Üç haftadır ekonomi gündeminde yer alan fon krizinde, yatırımcıların beklediği ödeme sürecine ilişkin ayrıntılar netleşmeye başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda hükümet adına yaptığı açıklamada, yatırım fonlarının tasfiyesi, yatırımcıların haklarının korunması ve yürütülen adli ve idari işlemler hakkında bilgi verdi.
Finans piyasalarında yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisinin genel görünümünü olumsuz etkileyecek boyutta olmadığını savunan Yılmaz, sermaye piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını belirtti. Tasfiye çalışmalarının ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli adımların atıldığını söyledi.
“Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır”
Fon piyasasındaki sorunların finansal sistemin tamamını kapsamadığını belirten Yılmaz, Türkiye ekonomisinin temellerinin güçlü olduğunu vurguladı.
Yılmaz, tasfiye sürecinin sermaye piyasalarını zayıflatmayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır. Sorunlu fonların tasfiyesi sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, bilakis potansiyel risklerden kurtulan sermaye piyasalarımız yoluna daha güçlü bir şekilde devam edecektir”
Vatandaşların haklarının korunmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyleyen Yılmaz, piyasanın güvenilir biçimde işlemesi için gerekli düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti.
“Piyasanın güven içinde işlemesini sağlayacak ve gerekli düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçireceğiz. Sermaye piyasamızda yaşanan sorunun her bir detayı, ilk andan itibaren yetkili adli ve idari kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte, somut tedbirler alınmakta ve gerekli adımlar atılmaktadır”
Tasfiyedeki 131 fonun büyüklüğünü açıkladı
Yılmaz, 5 Ekim 2026 itibarıyla tasfiye kapsamındaki fonların toplam portföy değerinin, hanehalkının finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne karşılık geldiğini bildirdi.
Fon piyasasının genel büyüklüğüyle karşılaştırıldığında sorunun sınırlı bir alanda yaşandığını belirten Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Tasfiye hâlindeki 131 fon, toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7’sini oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle sorun fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır”
Ödemelerde Hazine kaynağı kullanılmayacak
Tasfiye sürecinde yatırımcıların alacaklarının hangi kaynaklardan karşılanacağına da açıklık getiren Yılmaz, özel zararların karşılanması için Hazine kaynaklarının kullanılmayacağını belirtti.
Özellikle yüksek risk taşıyan serbest fonlar başta olmak üzere yatırım fonlarında, bankacılık sistemindekine benzer bir devlet garantisinin bulunmadığını hatırlatan Yılmaz, her fonun yatırımcılarına karşı yükümlülüklerinin kendi kaynaklarıyla karşılanmasının esas olduğunu söyledi.
Yılmaz, ödeme kaynaklarına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların hâlihazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakları kullanılacaktır. Ayrıca, fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır”
Fon Koordinasyon Kurulu yasal düzenleme için çalışıyor
Tasfiye işlemlerinin yürütülmesinde Fon Koordinasyon Kurulunun kurumlar arasında eşgüdüm sağladığını aktaran Yılmaz, yasal düzenleme gerektiren konularda teknik hazırlıkların sürdüğünü bildirdi.
Yılmaz, kurulun çalışmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Fon Koordinasyon Kurulu genel eşgüdümü sağlamakta, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırmakta ve ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit etmektedir. Ayrıca Kurulumuz, kanuni düzenleme gerektiren hususlarda kurumların teknik desteğini sağlayarak Meclis grubumuz ile ortak çalışmalar yapmaktadır”
Hazırlanan düzenlemenin yakın zamanda TBMM'ye sunulacağını belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamında yapılacak ara ödemelerin yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle kesinleşeceğini ifade etti.
220 kişi hakkında işlem yapıldı
Eylül ayının ortasında ortaya çıkan sorunların ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve ilgili kurumların çeşitli tedbirler aldığını belirten Yılmaz, yürütülen adli işlemlerin ayrıntılarını da paylaştı.
Yılmaz, soruşturma kapsamında gerçekleştirilen işlemleri şöyle anlattı:
“Sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapılmıştır. Bunlardan 85’i tutuklu iken 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunmaktadır. 81 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmıştır. 15 Eylül’den 2 Ekim’e kadar yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının engellenmesi amacıyla 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazlar üzerinde 21 el koyma kararı verilmiştir. 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin ortaklık paylarına el konulmuştur. Fon çıkış tarihleri ve işlem oranları esas alınarak yatırımcı listesindeki 42 gerçek kişinin mal varlığı ayrıca dondurulmuştur.”
43 bin 643 yatırımcıya ödeme yapılacak
Tasfiye sürecine ilişkin sayısal verileri paylaşan Yılmaz, 131 fonda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı.
Tasfiye işlemlerinin yürütülmesinde Ziraat Bankası ve İş Bankasının görevlendirildiğini belirten Yılmaz, A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fonun olağan tasfiyesi kapsamında ödemelerin perşembe günü yapılacağını bildirdi.
Yılmaz, yatırımcı sayılarını ve ödeme takvimini şu sözlerle açıkladı:
“Tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455.758 tekil kişi bulunmaktadır. Ziraat Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151.247 tekil yatırımcı, İş Bankası’nın tasfiyesinden sorumlu olduğu 6 fonda 388.718 tekil yatırımcı bulunmaktadır. Olağan tasfiyesi yapılacak üç şirketin (A1 Capital, Bulls ve Pardus) 17 fonundaki 43.643 yatırımcıya perşembe günü ödeme yapılacaktır. Bu şirketler kapsamında kalan 49 özel fonda 2.098 kişi bulunmakta olup sorunlarının kendi kapsamlarında çözülmesi planlanmaktadır”
Böylece 8 Ekim Perşembe günü, olağan tasfiye kapsamındaki 17 fonda bulunan yatırımcılar için ödeme süreci başlayacak.
