Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu alanını ziyaret etti. Bayraktar, burada yaptığı açıklamalarda artan enerji talebini, Türkiye’nin dışa bağımlılığını ve nükleer enerji yatırımlarını değerlendirdi.

Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için çalıştığını belirten Bayraktar, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e yaklaşılırken enerji ihtiyacının temiz kaynaklarla karşılanmasının da gündemde olduğunu ifade etti.

Enerji talebini artıran yeni ihtiyaçlar

Bayraktar, enerji talebindeki büyümenin nüfus artışı ve ekonominin gelişmesiyle sınırlı kalmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı:

"Şimdi Türkiye COP31 (31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı) Antalya'ya yaklaşmışken gündeminde 3 tane ana konu var, bizim enerji açısından. İşin özünde enerji bağımsızlığı işçin çalışıyoruz ama Türkiye'nin enerji ihtiyacı her geçen gün artıyor. Türkiye'nin maalesef enerjide dışa bağımlılık gibi bir problemi var COP31 Antalya'ya doğru giderken Türkiye'nin zaten iklim hedefleri de vardı. Yani biz aynı zamanda enerjimizi temiz bir şekilde karşılamak istiyoruz.

Bu ihtiyaçlar artarken bir taraftan daha konvansiyonel yani geleneksel olmayan faktörlerle talepler artmaya başladı. Sadece nüfus artışı ve ekonominin büyümesi de değil, bunun dışında yapay zeka ile elektrikli araçlarla, soğutma ihtiyacı ile veya ileride su arıtma ihtiyacı ile birlikte talebimiz çok artacak"

Akkuyu’da ilk üretim hedefi

Elektrikleşen dünyada Türkiye’nin daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu söyleyen Bayraktar, yenilenebilir kaynakların, yerli petrol ve doğal gaz aramalarının, enerji verimliliğinin ve nükleer yatırımların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde dört reaktörün inşasının sürdüğünü ifade eden Bayraktar, ilk elektrik üretimine ilişkin hedefini şöyle açıkladı:

"İşte onu yenilenebilir enerji kaynakları olsun, kendi petrol ve doğalgazımızı arayarak enerjimizi verimli kullanarak ama mutlaka nükleeri bu işin içerisine katarak çözebileceğiz. Onun için 2050 için kendimize koyduğumuz hedef 20 bin megavatlık bir kurulu güce sahip olmak. İşte Akkuyu'da 4 tane reaktörümüz inşaa halinde ve İnşallah ilk reaktörde önümüzdeki birkaç ay içerisinde ilk elektriği üretmeyi hedefliyoruz.

Sinop'ta bir santral yapmayı hedefliyoruz. Trakya'da bir santral hedefimiz var ama biraz önce yarışmacı arkadaşlara ifade ettiğim gibi Türkiye'nin yeni nükleer çağı dediğimiz yani nükleerin bir 70 yıllık hikayesi var, şimdi yeni çağı nükleer başlıyor ve orada artık küçük modüler reaktörler var. İşte bu işin başında bu yarışmalar, özellikle üçüncüsünü bu sene yaptık, 192 takım katıldı. Farklı kategorilerde çok önemli projeleri gördük. Bundan bir ay önce biz Çekmece araştırma reaktörümüzde aslında bunun sunumlarını almıştık. Bugün de ödüller dağıtılacak. Hakikaten birbirinden değerli böyle ilginç ve çok güzel hazırlamış projeler gördük. İstiyoruz ki Türkiye küçük modüler reaktör devrimini, çağını kaçırmasın ve burada bu işin başından itibaren bu işte teknolojiye sahip, teknolojiyi üreten ve inşallah ileride bunu ihraç eden bir ülke haline gelsin.

O 20 bin megavatlık hedefteki kuracağımız küçük modüler reaktörleri kendi teknolojilerimizle kendi insanımıza kuralım. Tabii en önemli değişim ve şöyle ifade edeyim. Bütün bunları yapabilmek için iki şey olmazsa olmaz. Bunlar yoksa yapacak hiçbir şey yoktur. Bunlardan bir tanesi, bunun için çok ciddi bir siyasi iradeye ihtiyacımız var. Yani çok ciddi şekilde bunun arkasında durmamız lazım çünkü bu öyle bir yıllık 5 yıllık bir iş değil bu onlarca yıl isteyen çok büyük bir emek isteyen bir konu. Arkasında çok güçlü milli ve siyasi bir irade olması lazım. Cumhurbaşkanımızın sayesinde bu şu anda var ama bir taraftan da insan kaynağına ihtiyacımız var. Bu arkadaşlarımız olmazsa bunları yapma şansımız da olmaz"