Türkiye'nin gökyüzü gözlemindeki en köklü kurumlarından biri olan Kandilli Rasathanesi, yaklaşık 80 yıldır devam eden geleneksel gözlem yöntemiyle dikkat çekiyor.

TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği, Afyonkarahisar'ın tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Emre Gölü'nde gökyüzü meraklılarını bir araya getirirken, gündüz saatlerinde Güneş gözlemleri de gerçekleştiriliyor. Etkinlikte gece ise Perseid meteor yağmuru takip ediliyor.

GÜNEŞ LEKELERİ TEK TEK KAĞIDA İŞLENİYOR

Etkinliğe katılan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Cihan Tuğrul Tezcan, rasathanenin gözlem çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Tezcan'ın aktardığına göre Kandilli Rasathanesi'nde Güneş'in üzerindeki lekeler 1947 yılından bu yana her gün kayda geçiriliyor.

Teleskoptan alınan Güneş görüntüsü doğrudan kağıda yansıtılıyor. Araştırmacılar da görüntü üzerindeki Güneş lekelerini işaretleyerek kayıt altına alıyor. Bu lekeler daha sonra tanımlanıyor, numaralandırılıyor ve uluslararası veri merkezleriyle paylaşılıyor.

Bu uzun süreli kayıtlar sayesinde Güneş lekelerinin zaman içerisinde nasıl değiştiği, hangi dönemlerde arttığı ve Güneş'in aktivitesinin nasıl ilerlediği araştırılabiliyor.

1947'DEN BUGÜNE KESİNTİSİZ KAYIT

Kandilli Rasathanesi'nin temelleri Fatih Gökmen tarafından 1920 yılında atıldı. Gözlemevinde gökyüzünün incelenmesi amacıyla 20 santimetre açıklığa sahip teleskopla çalışmalara başlandı.

Ancak Güneş'e yönelik kesintisiz gözlemlerin 1947 yılında başladığı belirtiliyor.

Aradan geçen yaklaşık 80 yıllık süreçte yapılan gözlemler hem fiziksel hem de dijital olarak arşivleniyor. Böylece geçmişte kaydedilen Güneş lekeleri ile günümüzdeki gözlemler karşılaştırılabiliyor.

NEDEN KAĞIT KULLANIYORLAR?

İlk bakışta eski bir yöntem gibi görünen bu teknik, araştırmacılara önemli bir avantaj sağlıyor.

Tezcan, doğrudan kamerayla yapılan gözlemlerde göz sağlığını korumak, görüntü çözünürlüğünü artırmak ve kameranın zarar görmesini önlemek amacıyla filtreler kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Kandilli Rasathanesi'nde kullanılan yöntemde ise teleskoptan gelen görüntü doğrudan kağıda yansıtılıyor.

Bu sayede Güneş lekeleri yüksek çözünürlükle kayda geçirilebiliyor. Araştırmacılar, yöntemin optik sistemin kırınım limitinden yararlanma imkanı sunduğunu ve bu nedenle daha sağlıklı veriler elde edilmesine katkı sağladığını ifade ediyor.

VERİLER ULUSLARARASI MERKEZLERE GÖNDERİLİYOR

Kandilli Rasathanesi'nde yıllardır tutulan Güneş gözlemleri yalnızca kurumun arşivinde saklanmıyor.

Güneş lekelerine ilişkin veriler tanımlanıp numaralandırıldıktan sonra uluslararası veri merkezlerine gönderiliyor. Böylece farklı ülkelerdeki gözlemevlerinden elde edilen verilerle karşılaştırma yapılabiliyor.

Uzun yıllara yayılan bu kayıtlar, Güneş'in aktivite döngülerinin ve lekelerin zaman içerisindeki değişiminin anlaşılması açısından önemli bir kaynak oluşturuyor.

GELENEKSEL YÖNTEM HALA KULLANILIYOR

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte Güneş gözlemlerinde gelişmiş kameralar ve dijital sistemler kullanılmasına rağmen, Kandilli Rasathanesi'nde onlarca yıldır sürdürülen geleneksel yöntem korunuyor.

Araştırmacılara göre bunun en önemli nedeni, uzun yıllar boyunca aynı yöntemle elde edilmiş verilerin bilimsel karşılaştırmalara imkan vermesi.

1947'den bu yana sürdürülen kayıtlar, Güneş'in uzun dönemli hareketlerini incelemek isteyen bilim insanları için değerli bir arşiv niteliği taşıyor.