Beyin ile bilgisayar arasında doğrudan iletişim kurulmasını amaçlayan teknolojilerde yeni bir aşamaya geçildi. ABD merkezli Paradromics tarafından geliştirilen Connexus beyin-bilgisayar arayüzü, ilk insan katılımcısında gerçek zamanlı iletişim amacıyla kullanıldı.
Paradromics tarafından açıklanan sonuçlara göre motor nöron hastalığı nedeniyle konuşma yeteneği ciddi ölçüde etkilenen bir kadın, beynine yerleştirilen sistem aracılığıyla kendi seçtiği ifadeleri oluşturdu, açık uçlu sorulara yanıt verdi ve ailesiyle iletişim kurdu.
Beyin sinyalleri yapay sese dönüştürüldü
Connexus sistemi, beynin konuşmayla ilişkili bölgelerindeki elektriksel etkinliği kaydediyor. Elde edilen sinyaller daha sonra bilgisayar sistemleri tarafından işlenerek kullanıcının ifade etmek istediği sözcüklerin belirlenmesi amaçlanıyor.
Şirketin açıkladığı ilk sonuçlara göre katılımcının konuşmaya çalıştığı sırada oluşan sinyallerin yanı sıra fiziksel olarak konuşmaya çalışmadan zihninde oluşturduğu konuşmayla ilişkili sinyallerde de ayırt edilebilir örüntüler tespit edildi.
Sistem tarafından çözümlenen sinyaller ekranda metne, aynı zamanda sentezlenmiş sese dönüştürülebiliyor. Böylece kullanıcı, normal konuşma yeteneği ciddi ölçüde sınırlanmış olsa bile beyin aktivitesi üzerinden çevresiyle iletişim kurabiliyor.
Kendi cümlelerini seçti
Deneyin dikkat çeken yönlerinden biri, katılımcının yalnızca araştırmacılar tarafından önceden belirlenen cümleleri tekrar etmemesi oldu.
Paradromics'in açıklamasına göre kadın, söylemek istediği ifadeleri kendisi belirledi ve kendisine yöneltilen açık uçlu sorulara Connexus aracılığıyla yanıt verdi. Katılımcı ayrıca torunlarıyla gerçekleştirilen canlı telefon görüşmesinde sistemi kullanarak sorular sordu ve verilen yanıtlara karşılık verdi.
Bu durum, beyin-bilgisayar arayüzlerinin yalnızca kontrollü laboratuvar görevlerinde değil, gelecekte daha doğal iletişim biçimlerinde de kullanılabilmesi açısından önem taşıyor.
Sistem beyindeki nöronları kaydediyor
Paradromics'in paylaştığı teknik bilgilere göre Connexus, 421 mikroelektrottan oluşan bir beyin arayüzü kullanıyor. Saç telinden daha küçük mikroelektrotlar, beynin yüzeyinin yaklaşık 1,5 milimetre altına ulaşarak tek tek nöronlardan gelen elektriksel aktiviteyi kaydetmek üzere tasarlandı.
Beyinden alınan bilgiler, deri altında bulunan bağlantı aracılığıyla göğüs bölgesine yerleştirilen bir vericiye aktarılıyor. Buradan da veriler kablosuz olarak harici sisteme gönderiliyor.
Dışarıdaki bilgisayar sistemi, sinirsel örüntüleri makine öğrenmesi ve dil modellerinden yararlanarak analiz ediyor. Amaç, kullanıcının iletişim kurma niyetini metne, yapay sese veya bilgisayar komutlarına dönüştürmek.
İlk kalıcı implant haziranda yerleştirildi
Paradromics ve Michigan Üniversitesi, Connexus sisteminin Connect-One klinik çalışması kapsamındaki ilk uzun süreli insan implantasyonunun Haziran 2026'da gerçekleştirildiğini açıklamıştı.
Operasyon Michigan Üniversitesi sağlık ekibi tarafından gerçekleştirildi. İlk katılımcının motor nöron hastalığı nedeniyle ciddi konuşma güçlüğü yaşadığı bildirildi.
Çalışmada yalnızca sistemin iletişim performansı değil, uzun süreli kullanımının güvenliği de araştırılıyor.
ClinicalTrials.gov kayıtlarında Connect-One, erken fizibilite çalışması olarak yer alıyor. Araştırmanın temel hedeflerinden biri, cihazla bağlantılı olumsuz olayların takip edilerek sistemin güvenliğine ilişkin ilk verilerin elde edilmesi. Katılımcıların uzun vadeli güvenlik açısından altı yıla kadar izlenmesi planlanıyor.
FDA izni ticari kullanım anlamına gelmiyor
Çalışma, ABD Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) verdiği deneysel cihaz muafiyeti kapsamında yürütülüyor. Bu izin, deneysel cihazın klinik araştırmalarda kullanılabilmesine olanak sağlıyor.
Dolayısıyla Connexus'un şu anda genel kullanıma sunulmuş veya rutin tedavi amacıyla onaylanmış bir beyin implantı olduğunu söylemek doğru değil. Sistem hâlen deneysel aşamada bulunuyor.
Klinik çalışma kayıtlarına göre araştırma; ALS ve diğer nöromüsküler hastalıkların yanı sıra felç, omurilik yaralanmaları ve ağır konuşma bozuklukları nedeniyle iletişim veya hareket kabiliyetini kaybeden kişilere yönelik teknolojinin değerlendirilmesini amaçlıyor.
Beyin-bilgisayar arayüzlerinde yeni hedef
Beyin-bilgisayar arayüzlerinin temel amacı, sinir sistemindeki elektriksel bilgileri elektronik cihazların anlayabileceği komutlara dönüştürmek. Connexus çalışması ise bu yaklaşımı doğrudan insan iletişimine uygulamayı hedefliyor.
Paradromics'in ilk insan denemesinden açıkladığı sonuçlar umut verici olsa da teknolojinin güvenilirliği, uzun vadeli güvenliği ve farklı hastalarda ne ölçüde başarılı olacağı konusunda daha kapsamlı klinik verilere ihtiyaç bulunuyor.
Connect-One çalışmasının ilerleyen aşamalarında elde edilecek sonuçlar, beyin implantlarının yalnızca deneysel laboratuvar sistemleri olarak mı kalacağını yoksa konuşma yetisini kaybeden insanların günlük yaşamında kullanılabilecek tıbbi araçlara mı dönüşeceğini göstermesi açısından önem taşıyor.




























