek, 43 bin fon katılımcısına ait paraların 8 Ekim 2026 itibarıyla ilgili bankalara transfer edildiğini bildirdi. Ödemelere ilişkin açıklama, fon yatırımcılarının haklarını korumaya yönelik yeni yasal düzenleme çalışmalarının sürdüğü dönemde geldi.
Bakan Şimşek, ödeme sürecine ilişkin, "43 bin fon katılımcısının paraları bugün itibarıyla ilgili bankalara transfer edildi." dedi.
Şimşek: Fon piyasalarındaki durum kontrol altında
İstanbul Ekonomi Forumu'nda konuşan Mehmet Şimşek, son haftalarda fon piyasalarında yaşanan hareketliliği değerlendirdi. Bakan Şimşek, finansal piyasalardaki gelişmeler karşısında gerekli politika araçlarına sahip olduklarını vurguladı.
Şimşek, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Durum kontrol altında. Yaşanan gelişmeler daha sağlıklı ve derin sermaye piyasalarının oluşturulması sürecine katkı sağlayacak. Şoklara açık bir dünyada gereken adımları atacak politika alanına sahibiz."
455 bin 578 yatırımcıyı kapsayan kanun teklifi
AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında fon tasfiyesine ilişkin kanun teklifi çalışmalarını tamamladı. Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulması beklenen düzenleme, 455 bin 578 yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan varlıklarına yönelik tasfiye işlemlerini kapsıyor.
Teklifle öncelikle her fonun mal varlığının ve gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi amaçlanıyor. Tasfiye sürecinde fon varlıklarının ekonomik değerinin korunması, elde edilen nakdin ise yatırımcılar arasında adil biçimde dağıtılması öngörülüyor.
Geçmişte gerçekleştirilen nakit hareketlerinin bugünkü değerinin hesaplanması için Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınacak.
Fonlardan yapılan çıkışların mahsuplaştırılmasında ise "ilk giren ilk çıkar" yöntemi kullanılacak.
Yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Kanun teklifinde, yatırımcıların tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar ödeme alamamasını önlemeye yönelik bir mekanizma da bulunuyor.
Buna göre hak sahiplerine, net yatırım tutarları ve kesinleşmiş alacakları aşılmamak şartıyla kişi başına en fazla 1 milyon lira tutarında avans niteliğinde ara ödeme yapılabilecek.
Dağıtılabilir nakdin bütün alacakları karşılamaya yetmemesi durumunda mevcut tutar, hak sahipleri arasında oransal olarak paylaştırılacak. Böylece aynı koşullardaki yatırımcılar için nesnel ve öngörülebilir bir dağıtım yöntemi oluşturulması hedefleniyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), net yatırım tutarı en düşük olan hak sahiplerinden başlayarak ödeme yapılmasına karar verebilecek. Kurul, bütün yatırımcılar için geçerli olacak asgari bir ara ödeme tutarı da belirleyebilecek.
Olağan dışı kazançlar için iade mekanizması
Düzenleme, fonlardan olağan piyasa koşullarının üzerinde kazanç sağlayan kişilere yönelik isteğe bağlı iade mekanizmasını da içeriyor.
Tasfiye tarihinden önce gerçeğe aykırı değerler üzerinden fondan ayrılan veya fon portföyündeki payların gerçeği yansıtmayan fiyatlarından yararlanarak olağan getirinin üzerinde kazanç elde eden kişiler bu kapsamda değerlendirilecek.
İade tutarlarının belirlenmesinde fonun türüne ve yatırım stratejisine uygun emsal fon getirileri, ilgili payın bulunduğu endeks veya SPK tarafından belirlenecek diğer nesnel piyasa ölçütleri kullanılacak.
Tasfiye kapsamındaki fonlar, olağan dışı getirilerinin karşılaştırma hesaplarını etkilememesi için emsal hesaplamalarına dahil edilmeyecek. İadeler ise gönüllülük esasına dayanacak.
TMSF tasfiye sürecinde görev alabilecek
Kanun teklifinde, fon mal varlıklarının korunması ve yatırımcı zararlarının karşılanması amacıyla sorumluluk mekanizmaları da düzenleniyor.
Muvazaalı veya karşılıksız kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve ters repo gibi işlemlerle üçüncü kişilere aktarılan değerlerin fon mal varlığıyla bağlantısının korunması öngörülüyor.
Fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketinin sorumluluğuna başvurulabilecek. Bunun yeterli olmadığı durumlarda, zarar veya eksik tasfiye bakiyesinin oluşumunda sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilebilecek.
Ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında el konulan ya da müsadere edilen mal varlıklarının da yatırımcı zararlarının giderilmesinde kullanılması planlanıyor.
Doğrudan fona devredilemeyen mal varlıklarında ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kayyum sıfatıyla satış veya tasfiye işlemlerini yürütebilecek. Bu işlemlerden elde edilen nakdin ilgili fonlara aktarılması hedefleniyor.
Hazırlanan düzenlemeyle yatırımcı haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin hızlandırılması ve geri kazanım süreçlerinin kurumlar arası eş güdüm içerisinde yürütülmesi amaçlanıyor.
Kanun teklifinin yürürlüğe girebilmesi için TBMM'deki yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.





