Atlas bünyesindeki 16 fon için de çalışma yürütülüyor
Yılmaz, Atlas şirketi bünyesinde bulunan 16 fonun da olağan tasfiye yöntemiyle değerlendirilmesi üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Toplam 56 bin 614 yatırımcıyı ilgilendiren bu fonlarda, gerekli teminatların sağlanması durumunda ödemelerin kısa sürede yapılmasının hedeflendiğini bildirdi.
Diğer fonlarda ise olağanüstü tasfiye sürecinin işletileceğini belirten Yılmaz, yatırımcıların net yatırım tutarlarının hesaplanmasının ardından ara ödeme yapılacağını söyledi.
Olağanüstü tasfiyede 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Olağanüstü tasfiye kapsamında yatırımcılara yapılacak ödemelerde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacak.
Yılmaz, ara ödeme tutarının en fazla 1 milyon lira olacağını belirterek hesaplamalara ilişkin şu bilgileri verdi:
“Olağanüstü tasfiye kapsamında ise hak kazanılacak ödemeye mahsuben ara ödeme yapılacaktır. Ara ödemede MKK tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacaktır. Ara ödeme en fazla 1 milyon lira olacaktır. MKK kapsamında net yatırım tutarı algoritması yazıldı. Takasbank’tan fiyat bilgisi alındıktan sonra tutarlar hesaplanacaktır”
Ödemelerin hak sahipliği, fon ve hesap bazında belirleneceği ifade edilirken, ara ödeme uygulamasının yasal düzenlemenin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Ödemelerin büyük bölümünün ekim ayında tamamlanması hedefleniyor
Yılmaz, olağan ve olağanüstü tasfiye işlemlerinin ekim ayı içinde gerçekleştirilmesiyle 455 bin 758 yatırımcının büyük bölümünün alacaklarını tamamen tahsil etmesinin hedeflendiğini belirtti.
Ancak olağanüstü tasfiye kapsamında yapılacak ödemelerin, TBMM'de kabul edilecek kanunun nihai içeriğine bağlı olduğunu vurguladı.
Yılmaz, bu konuda şu açıklamayı yaptı:
“İnanıyorum ki yatırımcıların beklentilerini dikkate alacak olan Meclisimiz bu kanunu ivedilikle ele alacaktır. Benim sizlere olağanüstü tasfiye konusunda arz ettiğim hususlar, kanun metni nihai hâlini yüce Meclisimizde aldıktan sonra kesinleşmiş olacaktır. Teknik olarak tüm hazırlıklar yapılmıştır. Kanun yürürlüğe girer girmez en kısa sürede gereği yapılacaktır”
Tasfiye sürecinde iki banka görev yapacak
SPK tarafından tasfiye kapsamına alınan 7 şirket ve 131 fonun işlemlerinin yürütülmesi için Ziraat Bankası ile İş Bankası görevlendirildi.
Buna göre, Tera kapsamındaki 6 fonun tasfiye işlemleri İş Bankası tarafından yürütülecek. Geriye kalan 125 fonun tasfiyesinden ise Ziraat Bankası sorumlu olacak.
Tasfiye hazırlıkları kapsamında yatırımcıların ellerindeki fon paylarının kontrolü, nakit varlıkların belirlenmesi, borç ve alacakların tespiti ile fon mal varlıklarının mevcut durumuna ilişkin incelemeler tamamlandı.
İlgili bankaların saklama faaliyetlerini resmî olarak devralması sağlanırken, A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki fonların olağan tasfiye süreci 5 Ekim itibarıyla başlatıldı.
MKK verilerinin tamamlanmasının ardından kalan dört şirket ve bunlara bağlı fonlar için olağanüstü tasfiye sürecine geçilecek. Atlas bünyesindeki fonların olağan yöntemle tasfiye edilmesine yönelik çalışmalar da sürüyor.
Nihai tasfiye için 5-6 aylık takvim
Olağanüstü tasfiye kapsamında 1 milyon liraya kadar anapara ödemesi yapılmasının ardından fonların alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesine yönelik işlemler devam edecek.
Bu süreçte fonların nihai tasfiye bakiyeleri oluşturulacak. Nihai tasfiye işlemlerinin 5-6 ay içinde tamamlanması hedefleniyor.
Fon Koordinasyon Kurulunun belirlediği esaslara göre işlemler şeffaf, adil, etkin ve mümkün olan en kısa sürede yürütülecek.
Ödemelerde Hazine kaynaklarına başvurulmayacak. Her fonun kendi varlıkları ve tasfiye kapsamında açılan hesaplarda biriken kaynaklar kullanılacak.
Yatırımcılara payları oranında ödeme yapılması temel ilke olarak uygulanırken, küçük yatırımcılar ve para piyasası fonlarına öncelik verilecek.
SPK Kanunu'nda yeni değişiklikler gündeme gelebilir
Yılmaz, mevcut tasfiye işlemlerinin yanı sıra sermaye piyasalarında denetim ve gözetim mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü belirtti.
Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından hazırlanacak raporun ardından SPK Kanunu'nda daha kapsamlı değişikliklerin gündeme gelebileceğini ifade eden Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“DDK raporu sonrası SPK Kanunu’nda yapılabilecek daha uzun vadeli değişiklikler de gündeme gelebilecektir. Düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarımızı ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendirecek; yatırımcının hakkını daha güçlü şekilde koruyan, güvenilir ve etkin bir piyasa yapısını geliştirmeye devam edeceğiz”





























