Akıllı telefonlar, mesajlardan sosyal medya bildirimlerine kadar gün boyunca çok sayıda uyarıyla kullanıcıların dikkatini çekiyor. Ekranın sürekli görüş alanında bulunması da gelen bildirimlere bakma isteğini artırabiliyor.

Bazı kişiler ise masaya oturduğunda telefonunu ekranı aşağı gelecek biçimde bırakmayı tercih ediyor. İlk bakışta basit bir alışkanlık olarak görülen bu davranışın arkasında dikkat dağıtıcı unsurları azaltmak, kişisel alanı korumak ve bulunulan ortama daha fazla odaklanmak gibi nedenler bulunabiliyor.

Bununla birlikte yalnızca telefonun masaya nasıl bırakıldığına bakılarak kişinin karakteri hakkında kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil. Yine de bu alışkanlığı sık tekrarlayan kişilerde öne çıkan üç davranış dikkat çekiyor.

DİKKATLERİNİN EKRANA KAYMASINI ENGELLİYORLAR

Telefon ekranının görüş alanında bulunması, mesaj veya bildirim geldiğinde cihazı kontrol etme dürtüsünü artırabiliyor. Özellikle çalışma ya da sohbet sırasında ekranda beliren bir uyarı, kişinin yaptığı işten kısa süreliğine de olsa uzaklaşmasına neden olabiliyor.

Telefonunu ters çeviren kişiler ise çoğu zaman ekranı görüş alanından çıkararak bu dikkat dağınıklığını azaltmayı tercih ediyor. Böylece yaptıkları işe veya karşılarındaki kişiye daha fazla odaklanmaya çalışıyorlar.

ÖZEL ALANLARINI KORUMAYA ÖNEM VERİYORLAR

Telefonu ekranı aşağı bakacak şekilde bırakmanın bir başka nedeni de mahremiyet ihtiyacı olabiliyor. Ekranın kapalı konumda olması, gelen mesajların ve bildirimlerin çevrede bulunan kişiler tarafından görülmesini engelliyor.

Bu nedenle söz konusu davranış, özel hayatını daha kontrollü paylaşmak isteyen ve kişisel sınırlarını korumaya önem veren kişilerde daha sık görülebiliyor.

BULUNDUKLARI ANA ODAKLANMAYI TERCİH EDİYORLAR

Yüz yüze iletişim sırasında telefonu ters çevirmek, bazı kişiler açısından dikkatini karşısındaki insana verdiğini gösteren küçük bir davranış niteliği taşıyabiliyor.

Özellikle sohbet sırasında telefonun dikkat dağıtmasını istemeyenler, ekranı bilinçli biçimde görüş alanlarının dışında tutabiliyor. Böylece mesaj ve bildirimlere yönelmek yerine bulundukları ana ve devam eden iletişime odaklanmayı tercih ediyorlar.

Telefonu ters çevirmek tek başına kişinin karakterini ortaya koyan bir ölçüt değil. Ancak alışkanlık haline geldiğinde kişinin dikkatini nasıl yönettiği, mahremiyet konusunda nasıl bir tutum benimsediği ve sosyal iletişim sırasında telefona ne kadar alan açtığı konusunda bazı ipuçları verebilir.